İyi Kitap

Yazarlar iyi, ÇOGEM’liler pekiyi

Yazarlar iyi, ÇOGEM’liler pekiyi

Fatma KILIÇ

5-7 Ekim tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÇOGEM) tarafından gerçekleştirilen 3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu, sadece ilgilisinin değil, anne babaların da izlemesi gereken iyi bir fırsattı.

Bilirsiniz, insanlar birbirlerine herhangi bir durum karşısında şans diledikleri kadar, “doğru zamanda, doğru yerde, doğru kişi ve olaylarla karşılaşabilme,” dileğinde de bulunurlar. Bu dilek benim için bir kez daha gerçekleşti ve sanal ortamda tesadüfen okuduğum, “3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu, 5-7 Ekim 2011, ÇOGEM” bilgisi, tam da bu tarihlerde kendi isteğimle Zonguldak’tan kalkıp Ankara’ya gelmemi, kendimi bir öğrenci ruhuyla Cebeci Kampüsü’nde
bulmamı sağladı. Sempozyum, bu alanla ilgilenen bir öğretmen-yazar olarak ilgimi çekmişti. Çocuk ve gençlik edebiyatı alanında emek veren yazar, çizer ve editörler, akademisyenler, yayınevleri, okurlar Ankara’da buluşacak, söyleşip tartışacaktı. Bu ülkemizde çok sık gerçekleşmeyen, gayet değerli bir olanaktı benim için.

Prof. Dr. Sedat Sever başkanlığında, ÇOGEM tarafından gerçekleştirilen 3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu’nun onur konuğu Muzaffer İzgü’ydü. Sempozyumun açılış töreninde yaptığı konuşmada, ustalığını bir kez daha göstererek az sözle pek çok konuya yer verdi. Bir de öneride bulundu. Önerisi, yerel yöneticilereydi. Kütüphanenin kendi hayatındaki yerine dikkat çektikten sonra ülkenin her yanında 40-50 metre karelik prefabrik yapılar içinde, en az 250-300 kitaplı kütüphanelerin kurulmasını istedi. Bunu her sokağa, her mahalleye yapmanın okuyan toplum yaratmak için gerekli ve gayet düşük maliyetli bir çalışma olduğunu belirtti.

İzgü’nün ardından sempozyumun açılış bildirilerinin Prof. Dr. Talat Sait Halman ve Prof. Dr. Orhan Öztürk tarafından sunulmasıyla, üç gün sürecek yoğun temponun ilk günkü etabının öğlene kadar olan kısmı tamamlanmış oldu. Ancak sempozyumun bundan sonrasında izleyicilerin işi zordu. Çünkü program oldukça yoğundu. Daha önemlisi programları izleme saatleri birbiriyle çakışıyordu. Üstelik kaçırılmaması gereken pek çok konferans, söyleşi, canlı performans, tartışma vardı. Gördüğüm, benim kadar pek çok izleyicinin program tercihinde zorlanıyor, binalar ve salonlar arasında koşuşturup duruyor olmasıydı.

Ne yazık ki ülkemizde (pek çok alanda olduğu gibi), çocuk ve gençlik edebiyatı konusunda özveriyle çalışan akademisyenler, sanatçılar, emek verenler de belli ki yıpratılmıştı. Yıldırılmıştı, çünkü 6 Ekim’de Cahit Kavcar başkanlığında gerçekleştirilen, Selahattin Dilidüzgün, Mustafa Ruhi Şirin, Medine Sivri, Fatih Erdoğan ve Sedat Sever’in konuşmacı olarak katıldığı, “Türkiye’de Çocuk Edebiyatı Öğretimi” adlı oturumlardan birinde bu konuya vurgu yapıldı. Sayın Prof. Dr. Sedat Sever’in ironik bir şekilde konuşmasında dile getirdiği; “Öneriyorum. Kaldıralım çocuk edebiyatı öğretimini,” sözleri, bu alanda emek verenlerin nasıl bir noktaya getirildiğini imlemek için yeterliydi sanırım.

Türkiye’de çocuk ve gençlik edebiyatı alanında ürün veren, akademik çalışmalar içinde olan yazın emekçilerinin pek çoğu oradaydı. 163 bildirinin sunulup, 53 atölye çalışmasının yapıldığı sempozyum süresince yer verilen programlar ve atölye çalışmaları gerçekten kapsamlı ve yoğundu. Ayrıca bu 3 gün boyunca okurların yazar ve çizerlerle buluşabileceği söyleşi ve imza etkinlikleri de vardı.

Hepsini birden dillendirmek mümkün olmasa da söz konusu program ve atölye çalışmaları içinde bazılarını belirtmeden geçmeyelim. Örneğin “Özgürleştirici Bir Süreç Olarak Sanat Eğitimi ve Çocuk” konulu açık oturum Mustafa Şerif Onaran başkanlığında Emin Özdemir, Adnan Binyazar, Zafer Genç Aydın ve Sedat Sever’in katılımıyla gerçekleştirildi.

“Çocuk Edebiyatında Toplumsal Cinsiyet” konulu oturum ise Meral Uysal başkanlığında Dilek Yıldırım, Sevda Müjgan Yüksel, Özlem Kanat Soysal tarafından gerçekleştirildi. Muzaffer İzgü başkanlığındaki “Sanatçı ve Yayıncı Bakış Açısıyla Çocuk Edebiyatı” adlı oturumun katılımcıları Gülten Dayıoğlu, Ayla Çınaroğlu ve Samiye Öz’dü. Prof. Dr. Ferhunde Öktem tarafından “Dostum Sanat…” adlı konferans verilirken; ülkemizde çeviri çocuk ve gençlik kitaplarının artmasıyla
giderek önem kazanan “Çocuk Edebiyatı ve Çeviri” konusunda da oturumlar yapıldı.

Atölye çalışmaları kapsamında Adnan Özyalçıner “Masal ve Söylencelerde Çocuk Edebiyatı”, Sennur Sezer “Masallarda Çocuk Hakları“ konularını ele alırken; “Çocuk ve Şiir” konulu atölyeyi Mustafa Ruhi Şirin gerçekleştirdi. Ayrıca Semih Poray’la “Çizgilerle Düşünmek”; Nilay Yılmaz ve Mavisel Yener’le “Yaratıcı Okuma”; İpek Böler’le “Çocuğun Duygu Eğitiminde Ninni ve Müzik”; Şebnem Soysal’la öykülerle terapi, yazınsal metinler ve yaratıcı drama çalışma atölyeleri gerçekleştirildi.

Sempozyum kitapçığında isim olarak dahi yer alamayan, ama en çok yorulan, güler yüzlü ve özverili fakülte öğrencileri, üniversite görevlileri de en az kitapçıkta adı geçen isimler kadar anılmayı hak ediyorlar. Benim bulunduğum taraftan, yani izleyici konumundan bakılınca organizasyon oldukça başarılı görünüyor. Biliyoruz ki böyle bir çalışma sorumluluk duyan, aldığı sorumluluğu yerine getirme bilinciyle hareket eden bir ekiple mümkündür. O ekip de belli ki Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde vardır ve bununla gurur duyulmalıdır.

Bunun dışında söylemeden geçemeyeceğim bir şey de başkentlilere!.. Hem başkentlilerin hem de 73 milyonluk nüfusuyla sık sık övünülen Türkiye’nin sempozyuma olan ilgisi olayın nadirliği ve taşıdığı önem düşünüldüğünde oldukça azdı. Ankaralılar için yaşadıkları kentte böylesi bir organizasyonun gerçekleşmesi şanstı ve iyi değerlendirilmeliydi. Çünkü sempozyum, programlarıyla, yazar okur buluşmasına yaptığı ev sahipliğiyle yalnızca benim gibi ilgilisinin
değil, bütün anne babaların, özellikle Ankara’da oturanların izlemesi gereken iyi bir fırsattı. Yine Ankaralı eğitimcilere ve çocuklara uzmanlarla, sanatçılarla buluşma, atölye aktivitelerine, canlı performanslara katılma açısından pek çok imkân sunuyordu.

OKUYAN BİR TOPLUM İÇİN…
Okuyan, düşünen ve sorgulayan toplumun yaratılmasına büyük bir katkı koyacak olan 3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu’nun lokomotifi rolündeki başkan Prof. Dr. Sedat Sever başta olmak üzere, onunla birlikte emek veren, katkıda bulunan kurum ve kişileri gönülden kutluyoruz. Cemal Süreyya’nın “Aritmetik iyi, kuşlar pekiyi”sine gönderme yaparak “Kuşlar iyi, çocuklar pekiyi,” diyen şair Sezai Sarıoğlu’nun sözünü, ben de “Yazarlar iyi, ÇOGEM’liler pekiyi” diye değiştirerek daha nicelerine diyorum.

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz