İyi Kitap

Mavi battaniyenin yokluğunda mutlu olabilmek…

Mavi battaniyenin yokluğunda mutlu olabilmek…

Özlem KONUR USTA

Ayla Çınaroğlu’nun yumuşacık kaleminden çıkan ve Mustafa Delioğlu’nun sıcak çizgileriyle can bulan Mutlu Bir Gün, alışkanlıklardan koparak yeni yaşantılara açılmanın zorluklarını ele alıyor ve küçüklerin büyümenin bu zorunlu eşik taşından atlamasına yardımcı oluyor.

Her yolculuk içinde biraz neşe, biraz merak, biraz da endişe barındırmaz mı? Görülecek yepyeni yerler, tanışılacak yeni arkadaşlar ve bunların yanında “ya işler yolunda gitmezse” korkusu… Belki de rutini bozan bu endişenin de tadına varmayı bilmeli.

Üç yaşın sarsıntılı yollarını geride bırakıp dört yaşa doğru yol alan kızım için de tatil deneyimimiz farklı olmadı. Tatil heyecanı günlerce öncesinden sardı. Yol boyunca neşeli gülücükler bizimleydi. Ta ki tatilin ilk gününü geride bırakıp yatağa girene kadar!.. “Eve ne zaman döneceğiz,” diye sormalar; “Burada uyuyamıyorum,” diye mızıldanmalar… Sabahı zor ettik.

Ah şu alışkanlıklarımız yok mu!.. Uyurken ışık sızıntısına bile katlanamayan, kendi yastığından başkasına kafasını koyamayan yetişkinlerin de sayısı hiç az değildir aramızda.

ALIŞKANLIKLARDAN KOPMAK
Alışkanlıklarını kısa süreliğine de olsa geride bırakmak büyükler için de küçükler için de sancılı bir süreç. Ayla Çınaroğlu’nun kaleme aldığı Mutlu Bir Gün alışkanlıklarını geride bırakamayan çocuklar için anahtar bir öykü olarak imdadımıza yetişiyor.

Dayısıyla birlikte balığa giden Mutlu çok heyecanlı. Ancak sabah erkenden hazırlıklara başlayacakları için geceyi teknede geçirmeli. Ayakucunda uyuyan kedisi Mırnık’ın mırıltıları yerine denizin sesine, yumuşak mavi battaniyesinin yerine uyku tulumuna katlanmalı. Her gece uyumadan önce konuştuğu tüylü tavşanı yanında değil. Babası ona bir masal okumadı. Annesi de yanağına yumuşacık öpücüğünü kondurmadı. Peki, her şey evdekinden bu kadar farklıyken Mutlu uyuyabilecek mi?.. O gece Mutlu uzun süre uyuyamadı. Pişman olmuştu. Geride bıraktığı her şeyi çok özlüyordu.

Henüz güneş doğmadan balık için hazırlık başladı. Sabahın erken saatinde hava soğuk. Eh, mızıldanmak her çocuğun hakkı. Bir kazak ve kalın çoraplar soğuğa karşı mücadelede etkili oldu. O da ne? Denizin üstünde bir kıpırtı var. Küçük balıklar kahvaltı yapıyor olmalı…

Olta ve ağlar denize atıldı. Mutlu, dayısı ve yengesi güneş daha yükselmeden çok sayıda balık tuttular. Mutlu onlara yardım ederken balıklarla ilgili çok şey öğrendi. Balık tutmaya gitmeseydi büyük balıkların küçük balıkları yiyerek beslendiğini nereden bilecekti?

Mutlu, teknedeki ikinci gecesinde bütün pişmanlıklarını arkada bırakmıştı. Hep birlikte tuttukları balıkları bir güzel kızarttılar. O kadar yorulmuştu ki yemek yerken bile uyumamak için kendini zor tutuyordu. Sonra ne mi oldu?

“Uyku tulumuna girdiğinde uyumamak için direndi. Gece gökyüzü öyle güzel, yıldızlar öyle parlak ve öyle çoktu ki. Gün boyunca gördüğü, öğrendiği harika şeyleri düşündü, unutmamak için aklından geçirdi bir bir. Birden büyüyüvermişti sanki, çok çalışmış ve yorulmuştu. Uyku tulumu da sıcacık ve rahattı.

Denizin şıpırtısı tatlı bir ezgi, bir ninni gibiydi. Teknenin hafif, yumuşacık sallantısı içinde düşler evrenine doğru uzun bir yolculuğa çıktı Mutlu…”

Mutlu Bir Gün Ayla Çınaroğlu’nun yumuşacık kaleminden, bir şeyleri çocukların kafasına vurmadan, gözlerine sokmadan öğreten bir öykü. Tatil döneminde yeni yerlere alışmak zorunda kalacak çocuklar için biçilmiş kaftan. Mustafa Delioğlu’nun çizimleri öyküyü canlandırıyor. Okurken yaşatıyor. İçine çekiyor. Kızımla bana da öykünün tadına vara vara okumak kalıyor.

Mutlu Bir Gün
Ayla Çınaroğlu
Resimleyen: Mustafa Delioğlu
Uçanbalık Yayınları
32 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz