İyi Kitap

Çocuk yetiştirmeye başlarken…

Çocuk yetiştirmeye başlarken…

Ceyhan USANMAZ

İlkokul öğretmenliği, gezici başöğretmenlik, ilköğretim müfettişliği ve köy enstitüsü öğretmenliği yapan, Ankara Yüksek Öğretmen Okulu’nda dersler de veren Prof. Dr. İbrahim Ethem Başaran’dan anne babalar için bir elkitabı…

Tipik bir “eleman aranıyor” ilanında, istenen özellikler arasında belli başlı olanlar; adayın üniversitelerin- okulların ilgili bölümlerinden mezun, konusunda tecrübeli olması, esnek çalışma saatlerine uyum sağlayabilmesi, takım çalışmasına yatkın olması vb. şeklinde sıralanabilir. Çocuk yetiştirmenin yarı-zamanlı değil, tam-zamanlı bir iş olduğunu özellikle vurgulayan İbrahim Ethem Başaran da bu “iş”i şöyle ayrıntılandırmış kitabının hemen başında: “Bir iş, bir meslek sahibi olmak için birçok okul bitirilirken insanlar, kendi çocuklarını yetiştirmek için bilgili ve becerikli olmak gerektiğini akıllarına bile getirmezler. Annelik, babalık görevlerini içgüdüleriyle yerine getirebileceklerini sananlar yanılır; çünkü bu görevlerin hiçbiri içgüdüsel değildir.” Gerçekten de, üniversitelerde mezun olunacak ilgili bir bölüm bulunmasa da bilgi sahibi olmak, pratikte olmasa da teoride tecrübe kazanmak, esnek “uyku” saatlerine uyum sağlayabilecek sabra sahip olmak ve eşlerin bir takım gibi hareket etmeyi öğrenmeleri, “çocuk yetiştirme işi”ni gerektiği gibi yapmalarını kolaylaştıracaktır hiç kuşkusuz. Buradan yola çıkarak söylersek; İbrahim Ethem Başaran’ın Ana Babanın Eğitimi Elkitabı isimli çalışması, tam da, çocuk yetiştirme konusunda bilgi birikimini arttırmak ve en azından teoride tecrübe kazanmak isteyen anne babalara yol gösterecek nitelikte.

İlkokul öğretmenliği ve başöğretmenliği, gezici başöğretmenlik, köy enstitüsü öğretmenliği, ilköğretim müfettişliği, Ankara Yüksek Öğretmen Okulu öğretmenliği gibi görevlerde de bulunmuş olan Prof. Dr. İbrahim Ethem Başaran’ın önceki yapıtlarına bakıldığında, özellikle eğitim psikolojisi ile eğitim sistemi ve yönetimine odaklandığı görülüyor. Dolayısıyla Ana Babanın Eğitimi başlıklı bir kitaba imza atmış olması, çocuk yetiştirmede sorunlar ve çözümleri noktasında dikkate değer…

Başaran, sorunlar ve çözümleri konusundaki görüş ve önerilerini beş başlık altında bir araya getirmiş: Çocuğun Yetişme Ortamının Sorunları, Çocuğun Büyüme Sorunları, Çocuğun Duygusal Sorunları, Çocuğun Cinsel Sorunları ve Çocuğun Öğrenme Sorunları. Bu ana başlıkların ayrıntılarına baktığımızda ise; ailede disiplin nasıl olmalı, anne sütü neden önemlidir, çocuk neden zor uyur gibi sancılı sorulara cevap arandığını ve ödül-ceza, armağan-rüşvet, zekâ-akıl gibi çoğunlukla birbirleriyle karıştırılan, genel anlamda da kafa karıştıran kavramların açıklandığı görüyoruz. Boşanma ve ölümün etkileri, televizyon ve bilgisayar bağımlılığı da önemli sorunlar hanesine yazılarak kitapta yer almış. Ayrıca ilk çocuk, tek çocuk, en küçük çocuk, ortanca çocuk, en büyük çocuk, ikizler gibi sıklıkla karşılaşılabilen durumlara dair açıklamalar da var. Bütün bu ayrıntıların ötesinde, Başaran’ın da özellikle vurguladığı gibi, anne babaların çocuklarına karşı belki de en önemli görevi, onlara “yetişebilecekleri iyi bir ortam hazırlamak”tır. İyi, güzel ve doğru değerleri barındıran bir aile kültürü oluşturmak, aile ortamını buna göre hazırlamak, çocukların ileride karşılaşılabilecek sorunların üstesinden kolaylıkla gelebilmeleri için temel bir öneme sahip ne de olsa: “Özellikle doğumundan altı-yedi yaşına kadar ki sürede, aile ortamının çocukta geliştirdiği ve yerleştirdiği olumsuz kişilik özellikleri kolay kolay silinemez, hatta hiç silinmez. Aile ortamının çocuğa hazır olması demek, ona cicili bicili bir oda hazırlamak, eline giyeceği bebek eldiveninden, en pahalı çocuk arabasına kadar her şeyi hazır etmek demek değildir. Çocuğun yetişmesine elverişli bir aile ortamı, bizim çocuğa karşı tutumumuzu, ona bakış açımızı, çocuk yetiştirmedeki bilgi ve becerimizi, onu etkileyecek bütün maddi ve manevi değerlerimizi kapsar.” Dolayısıyla anne babaların çocuklarını yetiştirirken karşılaşacakları eğitsel ve duygusal (psikolojik) sorunları çözmelerine yardımcı olmak, olası yanlış algılamaları azaltmak ve ne yapılacağı konusunda yol göstermek amacıyla kaleme alınan Ana Babanın Eğitimi Elkitabı, gözden kaçırılmaması gereken bir çalışma olarak karşımızda duruyor.

Son bir not olarak; İbrahim Ethem Başaran, “Demokrasi Ailede mi Yaşanmalı?” başlığı altında demokrasinin erdemlerinin altını özellikle çizip aile üyeleri arasındaki ilişki ve genel olarak da aile hayatındaki düzen söz konusu olduğunda, demokrasi hakkında, “Bazı sakıncalarına rağmen, insanlığın bulabildiği yaşama yollarının en iyisidir,” şeklindeki görüşünü belirtmiş. Ancak annelik ve babalık rolleriyle ilgili bölümlerde şöyle bir gruplama yer alıyor: “Evli bir kadının oynayacağı rolleri dört gruba ayırmak mümkündür. Birinci grupta kadınlık, ikinci grupta eşlik, üçüncü grupta da iş (çalışma) ile ilgili rolleri yer alır. Evli bir kadının dördüncü gruba giren rolleri ise annelik ile ilgilidir. (…) Evli bir erkeğin rolleri de dört gruba ayrılabilir. Birinci grupta erkeklik, ikinci grupta iş (çalışma), üçüncü grupta da eşlik rolleri yer alır. Evli erkeğin dördüncü gruba giren rolleri ise babalık ile ilgilidir.” Burada yazarın bir öncelik sıralaması yapıp yapmadığı tam olarak belli değil; ancak yine de rollerle ilgili bu gruplamada “evli bir erkeğin” de “evli bir kadın” gibi ikinci gruptaki rolünün iş mi, yoksa eşlik mi olması gerektiği tartışılabilir… Ne de olsa, “Çocuğa iyi bir yetişme ortamının hazırlanmasında önkoşul, anne ile babanın ilişkilerinin iyi olmasıdır. Eşlerin ilişkilerinin iyi olması, annelik-babalık görevlerini kaliteli yapmaları için de zorunludur.” Üstelik artık, “Geleneksel ailenin annelik, babalık rolleri, giderek demokratik ailenin rollerine dönüşmektedir.”

Ana Babanın Eğitimi Elkitabı
İbrahim Ethem Başaran
Remzi Kitabevi
264 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1980 Bursa doğumlu. Yayın hayatı sona erene kadar, yaklaşık dokuz yıl, aylık kitap ve eleştiri dergisi Virgül’ü çıkaran ekibin içinde yer aldı. Kanat Kitap'ın kuruluşundan itibaren editörlerinden biri olarak çalıştı. Çeşitli yayınevlerinde serbest editörlük yaptı. Şu sıralar, Açık Radyo'daki haftalık programlarına devam ediyor ve güncel edebiyat dergisi SabitFikir’in genel yayın yönetmenliğini sürdürüyor.

Yorum yaz