İyi Kitap

Yaratıcı ve alternatif bir Türkçe öğretimi

Yaratıcı ve alternatif bir Türkçe öğretimi

Nilay KAYA

Öğrencilerin duygu ve düşünce gelişimini, iletişim becerisi oluşturmayı birincil hedef olarak belirleyen Etkinliklerle Türkçe Öğretimi adlı kitap, güçlü bir akademik kadro tarafından özenle hazırlanmış. Yaratıcı ve alternatif yöntemler sunan eser hem öğretmenleri hem öğrencileri sevindirecek.

Günümüzde üniversiteye giren öğrencilerin büyük çoğunluğunun, kendi dilleri olan Türkçeyi etkin ve güzel bir şekilde kullanmak bir yana, doğru bir biçimde kullanma konusunda yaşadıkları sorunlar akademisyenleri kaygıya düşürürken, 1980’den itibaren YÖK tarafından yüksek öğretim müfredatına zorunlu olarak
konulan Türkçe derslerinin işlevselliği, özellikle de son yıllarda vakıf üniversitelerinin bu dersi “çevrimiçi” derse çevirme müdahalesi nedeniyle tartışılmakta.

DİL BİLİNCİ
Başka bir deyişle; akademisyenler öğrencilerinin en basit dilbilgisi kurallarından bihaber olmalarından -hal ekleri ve çekim eklerinin ne zaman bitişik ne zaman ayrı yazılacağını bilmemek bunların başında geliyor-, sözcükleri yanlış telaffuz edip yazmalarından, -dilin etkin kullanımıyla gayet ilişkili olduğu üzere- eleştirel düşünme yetilerinin sınırlı olması gibi çeşitli sorunlardan yakınıyorlar. Türkçenin bir akademi ve bilim dili haline gelmesi yolunda aşılması gereken bir engel olan bu durum karşısında genel bir kanı, öğrencilerin kendi dillerinin bilincini ilköğretimden üniversiteye gelene kadar çoktan edinmiş olması gerektiği yönünde.
Öyle ki kendi dillerine hâkim olduktan sonra ikinci bir dil öğrenmeleri ve akademik yetilerini geliştirmeleri mümkün olabilsin.

Üniversitede Türkçe dersine giren bir öğrencinin ilköğretimden bugüne dek Türkçe öğretimi adına kazandığı yanlış alışkanlıkları değiştirmek bir hayli zor olduğu için ilköğretim ve ortaöğretimde gerçekleştirilen Türkçe öğretimine özel bir hassasiyet gösterilmesi gerektiği aşikar. Tudem Yayınları tarafından geçtiğimiz günlerde yayımlanan Etkinliklerle Türkçe Öğretimi bu hassasiyete işaret ettiği gibi son derece yeni ve yetkin çözümler sunan bir kitap. Prof. Dr. Sedat Sever, Öğr. Gör. Zekeriya Kaya ve Yrd. Doç. Dr. Canan Aslan’ın ortak çalışması olan kitap, Türkçe öğretiminin amaçlarını somut bir şekilde ortaya koyduktan sonra derslerde yapılması önerilen örnek uygulamalara yer veriyor.

YÜZME SUDA ÖĞRENİLİR
Yazarlar Türkçe ediniminin amaçlarını sunmak için MEB ve YÖK’ün belirlediği Türkçe dersi ilkelerine yer vermekle kalmıyor, bu ilkeleri tekrar etmekten kaçınarak yeni hedefler ortaya koyuyor. Yüksek öğretime kadar eğitim hayatına hâkim olan test sisteminin yarattığı ezberciliğe dikkat çekilerek, Türkçe öğretiminde başlıca amacın bilgi aktarımından çok beceri geliştirmek olduğu vurgulanıyor. Öğrencilerin duyma ve düşünmeye yönlendirilerek, duygu ve düşüncelerini yazılı ve sözlü aktarabilmeleri gerektiği söyleniyor.

Yazarlar mevcut eğitim sistemindeki sorunları tek tek saptamaktan da geri kalmıyor. Didaktizm yerine yaratıcılığın körüklenmesi gerektiğini savunurken, hâlihazırda kullanılan ders kitaplarının çoğunu bu anlamda kısıtlayıcı bulduklarını belirtiyorlar. “Şair burada kime sesleniyor?” diye soru soran öğretmen modeli yerine, öğrenciye metne yönelik soru sorduran bir öğretmen modelini el üstünde tutuyorlar. Görselliğin yadsınamaz gücünün hâkim olduğu bir çağda yaşadığımıza dikkat çekerek, derslerde görsel donanımın hazır bulunması ve farklı disiplinlerden de yararlanmak gereğini savunuyorlar. “Yüzme suda öğrenilir,” düsturundan hareketle Türkçe öğretiminde uygulamanın gerekliliğinin altını çizen kitap, ilerleyen bölümlerde çok sayıda örnek uygulamayı okurlara sunuyor.

İLETİŞİM BECERİSİ
Öğrencinin derste uygulama adına “kompozisyon yazmak”tan başka bir şeyle karşılaşmadığı bir öğretim sistemi için çok çeşitli ve etkin uygulama örneklerine yer verildiğini söylemek mümkün. Örneğin, kompozisyon “yazmanın” değil, kompozisyon “oluşturma”nın öğretilmesi gereken bir şey olduğu fikri üzerinden, kompozisyonun nasıl oluşturulacağı, öykü tamamlama, sözcüklerden paragraflar oluşturma, öykü yazdırma, sınıfça kolektif öyküler oluşturma gibi uygulamalarla pekiştirilerek anlatılıyor. Öğrencinin duyma, sezinleme, mantık yürütme, çağrışım yaşama ve empati kurma gibi yetilerini geliştirmek için klasik müzik ve resim gibi farklı sanat dallarından yararlanılarak oluşturulan uygulamalar sunuluyor. Resimlerden öykü oluşturma, öyküleri resimleme, müzik eşliğinde çağrışımları kâğıda dökme, öğrencinin bir öykünün baş kişisinin ya da bir nesnenin yerine kendini koyarak bir durumu öykülemesini sağlama gibi çalışmalar bu uygulamalardan sadece birkaçı. Her bir uygulama için örnek olarak kullanılabilecek metinlerin verilmesi uygulamalara çeşitlilik katıyor ve alternatif deneyimler vaat ediyor. Kitapta uygulamaları ayrıntılarıyla gösteren, son derece özenle çizilmiş grafikler ve eğlenceli resimler de mevcut.

Öğrencilerin duygu ve düşünce gelişimini, iletişim becerisi oluşturmayı birincil hedef olarak belirleyen bir yaklaşımla hazırlanmış olan kitap, bu konuda var olan uygulamalara yeni bir soluk getirirken, Türkçenin bir akademi dili haline gelmesi için katedilmesi gereken yolda da uzun bir koşunun ilk etabını tamamlıyor. Ne de olsa “Ağaç yaşken eğilir.” İlköğretimde kendi dilini, duygu ve düşüncelerini düzgün ve yetkin biçimde ifade edebilecek şekilde öğrenen çocuk ve gençlerin, ilerde her tür mesleki alanda ve tabii ki toplumsal hayatta da şart olan bir beceriyi kazanmış olacağına şüphe yok.

Etkinliklerle Türkçe Öğretimi
Prof. Dr. Sedat Sever,
Öğr. Gör. Zekeriya Kaya,
Yrd. Doç. Dr. Canan Aslan
Tudem Yayınları
248 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz