İyi Kitap

Tansel Tozan Laika’nın izini sürüyor…

Tansel Tozan Laika’nın izini sürüyor…

Elif ŞAHİN HAMİDİ

“Tansel Tozan Serüvenleri” dizisinin üçüncü kitabı Havlayan Harfler raflarda… Bu macerada Tansel Tozan’la birlikte doğanın kucağında bir maceraya atılacak, uzay biliminin gelişmesi uğruna ölümün kucağına atılan Laika isimli bir köpeğin anısına gizemli yollara düşeceksiniz.

Mehmet Atilla, “Tansel Tozan Serüvenleri” dizisinin üçüncü kitabı Havlayan Harfler ile genç okurları yeni bir maceraya davet ediyor. Yazar, bu kitapta köpeklerin duygu dünyasına girmeye çalışıyor ve sizi de bu dünyanın içine sokmayı başarıyor. Ödüllü şair-yazar Mehmet Atilla, serinin üç kitabında da bilimkurguyu gündelik yaşamın gerçekleri içerisinde yoğuruyor. Böylece daha sıcak, daha samimi bir dünya kuruyor; yani bilimkurgudan da gerçek hayattan da öte bir evrene kapı aralıyor.

Atilla, genç okurlara bir yandan doğa ve hayvan sevgisini aşılarken, bir yandan da onları bilim ve teknolojinin sunduğu olanakların hayatımıza etkileri üzerine düşünmeye sevk ediyor.

DOĞADA MACERA PEŞİNDE
Tansel Tozan bu kitapta, kuş sesleri, etrafta uçuşan kelebekler, kertenkele hışırtıları, çağıldayan dereler, gündoğumları/ günbatımları, ay ışığı, alabalıklar, arılar ve ayılar ve de köpekler eşliğinde yeni bir maceraya atılıyor. Elbette kahramanımız yalnız değil; amacına ulaşması için desteğe, dayanışmaya ihtiyacı var çünkü. Yan karakterleri de en az ana karakter kadar önemseyen Mehmet Atilla, zorlu ve tehlikeli bir serüvende çocuk karakterleri yalnız bırakmıyor; mutlaka yetişkin kahramanlara da rol veriyor. Bu da metnin inandırıcı olmasını sağlıyor. Örneğin yeni serüvende Tansel ve arkadaşı Kayra’ya, arıcı Kıvırcık Ender ve bir bilimadamı olan Profesör Oktay Dağdere refakat ediyor. Elbirliğiyle, omuz omuza vererek, birbirlerine her daim destek çıkarak sorunlara çözüm üretiyor bu kahramanlar.

KONUŞAN KÖPEKLER!
Zeki, cesur, meraklı ve tabii ki her daim maceraya atılmaya hazır kahramanımız Tansel Tozan, bu kez bir doğa kampında… Havlayan Harfler’de Tansel’le beraber doğanın koynunda bir serüvene ortak olmak hayli keyifli ve bir o kadar da heyecan verici. Tansel Tozan, sınıf arkadaşı Kayra Oğuz ile birlikte gittiği doğa kampında, arıların büyüleyici dünyasını yakından tanıyıp, sırlarını keşfedecekken bambaşka bir maceraya sürükleniyor. Arılarla bir yakınlık kurma şansı elde edemiyorlar, ama bir bilim adamına ait Zıpkın ve Laika isminde iki sevimli köpekle tanışıyor ve onlarla “konuşarak” iletişim kurabiliyorlar!

Peki, bu Laika ismi nereden geliyor, merak ediyor musunuz? Tansel’in merakını Oktay Bey gideriyor: Dünya tarihinde uzay aracıyla birlikte yörünge dışına çıkan ve orada ölen ilk canlının ismi olduğunu açıklıyor. “Laika” adını taşıyan bu canlı, üç yaşında dişi bir sokak köpeği. Haftalarca süren bir eğitimden geçen Laika’nın yolculuğu, geri dönüşü mümkün olmayan bir yolculuk ve bilim adamları da bunu biliyor. Laika’nın canından olduğu bu yolculuk, uzay çalışmalarına önemli bir katkı sağlamış; köpekli deneyden dört yıl sonra insanlar uzaya seyahat edebilmiş. 3 Kasım 1957 tarihinde gerçekleşen bu tarihi olay, genç okurların ilgisi çekecek
ve onları konuyla ilgili daha derin araştırmalara sevk edecektir eminim…

“Sputnik 2” uzay aracının bu eğitimli yolcusunun hikâyesine doğru yol almak ve zavallı Laika’nın ölüm nedenini öğrenmek için öncelikle Oktay Bey’e kulak vermenizde fayda var.

HAVDİKON’UN SIRRI
İnsanların bir başka canlıyla aynı dili konuşabilmesi mümkün mü dersiniz? Evet, Profesör Oktay Dağdere’nin akıllı köpekleri Laika ve Zıpkın konuşabiliyor! Nasıl mı? Profesörün icadı “havdikon” isimli cihaz sayesinde. Köpeklerin dilini çözen Oktay Bey, bu icadıyla ilgili bilgileri bir sır olarak Tansel ve Kayra ile paylaşıyor. Ortadan kaybolan Laika’nın bulunması için ancak bu iki maceracı çocuk profesöre yardım edebilecektir çünkü. Havdikon ile ilgili sırrı elbette ben de paylaşmayacağım sizinle… Bu sırra ermek, Laika’nın başına neler geldiğini öğrenmek ve onunla konuşabilmek istiyorsanız Tansel ve Kayra’nın peşine düşmeniz gerek. Hemen gerekli hazırlıkları yapın; çadır, uyku tulumu, yürüyüş ayakkabıları gibi gerekli eşyaları bir an evvel temin edin. Sonra kendinizi doğanın kucağına bırakıp Laika’nın gizemli kayboluşunun esrarını çözün. Ama sakın profesörün sözünden çıkmayın; Kıvırcık Ender’in gözünden ırak olmayın…

Havlayan Harfler
Mehmet Atilla
Tudem Yayınları
204 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1979 doğumlu. 1998 yılında Trakya Üniversitesi EMYO Serigrafi Bölümünden, 2004 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın-Yayın Bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarından bu yana çeşitli mecralarda muhabir, editör, genel yayın yönetmeni olarak görev yaptı ve “yazma” eylemini hep sürdürdü. Kitap değerlendirme yazıları, yazarlarla yaptığı söyleşiler ve hazırladığı dosya konuları Remzi Kitap Gazetesi, Roman Kahramanları, İyi Kitap, Cumhuriyet Kitap Eki, SoL Kitap Eki, Aydınlık Kitap Eki, Varlık, Tempo Kitap, Arka Kapak, Trip Dergi, Sabitfikir, sabitfikir.com, kulturservisi.com, kitapeki.com, edebiyathaber.net isimizgucumuzkitap.com, zeroistanbul.com, K24, gazeteduvar.com, bilmekvaktidir.com, Ajan Literer gibi farklı mecralarda yayınlandı/yayınlanıyor. 2014 yılında Beta Yayınları tarafından yayımlanan Sıradışı Uyumsuz Muhalif: Bir Entelektüeli Yitirmek/Vakur Kayador’un Ardından isimli kitapta, “Hep Vakur ve Hep Yalnızdı” başlıklı yazısıyla yer aldı. Henüz yayımlanmamış iki kolektif kitap çalışmasına katkıda bulundu. Ayrıca Murat Gülsoy’un Nisyan isimli romanıyla ilgili değerlendirme yazısı Murat Gülsoy: Edebiyatta 30. Yıl/Basında Yazılanlar isimli kitapta yer alırken, Ercan Kesal ile Peri Gazozu isimli kitabı üzerine yaptığı söyleşi Aslında isimli kitapta yer aldı. 2015-2018 yılları arasında Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Uzman olarak görev yaptı ve Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ile birlikte çalıştı. Aynı zamanda İnsan Hakları Anabilim Dalı-İnsan Hakları Yüksek Lisans Programı’nda, Kuçuradi’nin danışmanlığında “Gazetecinin İşi, Hak Gazeteciliği ve İnsan Hakları” başlıklı tezini tamamladı. İnsan Hakları Anabilim Dalı ve İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi Danışma Kurulu Üyeleri arasında yer alıyor. Bir yandan da İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi ve UNESCO Felsefe ve İnsan Hakları Kürsüsü Bülteni’ni hazırlıyor. Eşinin atanması nedeniyle Maltepe Üniversitesi’ndeki işinden ayrılmak zorunda kaldı. Şimdilerde Safranbolu’da yaşıyor ve okuyup yazma işini hevesle sürdürüyor.

Yorum yaz