İyi Kitap

Ezik Şövalyeler, Feci Huysuz Prenses’e karşı

Ezik Şövalyeler, Feci Huysuz Prenses’e karşı

Nazan ÖZCAN

Annesi tarafından fena halde şımartılmış olan geçimsiz mi geçimsiz Feci Huysuz Prenses, “Ezik Şövalyeler” Matt ve Tom’un “Küçük Ejderhası”na el koyunca, macera da, savaş da, akla hayale gelmeyecek yol yöntemler de ortaya dökülüyor. Size de okuyup gülmesi kalıyor.

Şimdilerde yeni bir moda var. Tamam, çocuk sahibi olmayan korkunç “yaratık”ların gözüne diken gibi batan bir moda bu. Hatta tüyleri bile diken diken edebiliyor zaman zaman. Şimdi beni çok ayıplayacaksınız, katran kazanlarına atıp kaynatmak isteyeceksiniz, bir de üzerine gulyabaniler salmak isteyeceksiniz, biliyorum. Ama inanın bana ey büyükler, ben gerçekten çocukları severim! Yemin ederim, ettim! Bakınız başım ağrımıyor bile! Keyfim hâlâ yerinde, başıma şimşek de düşmedi! Demek ki, doğru söylüyorum.

Modaya geleyim: Şimdinin postmodern, şehirli, okumuş, yazmış, paralanmış, güzel siteler içinde evlenmiş “muhteşem ana babaları”nın melek yavrularına birer prens ve prenses muamelesi yapması; o da yetmezmiş gibi, herkesin de öyle davranması için neredeyse psikolojik baskı uygulaması. Tamam, sizin için o çocuklar
birer prens ya da prenses olabilir, ama neticede çocuk onlar yahu! Tabii işin tatsız diğer yanı da prens ve prenses olarak görülen ve öyle davranılan çocukların da buna inanıp sizden onlara tapmanızı istemesi! “Evlatçığım sen bir çocuksun, çok şekersin, ama çocukluğunu bil,” dediğinizde, o minik prens ya da prenses bir canavara dönüşüp kendini yerlere atıp yırtınır, bağırır, çağırır, şirretliğin dibine vurur, sevimsizleşir! Sadece ve sadece kendi istediği olsun diye yemediği herze kalmaz! Yani sonuç itibarıyla, çocuk çocukluktan çıkar, “feci huysuz prenses”e dönüşür.

Bütün bunları herhalde boşuna yazmadık! Anna Maxted’in Feci Huysuz Prenses isimli kitabında anlatılan İsabella tam da böyle bir kız çocuğu. Annesi tarafından her şeyi yapabilme hakkı verilmiş, şımarık mı şımarık, bencil mi bencil bir küçük kız. Annesiyle karşı komşularına ziyarete gittiklerinde bile hemen büyük bir arıza yaratabiliyor. Evin çocukları Matt ve Tom kendi kendilerine oynarken onları annelerine gammazlıyor, o da yetmiyor, çocukların çok sevdikleri oyuncukları “Küçük Ejderha”yı da alıp gidiyor. Zavallı Matt ne kadar itiraz etse de kimseler, hatta Matt ve Tom’un annesi bile, durumu umursamıyor. Bu durumda geriye ne kalıyor sizce? Sizce kısmını tabii ki bilemeyeceğiz, ama biz Anna Maxted’inkini pek sevdik. Çünkü çok eğlenceliydi.

ŞAHANE BİR KAHRAMAN
Şimdi Tom ve Matt kendilerini “şövalye” sanıyorlar. Babalarının onlar için yaptığı, folyodan kılıçları var. Tamam altlarında korsan pantolonları olabilir ama onlar kendilerine “Ezik Şövalyeler” diyor. Matt kendini “tarihin en iyi kılıç kullananı”, Tom ise “dünyanın en iyi kılıç kullananı” sanıyor! Dalga geçmeyin, onlar inanıyor ve o büyülü macera öyle başlıyor zaten. Ha unutursak ayıp olur tabii; İsabella tarafından kaçırılan Küçük Ejderha’nın annesi Bayan Ejderha’nın gelip çocuklara “Tatlı ejderhamı kurtarmamız lazım,” demesiyle Feci Huysuz Prenses’in Şatosu’na doğru yola koyuluyorlar. Tabii yanlarına küçük çay şekeri kardeşleri Bebek’i de alarak. Tamam, biraz altını ıslatıyor, zaman zaman ağzına kurbağa kaçıyor, ama Bebek aynı zamanda çok şahane bir “kahraman!”

Şövalyelerimiz ve Bebek, Bayan Ejderha’nın kanatlarında havalanıyor ve marşmelov’a benzeyen bulutların tadına bakıyor, sonra Bayan Ejderha onlara görünmezlik sihri yapıyor ve Şato’ya giriyorlar. İşte burada işler karışıyor. Çünkü Feci Huysuz Prenses’in meğerse bir oyuncak ordusu varmış. Feci Huysuz Prenses hiç mi hiç mutlu olmuyor bizim ekibi görünce ve oyuncakların saldırısı yetmezmiş gibi, kurbağaları da saldırtıyor ve bizim ufaklıkları, pardon şövalyeleri zindanlara attırıyor! Gerçekten o kadar kötü yani! Neyse ki şövalyeler hazırlıklı gelmişler. Uzaktan kumanda, iksirler, yangın söndüren külotlar derken bir şekilde kurtuluyorlar ve Küçük Ejderha’yı da kurtarıyorlar! Ama sonda Feci Huysuz Prenses’in bir itirafı var ki, bütün prens ve prenses yetiştiren ana babalar kesinlikle okumalı! Hem okurken, Alex T. Smith’in güzelim çizimlerini de görmüş ve çok gülmüş olurlar.

Feci Huysuz Prenses
Anna Maxted
Resimleyen: Alex T. Smith
Çeviren: Fügen Yavuz
İş Kültür Yayınları
96 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz