İyi Kitap

Öğrenin, sevin ve okuyun…

Öğrenin, sevin ve okuyun…

Elif TÜRKÖLMEZ

ABD’nin çocuk edebiyatında en popüler isimlerinden Nancy Krulik İstanbul’daydı. Türkiye’de Beyaz Balina Yayınları tarafından yayımlanan Katie Kazoo serisinin yazarı Krulik’le, Katie’nin çocuklara vermek istediği mesajları, çağdaş çocuk edebiyatını ve yazarın projelerini konuştuk.

Çocuklarda sevgi, dostluk ve anlayış kavramlarını geliştirecek, hikâyesi akıcı, üslubu zengin bir seri var karşımızda. Amerikalı çocuk kitapları yazarı Nancy Krulik’in kendi çocuklarını ve onların arkadaşlarını gözlemleyerek yazdığı Katie Kazoo’nun Okul Maceraları, 3, 4 ve 5. sınıf öğrencilerinin ortak sorunlarını, yaşam biçimlerini ve davranış kalıplarını belki de bu yüzden bu kadar gerçekçi anlatıyor. Katie, “normal” bir üçüncü sınıf öğrencisi. Ama “anormal” bir problemi var. Bir yıldız kayarken, yanlışlıkla, başka biri olmayı diliyor ve “hayallerin gerçek olabileceğini” gördüğü an da baş etmesi gereken problemlerle karşı karşıya kaldığını anlıyor.

Katie Kazoo’nun Okul Maceraları her ne kadar ilkokul çocuklarının ortak ilgi alanlarına gönderme yapıyor desek de kitabın Amerikan çocuklarının yaşam tarzının izlerini taşıdığını söylemekte ve durumun bizim buralardaki ilkokullardan biraz farklı olduğunu belirtmekte yarar var. Ama yazar, Katie Kazoo serisiyle evrensel bir kaygı da güdüyor; bu seriyle çocukların kendilerini başkalarının yerine koymayı öğrenmesini ve empati duygularını güçlendirmeyi amaçladığını söylüyor.

Katie Kazoo’nun Okul Maceraları serisinde günümüz çocuk ve gençlerinin takip ettiği konuları, ilgi alanlarını ve hassasiyetlerini incelikle işliyorsunuz. Nasıl bir gözlem yönteminiz var? Onları nasıl bu kadar yakından tanıyor ve anlatıyorsunuz?

Uzun yıllar boyunca, karakterlerimi yaratırken kendi çocuklarımdan yararlandım. Onlar küçükken, arkadaşları New York’taki evimize gelince bir yere gizlenir, nasıl vakit geçirdiklerini gözlemlerdim. Bu karakterlerimin dilinin ritmini tutturmamda, 3 ve 4. sınıfa giden çocukların hangi konularla ilgilendiklerini, ne tür dertleri olduğunu anlamamda bana yardımcı oldu. Karakterin başına gelen hemen her şey, benim bu tür deneyimlerime dayanıyordu. Yıllar geçtikçe, çocukların
hiç değişmediğini görüp şaşırıyorum. Hâlâ en büyük meseleleri okulla ve arkadaşlarıyla ilgili. Hâlâ bir arkadaş grubuna dâhil olmak eşsiz bir arzu. Çocuklar her zaman benzer sorunlarla karşı karşıya.

Katie Kazoo serisinde, karakterin kendisi değil de hep bir başkası olmak istediğini görüyoruz. Ama eninde sonunda en iyi durumun kişinin yine kendisi olmakta yattığını da anlıyoruz. Bu kitaplarla çocuklara vermek istediğiniz esas mesaj, “Başkası olma, kendin ol,” diyebilir miyiz?

Sanırım kişinin sadece kendisi olması, kendisini olduğu gibi kabul etmesi çok önemli. Tabii ki bu daha iyi bir insan olmaya gayret etmemek için neden değil. Çocuklar hep başkalarının daha iyi bir hayatları olduğunu düşünmeye eğilimlidir. Bazen medya, sporcuların, şarkıcıların ya da oyuncuların hayatını harika ve özenilesi birer yaşam gibi sunar. Sanki onların hiçbir sıkıntıları, problemleri yokmuş gibi… Gerçek şu ki herkesin problemleri var. Sınıfın en güzel kızının da, okulun en hızlı koşan erkeğinin de sorunları var. Katie Kazoo’nun vermek istediği bir diğer mesaj da şu: “Asla başkalarının hayatını yargılama! Onun durumunda
sen de olabilirdin, o yüzden onun yaşadıklarının bilmeden hakkında atıp tutma.” Katie her bir kitapta hep bunu anlatıyor.

Katie Kazoo karakteri, belki de pek çok çocuk gibi, kurallardan nefret eden, eğlenceye, abur cubura düşkün bir çocuk. Ama hayvansever, kendine güvenli, arkadaşlarını düşünen bir yanı da var. Katie Kazoo, bu zıt ama aynı zamanda birbirini tamamlayan özellikleriyle çocuklara nasıl bir örnek teşkil ediyor?

Bence Katie Kazoo diğerleri gibi normal bir çocuk. Onun da hataları oluyor. Ama nihayetinde o tatlı bir küçük kız ve arkadaş grubu içinde her zaman uzlaşma sağlamaya yönelik hareket ediyor. Ben Katie’yi harika, kusursuz bir çocuk gibi göstermek istemedim. Kendi deneyimlerinden öğreniyor zaten kimsenin kusursuz
olmadığını. Çocukların da bu kitapları okurken kendileri gibi birini görmelerinin doğru olacağını düşündüm. Zaten gerçek hayatta da, çocuk ya da yetişkin, kusursuz birini görmedim. Yani Katie hataları da olan, ama özünde iyi bir küçük kız.

Hikâyelerinizde spiritüel öğelerle modern yaşamın katı gerçekleri iç içe. Bu oranı tutturmak için özel bir çaba sarf ediyor musunuz? Çocuk ve gençlik edebiyatında, fantastik olanla gerçek olanın ayrımının net bir şekilde altının çizilmesinin önemli ve gerekli olduğunu düşünüyor musunuz?

Sanırım en iyi fantastik kitap, fantastik ögeleri harmanlayarak özünde bir gerçeklik yakalayandır. Çocukların, özellikle de Katie ve yaşıtlarının, fantastik olanı anlaması için, yine de öykünün bir yerde gerçeklikle bağ kurması gerekiyor. Çocuklar çok hayal kurar. (Bir yazar olarak ben de tabii.) Bu yüzden ben onlar için de hayaller kuruyorum. Katie’nin öyküleri hayallerinin doğal bir uzantısı zaten. Bir çocuk oyuncu ya da rap şarkıcısı olmak nasıl olurdu? Peki, tıpkı bir köpek gibi tüylerim ve kuyruğum olsa?.. Bugün bir oğlana dönüşsem ne hissederim? Katie tüm çocukların merak ettiği bu soruları onlar için yaşayarak cevaplıyor. Ortaya da komik şeyler çıkıyor. Çocuklar komik öyküler okumaya bayılır, onları güldürmek için elimden geleni yapıyorum.

Çocuklar için yazdığınız öykülerde gözettiğiniz en önemli unsurlar nelerdir? Örneğin “cinsiyetçi”, “türcü”, “ırkçı” bir dil kullanmamaya özen gösterir misiniz?

Kitaplarımda cinsiyetçilik ya da ırkçılıktan uzak duruyorum. Hiçbir zaman yarattığım karakterin “ırkı” ile ilgili tanımlamalar yapmam. Onlar sadece çocuk. Ancak kitaplarıma yapılan illüstrasyonlarda çocukların “ırkı”yla ilgili betimlemeler yapılıyor. Benim için, ırkına ya da inancına bakmaksızın tüm çocuklar eşit. Aynı şeylere gülüp, aynı şeylere kaygılanıyorlar. Bir insanın ten rengine karşı kör olarak büyütüldüm diyebilirim. Hepimizin kanı aynı renkte, kırmızı akıyor. Hepimizde aynı yürek var. Ten rengimizin altında hepimiz aynıyız aslında, içimiz aynı…

Amerika’da çocuk edebiyatı konusundaki gelişmeler neler? Dünyada çocuk edebiyatına gereken önem ve özenin gösterildiğine inanıyor musunuz? Türkiye’de çocuk edebiyatı konusunda yapılan çalışmaları takip edebildiniz mi?

Çocuk edebiyatı hiç olmadığı kadar iyi durumda. Çocuklar hâlâ kitap okuyor, kitabı ellerine alıyor. Kâğıdı hissetmekten, sayfaları çevirmekten hoşlanıyor. Kitapçıda rafın önüne gidip kendi başlarına kitaplarını seçmek istiyorlar. Bu da ABD’de çocuk edebiyatının ve yayıncılığının iyi durumda olması için yetiyor.

Doğruyu söylemek gerekirse, Türkiye’deki çocuk edebiyatı yayıncılığına harika ülkenizi ziyaret etmeden önce pek de vakıf değildim. Ama Amerika’da popüler olan çocuk kitaplarının Türkiye’de de popüler olduğunu gördüm. Bu da benim iddiamı kanıtlıyor bence: Çocuk her yerde çocuk!

Günümüzde çocuklar vakitlerinin büyük bölümünü bilgisayar oyunları ve ödevlerle geçiriyor. Edebiyat onlar için ne ifade ediyor ve bu sıkışmışlıklarını aşmalarında nasıl bir yol gösteriyor?

Çocuk edebiyatı çağın koşullarına uygun hale getiriliyor. ABD’de her geçen gün daha çok yayıncı kitapların bilgisayara uygun formatlarını da geliştiriyor. Bu da çocuklar için yeni bir deneyim demek. Bugünün çocukları başka bir dünyada büyüyor, bunu kabul etmeliyiz. Ama gönül ister ki daha çok dışarıda oyun oynasınlar ve birbirleriyle bilgisayar ekranından sohbet edeceklerine yüz yüze konuşsunlar.

Çocuklar için yazacağınız yeni öykülerde bizleri neler bekliyor? Üzerinde çalıştığınız projeler var mı?

Üzerinde çalıştığım pek çok yeni proje var. Katie Kazoo’nun yan serisi diyebileceğimiz, George Brown’ın yeni kitapları üzerinde çalışıyorum. Bu yeni fantastik seride George’u yeni bir şehirde görüyoruz. Ayrıca Jack Gets a Clue adında yeni bir seriye başlıyorum. Jack bir sabah uyandığında, doğaüstü bir yeteneğe sahip olduğunu, hayvanlarla konuşabildiğini fark ediyor. Şimdilik sadece Amerika’da yayımlanacak, ama eminim en kısa sürede Türkçeye de çevrilir.

Çocuklarınıza yatmadan önce kendi öykülerinizi okur musunuz? Bizlere tavsiye edeceğiniz, kendi çocuklarınız için başucu kitabı yaptığınız yazarlar ve kitaplar var mı?

Çocuklarım artık büyüdü ama küçükken okurdum. Onlar büyürken evde “Her Şeyi Bırak ve Kitap Oku” etkinliğimiz vardı. Oturma odasında toplanır ve yarım saatliğine sadece kitap okurduk. Telefona cevap vermez, televizyonu açmazdık. Sadece kitap okurduk, harikaydı!

Komik, ama çocuklarım benim kitaplarımı hiç okumadı. Ben onlar için sadece “anne”ydim ve yazarlık kariyerim annelik kariyerimden tamamen yalıtılmış durumdaydı. Onlar sadece kendi seçtikleri, ilgilendikleri yazarları okudular; ben yönlendirmedim. Benim kitaplarımı okumalarını istemedim sadece; okumayı sevmelerini, kitap okumaktan zevk almalarını istedim. Aslında tüm çocuklardan istediğim de bu: Öğrenin, sevin ve okuyun.

Katie Kazoo’nun Okul Maceraları 9:
Pizza Yeme Yarışması
Nancy Krulik
Resimleyen: John ve Wendy
Çeviren: Deniz Winkler
Beyaz Balina Yayınları / 87 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz