İyi Kitap

Güneş doğudan yükselir, peki ya ay?..

Güneş doğudan yükselir, peki ya ay?..

Melek Özlem SEZER

Evrensel Çocuk Kitaplığı, 2004’te Bolonya’dan “New Horizon” ödülüyle dönmüş 10 kitaplık “Renkli Düşler Dizisi”yle bizi İran’ın kadim kültürüyle tanıştırıyor, gerek öyküleri gerek büyülü görsel dünyasıyla bu kültürün çocuk edebiyatındaki izlerini ortaya seriyor.

Yanakları kırmızıcık, bakışları yumuşacık, kendi tam hoppacık, sevimli mi sevimli bir yavru kedi… Tutunmuş bir ipe, sallanıp gülümsüyor bize. İp turuncu bir yıldıza; yıldız başında püsküllü şapkası, süslü püslü, pek acar, pek tatlı bir hilal aya bağlı.

İyi de yıldızlar niye böyle süslemiş hilal ayı? Hele dur bakalım, belki vardır bu afacanın da bir masalı. Çevir kapağı, bak ilk sayfaya. Bakmakla doyulur mu hiç o güzelim rengârenk evlere, cici bici çiçekli çatılara, camlarda bekleşip duran şirin çocuklara! Peki, ama ay nerede? İşte işte bak geliyor yanımıza!

Hah hah ha! Hep dede mi diyeceğiz aya, bizimki bildiğin çocuk mesela. Ama o da dedeler gibi iyi biliyor masal anlatmasını. Çocuklar onu görmek için çıkmış pencerelere, tıngırdatıyor camları. Neyse ki ay nazlanmadan geliyor hemen, ışıl ışıl geçiyor göğün içinden. Gelip düşlerle, öykülerle uyumak isteyen çocuklara göz kırpıp başlıyor anlatmaya:

Bir zamanlar, bir oyuncak bebek olursa çocukları daha çok mutlu edeceğine inanan bir ay varmış. İyi de bunu nasıl başarsınmış? Düşünmüş taşınmış, herhalde uzun uzun başını kaşımış. Derken iyi bir fikir bulmuş, yıldızları etrafına toplamış. Hepsi pek yavaş yanaşmışlar yanına, çünkü birer görevleri varmış. Sarı yıldız konmuş yanına eli olmuş, mor yıldız diğer eli. Yeşil yıldızdan bir bacak, mavi yıldızdan diğer bacak… Turuncu yıldızdan şapka, aman süslü olsun ay bebeğimiz püsküllerini de unutma! (…) O gece masal gibi geçmiş hepsi için… Ee, masal gibi olan bir şey ne özletir? Tabii şimdi ondan bir de masal istenir! Yalnızca güneş mi a canım, bazen ay da Doğu’dan yükselir!

“Ayışığı Bebeği”ni Akram Ghasempour iyi ki yazmış, ama Vida Lasghari Farhadi’nin resimleri kitaba daha çok ruh katmış. Resimler öyle cıvıl cıvıl, öyle tatlı ve Doğu mimarisinin çocuksu bir düş gücüyle yeniden yorumlanışı öyle hoş ki! Bu haliyle de kitaba bakanları, hele uzunca bakanları usul usul içine çekiyor. Bize İran’dan içi ferahlatan bir gece göğü getiriyor.

Evrensel Çocuk Kitaplığı, kendini yenilemek üzere başladığı atılımda, ismini hak etmek üzere evrenselliği hedef almış. Yakında artarda çocuk kitapları basacağının müjdesini veriyor. Yayınevinin, koşulları ne olursa olsun her insanın ve elbet her çocuğun kitap okuma hakkına duyduğu saygıyla, düşük fiyat politikasını devam ettireceğini, dünyanın farklı ülkelerinin bakış açılarını çocuklara tanıtacağını belirtmesi de insanının içine su serpiyor. Aslında binlerce yıllık insanlık tarihini düşündüğümüzde dünyada yeni, Türkiye’de ise çok daha yeni olan çocuk yazını dünyaya açılmakla elbette ki pek çok kazanım elde etti. Ancak rahatsız edici bir yan da yok değil bunda. Neden illa ya da ağırlıklı olarak Batı’dan besleniyoruz? Bu dünyaya sınırlı bir bakış açısı getirmeyecek mi? Hep söylenen
bir şey vardır yetişkin edebiyatında; Batı şiirini yitirdi, Doğu’nun duygu örgütlenmesi şiiri üretmeye çok daha yatkın. Şiirsel olan her ne kadar Batı çocuk edebiyatında aynı duraksamayı yaşamasa da, şiirin kalbi olan Doğu bana kalırsa çocuk edebiyatında farklı bir damar açma potansiyeline sahip. Kaldı ki buna masalın şiirselliği de dâhil. Hele ki şiirin en güçlü olduğu kadim kültürlerden olan İran’ın da bize vaatleri olduğunu düşünüyorum.

MUSLUK İLE TABAĞIN AŞKI
Dönelim masal serisine… Aslında doğruyu söylemek gerekirse, bu seriye bakarken insanın kafası biraz karışıyor. Bildiğimiz standartların dışında bir yapılanması var. İran’ı güçlü edebiyatından, sinemasından ve müziğinden tanıyoruz. Ki onlardan aldığımız izlekler, çocuk kitaplarında da devam ediyor. On kitabın farklı yazarları ve ressamları aracılığıyla, İran’ın kendi içinde yaşadığı farklılıkları izlemek mümkün, tabii kültür geleneklerini de. Örneğin şiirlerindeki ağır işçilik,
katmanlı düşünce sistemi kimi resimlerde ve metinlerde de görülüyor. Basitliğe, yalınlığa ulaşma, çocuk için algılamayı kolaylaştırma ilkesine birebir uymuyor kimi kitaplar bu nedenle. O zaman eski alışkanlıkla, bunlara hata mı demeli, yoksa çok katmanlı şiir dizgesine alıştırma mı demeli, şaşırıyor insan. Öte yandan hüzünlü bir İran müziği dinler gibi okuduğumuz “Musluk ile Çiçekli Çini Tabak” masalında, muslukla tabak arasındaki aşkın trajik sonuna bakarken, bir çocuğun
aşkla ilgili ilk izleği bu kadar kederli mi olmalı diye düşünmek ikirciğe yer bırakmıyor bana kalırsa.

BÜYÜKANNENİN MAVİ AĞACI
Serideki diğer kitaplara da şöyle bir göz atacak olursak; gerek metinler, gerek resimlerde kendi içindeki farklılık açısından zenginlik göze çarpıyor. Örneğin “Radika Ne İşe Yarar?” adlı kitapta, ressam Rashin Kheireh modern resmi üst kimlik edinirken, İran’ın kilimleriyle ve süsleme sanatıyla da duygu bağı oluşturan bir yapı kurmuş. Resimlerin çoğu çerçevelenip duvara asılsa, her göz çarpmasında duygu ve görsel algı kavrayışımızı derinleştirip zenginleştirecek kadar farklı, özgün. Çeperlerini bildik düşünce alışkanlıklarını zorlayacak ölçüde genişletmiş resimler bunlar. Yalnızlığa terk edilmiş, akran istismarına maruz kalan bir kızın,
bu yalnızlığı yıkma çabasını konu edinen “Mavi Ağaç”ta ise daha klasik, pastel, ana kahramanı olan küçük kızın duygu dünyasını da yansıtacak şekilde hafif silik, düşsel olup da gerçek dünyaya ulaşmaya çalışan birinin rüyasını andıran bir yapı söz konusu.

Evrensel Çocuk Kitaplığı, en çok bir kenarda unutulmuş olan dünyanın diğer ülkeleriyle de bağ kurma çabası nedeniyle takdiri hak ediyor. Umarız bu çabasında yolu aydınlık olur ve bize dünyanın ismini bile anımsamakta güçlük çektiğimiz ülkelerinden de yeni renkler, nefesler getirir.

Musluk ile Çiçekli Çini Tabak
Mohammad Reza Shams
Resimleyen: Ali Mafakheri
Çeviren: Fulya Alikoç
Evrensel Yayınları
24 sayfa

Ayışığı Bebeği
Akram Ghasempour
Resimleyen: Vida Lashgari Farhadi
Çeviren: Cihan Gerçek
Evrensel Yayınları
16 sayfa

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

21 Aralık 1971’de doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde ekonomi okudu. Ankara Üniversitesi Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı’nda yüksek lisans yaptı. Osmangazi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde masal analizi dersleri verdi. Milliyet Çocuk (Miço) dergisinde köşe yazarlığı yaptı. TRT radyolarına masal programları hazırlayıp sundu. Şiir, öykü ve masal alanlarında uğraş veriyor. Yaşamını senaryo yazarlığı ve seslendirme yaparak kazanıyor. 1998 Cemal Süreya, 2000 Behçet Aysan ve 2011 Nüzhet Erman Şiir, 2001 Arıburnu En İyi Uzun Metrajlı Film Öyküsü, 2010 Oğuz Tansel Halk Bilimi ödülleri var. Kitapları: Şiir: Derin, Söğüt Sefareti, Söğüt Sefası Meyhanesi, Yusuf ile Zeliha, Sözcük Dülgeri Ali (Azerbaycan), Nefser Araştırma-İnceleme: Masallar ve Toplumsal Cinsiyet, Masal Masal Matitas (Yetişkinler için masal antolojisi) Çocuk Kitapları: Sakız Çiğneyen Kedi, Eldivenlerimi Kim Çalıyor? Büyüklere Mektuplar, Büyüklerle Dalga Geçme Dersleri, Karagöz’ün Gölgesini Kim Çaldı? Eyvah Gölgeler Değişiyor, Ejderhamın Sevdiği Oyunlar, Dolapta Kim Var, Benim adım On üç, Uuuu, Yokoko, Sordum Durdum, Şiir Yazdım Masal Sandım

Yorum yaz