İyi Kitap

Masalları kim anlatır?

Masalları kim anlatır?

Şiirsel TAŞ

Anne kız Fienberglerin yarattığı Taşi serisi, bir yandan geleneksel masallardan beslenip farklı kültürlerden tanıdığımız masal kahramanlarını anlatıya dâhil ederken, bir yandan da masallara çağdaş ama gene de tanıdık o kadim soluğu üflüyor.

Çocuk, doğası gereği anlatıcıdır. Yaptıklarını anlatır, yaşadıklarını anlatır, uydurduklarını anlatır. Anlatır da anlatır. Dinlemesi pek hoştur üstelik, lâkin arada bir sükûnet özlemiyle yanıp tutuşan yüreğini serinletmek için ruh sağlığına şifa niyetine bir dakika sessizlik talep eden yetişkin karşısında, anlattıkları akıp giden çocuğun susması zordur. Çünkü çocuk kendini ifade etmenin yolu olarak sözel anlatımı tercih etmişse, hele bir de sabırlı dinleyicileri varsa, bu egzersizi alabildiğine devam ettirmekten mutluluk duyar. İşte bu yüzden heyecanla dolu, duygu yüklü, hafif telaşlı bir tonda, çoğu kez yüksek sesli bir anlatımdır çocuğunki.

Evet, ama masalları kim anlatır?

MİŞ’Lİ GEÇMİŞ ANLATILARI
Çocuk aklına gelen her şeyi anlatır, ama bir masalı başından sonuna anlatmak/okumak yetişkinin görevidir. Adı çocukla birlikte anılan bir tür olmasına, üstelik kökenini yazılı değil sözlü anlatım geleneğinden almasına rağmen, masal söz konusu olduğunda çocuk anlatıcı değil, dinleyicidir. Alt metin okuması yapan herkesin fark edeceği üzere masallar toplumsal nasihatlerin, sürüden ayrılanı kurt kapar misali incelikli tehditlerin yer bulduğu, korkunun, ürkütüp de sindirmenin, ibret olsun da yoldan çıkmasın zihniyetinin diliyle söylenmiş metinlerdir. İnsanı başka diyarlara sürükleyen fantastik boyutunu ve heyecanını bir kenara bırakırsak, klasik masallardaki dilin günümüz çocuğunun/ çocukluğunun diliyle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Klasik masalların çoğu, hayal gücünün sınırlarını zorladığı için özgürleştirici, buna karşılık barındırdığı klişelerle ve ders verici yanıyla kısır, kısıtlayıcı ve kaçınılmaz olarak didaktiktir. Masallar uslu, edepli, zapt-u rapt altına alınabilen çocuklar yetiştirmek için kullanılan miş’li geçmiş anlatılarıdır.

İşte bu yüzdendir ki masalları çocuklar anlatmaz.

Ama bir çocuk, yok yok, hatta iki çocuk biliyorum ki, masal anlatıyorlar. Biri, masal kahramanının bizzat kendisi: Taşi. Diğeri, Taşi’nin en yakın dostu, Cek. Taşi, yazar Anna Fienberg’in anlatımı ve Kim Gamble’ın çizimleriyle buram buram Uzak Doğu kokan, ama öykülerde adı sanı geçmediği için bilinmeyen diyebileceğimiz bir ülkeden gelip Cek’in yaşadığı yere yerleşmiştir. Kulaklarında halka küpeleri, kırmızı ceketi ve botları, Hokusai dalgasını andıran saçı dâhil her haliyle bambaşka bir kültürden geldiği belli olur Taşi’nin.

MASALLA TOPLUMSAL ELEŞTİRİ
Taşi’nin anlattıkları, köyüne dair anılarından ibarettir aslında, ama dinleyici/ okur için Taşi’nin her anısı farklı bir masaldır. Taşi’nin maceralarındaki yan kahramanlar da (Zümrüdüanka kuşu, Baba Yaga, devler, fareli köyün kavalcısı) farklı kültürlere ait masallardan kopup gelmiş karakterlerdir çoğunlukla. Ancak bu karakterler âdeta birer konuk gibi Taşi’nin evrenine girer ve çıkar. O evrenin kendine özgü bir yaşam biçimi, karakterleri, gelenekleri vardır. Taşi geçmişini anlattıkça, masalsı karakterlerin yanı sıra Taşi’nin hayatından kişiliklerle (köyün ayakkabıcısı Henüz Değil, falcısı Gelecek Gören, Baykuş-Kadar-Bilge, zorba Komutan Efendi, Taşi’nin kuzeni Lotus Çiçeği, üçkâğıtçı amcası Tiki Pu, Prenses Saraşina ve diğerleri) tanışırız. Onlarca teyze- amca-kuzenli kalabalık aileden oluşan köy halkının yaşam tarzlarına tanık olur, Taşi’nin köyündeki feodal düzeni ve onun temsilcisi olan kişiyi, köy halkını iliğine kadar sömürmek için eline geçen her fırsatı değerlendiren Astım-Kestim-Ağa’yı tanırız. Sözün özü, Taşi’nin anlattıkları masalsı özellikleri barındırırken bir yandan da toplumsal düzene dair eleştiri getirir.

Gelelim masal anlatan diğer çocuğa, yani Cek’e. Cek, Taşi’den dinlediklerini aktaran kişi konumundadır. Taşi- Cek ikilisinin en sadık dinleyicileriyse Cek’in annesiyle babası ve daha sonraki öykülerde karşımıza çıkan gezgin amcası Co’dur. Taşi dizisinin yaratıcısı yazar Anna Fienberg, masal anlatıcısı erişkin ile dinleyici çocuk anlayışını bu kitaplarda ters yüz etmiş. Taşi masallarında anlatıcılar çocuk, dinleyicilerse erişkin. İşin hoş yanı, Anna Fienberg, kaleme aldığı Taşi masallarını, annesi Barbara Fienberg’den dinlediği masallardan derlemiş; bir başka deyişle, annesinden dinlediği masalları, yazdığı kitaplarda iki çocuğun ağzından büyüklere anlattırmış. Geçmişten gelen masalsı öğeleri farklı bir anlayışla yoğurup çocukların okuyabileceği kıvama getirmiş. Bu durumda bize düşen, Taşi’nin anılarıyla farklı diyarlara uçup gitmek isteyen çocuklara keyifli okumalar ve iyi yolculuklar dilemek ve de ellerine Taşi’nin en zor zamanlarda paçayı sıyırmasını sağlayan hayalet keki’nden bir parça tutuşturmak.

Taşi ve Kral Mezarı
Anna ve Barbara Fienberg
Resimleyen: Kim Gamble
Çeviren: Müren Beykan, Naz
Beyhan, Sedef Örsel
Günışığı Kitaplığı
64 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz