İyi Kitap

Onlar da çocuktu…

Cemre İLKAN

Hazırladığı kaynak kitaplarla tanıdığımız Ahmet Köklügiller’den harika bir derleme: Türk Yazarlarından Çocukluk Anıları. Muallim Naci’den Yaşar Kemal’e yirmi üç yazarın çocukluk dönemlerine ilişkin anıları ile yer aldığı kitap hem geçmişe hem de ünlü yazarların hayatına ışık tutuyor.

Açıklamaları ile Atasözlerimiz, Çocuklara Fıkralar, Gılgamış gibi yapıtları ile tanıdığımız, okula yönelik birçok yardımcı ve kaynak kitap hazırlamış olan Ahmet
Köklügiller, bu kez de Türk edebiyatının saygın yazarları ile bir buluşma ayarlıyor çocuklara… Üstelik bu buluşma; antolojilere sığdırılmış birer paragraflık yaşam öykülerinden, o bilindik ve adeta hep aynı yaşta kalmışlar, ne daha genç ne de daha yaşlı olmuşlar hissi uyandıran fotoğraflardan uzakta, yazarların bizzat çocuklukları içinde gerçekleşiyor. Çünkü Can Çocuk Yayınları tarafından yayımlanan kitapta Köklügiller Türk Yazarlarından Çocukluk Anıları’nı derliyor.

Muallim Naci’den Yaşar Nabi Nayır’a, Aziz Nesin’den Yaşar Kemal’e; İlhan Selçuk, Adalet Ağaoğlu, Fakir Baykurt, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Nezihe Meriç, Gülten Dayıoğlu gibi yirmi üç yazarın çocukluk dönemlerine ilişkin anıları ile yer aldığı kitabın çizimleri, Grimm Masalları’nı ve renkli “Cin Ali” serisini de resimleyen Mustafa Delioğlu’nun elinden çıkmış. Böylece bir yandan anı türüne özgü o samimi ve akıcı anlatıyı sunan kitap, bir yandan da okuyucusunu resimlerle geçmişe doğru ilgi çekici bir yolculuğa çıkarıyor.

Mesela, bir bayram sabahına uyanıveriyorsunuz Aziz Nesin’le; Yaşar Kemal’in arıları ile kekliği ve Suut Kemal Yetkin’in talihsiz kuşu da henüz terk etmemiş sizi… “Denizler, ormanlar yoktu benim çocukluğumda. Suyu kuyularda tanıdım,” diyen Bekir Yıldız tozdan oyuncak yapmayı öğretiyor size; tam o sırada, Hüseyin Cahit Yalçın elinizden tutup sizi ilkokul sıralarına götürüyor, sıranın altındaki gazeteyi cebir öğretmenine çaktırmadan okumaya çalışıyorsunuz birlikte.

“640 Hüseyin Cahit Efendi gene siyasa ile uğraşıyor,” dediğinde öğretmen, onun kadar bozuluyorsunuz… Ya da ilk oyuncak bebeği birdenbire elinden alınan Adalet Ağaoğlu’nu avutuyorsunuz. Sonra Demirtaş Ceyhun’un ilk bisikletinin arkasına atlıyor, doğru Tarık Dursun’un yanına gidiyorsunuz; kim bilir belki yetişirsiniz babasına… Ama yetişemezseniz de Hasan İzzettin Dinamo’nun “Azrail, babam Ahmet Çavuş’un arkada bıraktığı açları kuduz köpek gibi kovalamaya başladı…” diyerek anlatacaklarında mutlaka bir teselli bulacaksınız kendinize…

TARİHSEL ARKAPLAN
Böylece, arka planda Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı, İkinci Dünya Savaşı ilerlerken, kâh Üsküp’te, Emet’te, İzmir’de, kâh İstanbul’da, bir çocuğun hayatındaki belirleyici süreç ve olaylara tanıklık ediyor; onun ilk heyecan ve hayal kırıklıklarını paylaşıyorsunuz. Kimi sefer bir yazarın ilk kitaplarına dokunuyor, ilk roman müsveddesinin parçalarını yeniden birleştirmeye çalışıyorsunuz.

Ve fark ediyorsunuz; küçücük yaşlara rağmen, bazen açlık ve yoklukla imtihana, bazen de büyük korkularla mücadeleye dönüşen hayatlarda günümüze yön verebilecek dersler o kadar çok ki!.. Bu dersler, topluma çeşitli yönlerden katkıda bulunmuş yazarların, çocukluk dönemlerinden damıttıkları, masumiyetini yitirmemiş deneyimler olduğunda ise etkisi şüphesiz çok daha fazla. Eğitim-öğretim yılları boyunca, başarı öyküleri neticesinde, çocuklara örnek isimler olarak
sunulan bu yazarlar anılarını dillendirirken, Önsöz’de de sorulduğu gibi, siz de “Başarılı yaşamlar, tıpkı bir zincir gibi birbirine eklenmiş deneyimlerden oluşmuyor mu?” diyeceksiniz. Çoğu zaman okuduklarınız, birer anıdan öte birer sevgi, dostluk, azim hikâyesine dönüşecek ve yazarlar dönüp bakarken geçmişlerine, sizler de onların duyarlılıklarına dair fikir edinmeye başlayacaksınız.

Bu nedenle, “Benim çocukluğumda…” diye başlayan anlatıların yazgısı olduğu üzere yer yer üstü kapalı didaktik öğeler taşısa da, Türk Yazarlarından Çocukluk Anıları’nın hem çocuk hem yetişkin okurlar için keyifli bir okuma süreci vaat ettiğini söylemek gerek. Nihayetinde, okudukça, geciktiğimizi hissettiğimiz dönemlere ışık tutan; hayat hızla akıp giderken geriye düşmüş duygulara el veren; nostaljik, sahici ve samimi öyküler bunlar… Herkesin bir zamanlar çocuk olduğunu ama bazı çocukların daha çabuk büyüdüğünü hatırlatıyorlar. Ve bazılarının sanki hiç büyümediğini…

Türk Yazarlarından
Çocukluk Anıları
Derleyen: Ahmet Köklügiller
Resimleyen: Mustafa Delioğlu
Can Çocuk Yayınları
126 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz