İyi Kitap

Fen ve teknolojinin keyifli olduğuna kim inanır ki?

Fen ve teknolojinin keyifli olduğuna kim inanır ki?

Tuğba ERİŞ

Toprak Işık’ı başarılı çocuk kitaplarından zaten tanıyoruz. Şimdi de yazar yönüyle mühendis yönünü birleştirdi; ilköğretim fen ve teknoloji konularını keyifli bir kurgu içinde çocuklara sevdirmek için kolları sıvadı. Serinin ilk kitabı Babam Okulun En Çalışkanı çıktı bile!

İlkokuldayken hayat bilgisi dersini sevmeyen var mıdır? Bana yoktur gibi geliyor. Peki ya fen bilgisini ya da matematiği? Bana çoktur gibi geliyor. Açıkçası, çocukken sosyal bilimlerin daha hayata içkin olduğunu, fen bilimleri ve matematiğin de gerçek yaşamdaki gereksinimlerimizle örtüşmeyen ve öğrenerek zaman harcadığımız disiplinler olduğunu düşünürdüm. Yaşamımda herhangi bir karşılığı olmayan bilgilere de kafamda yer yoktu!

Toprak Işık’ın Babam Okulun En Çalışkanı adlı kitabının başkahramanı Bertan da aynen böyle düşünüyor. İlköğretim beşinci sınıfta okuyan Bertan, girdiği her sınavda sonuncu oluyor. Öğretmeni Bertan’a vitaminlerin adlarını bile öğretememekten şikâyetçi. Bertan ise bilgisayarla uğraşmanın, program yazmanın, ders çalışmaktan daha yararlı olduğu görüşünde. En iyi arkadaşı ve okulun gözde öğrencilerinden Öykü’nün “Yağlarla karbonhidratlar enerji verir, vitaminler düzenleyicidir,” cümlesine, “Bunların hiçbirini bilmiyorum. Bunun da bir zararını görmüyorum,” diye yanıt verecek kadar da bu görüşünde kararlı ve inatçı.

Bertan’ın babası Cem Bey, şikâyetlerle geçen bir veli toplantısından sonra oğlunun bilgisayarını topladığı gibi işyerine götürmek üzere arabasına koyuyor. Bilgisayarından kopunca Bertan’ın derslerine çalışmaya başlacağına inancı tam. Ama Bertan için bilgisayarı tekrar icat etmek, onsuz bir yaşamdan çok daha kolay. Bilgisayar mühendisi olmak için fotosentezin ne olduğunu bilmesi gerekmediğini düşünüyor Bertan. Kurbağaların akciğer solunumunun yanından deri solunumu yaptığını bilmeyen babasına yanıtı da hazır: “Bunu bilmiyorsun, ama elektronik mühendisisin.” Hiç kullanmadığı ve kullanmayacağı bilgileri öğrenmenin, işine yaramayacak eşyaların sırtına yüklenmesi gibi olduğunu düşünüyor. Ama babasını ikna edemiyor tabii ki. Cem Bey ise karısını kaybettikten sonra pek toparlanamamış; yaşamının en önemli amacı, Bertan’ı iyi yetiştirmek. Bunu yapamadığını düşündüğü için de kahroluyor.

BABA OĞUL YER DEĞİŞTİRİYOR
Tartıştıkları bir akşamın sabahı uyandıklarındaysa olan oluyor, devran dönüyor. Cem Bey oğlunun bedeninde, Bertan ise babasının bedeninde kalkıyor yataktan. Bunun bir rüya olduğunu, uyanınca her şeyin eski haline döneceğini düşünüyorlar. Ama Cem Bey okula, Bertan da işe gitmek zorunda kalıyor. Cem Bey, yetişkinliğin getirdiği birikimle okulun çalışkanı Öykü’yü de geçerek fen ve teknolojiyle ilgili bilgi yarışmasına seçilirken; Bertan babasının özel hayatını ve çalıştığı mühendislik firmasındaki işleri birazcık da olsa karıştırıyor. (İlk kez hikâye edilmese de Toprak Işık’ın birbirlerinin bedeninde uyanan ebeveyn ve çocuk konusunu seçmesinin çok isabetli olduğunu düşündüm ben. Zira çocuk olmanın da baba olmanın da zorlukları ayrı; “empati” işte bu noktada devreye giriyor.)

Toprak Işık’ın, ilköğretim fen ve teknoloji konularını bir roman kurgusu içinde, okurken eğlendirerek anlattığı kitabı Babam Okulun En Çalışkanı, Bertan gibi düşünen birçokları için bir hazine âdeta. Sıkılmadan fen ve teknoloji öğreniyor, hem de bilgileri unutması zor biçimde kafanıza yerleştiriyorsunuz. Belki de temel sorun kaç yaşında olursak olalım, bize sunulan bilgileri ezberleyerek, edilgen bir biçimde öğrenmeye çalışmamız. Yorumlamadan, anlamlandırmadan ve bilgiyi bizzat kendimiz yapılandırmadan öğrendiklerimiz sabun köpüğü misali uçup gidiyor. Bertan’ın hikâyesi bu meseleyi sorgulatması açısından da önemli.

Babam Okulun En Çalışkanı heyecanla akan olay örgüsünün içinde canlılar ve hayata dair birçok bilgi kırıntısı barındırıyor. Fen bilimleriyle yıldızımın pek barışmaması nedeniyle olsa gerek, ben de birçok şeyi yeni öğrendim kitaptan: neredeyse her evde bulunan aşk merdiveni çiçeğinin bir eğreltiotu olduğunu; yarasanın bir kuş değil, uçan memeliler grubuna dâhil olduğunu; kurbağa yavrularının suda balıklar gibi solungaç solunumu yaptığını, ergin kurbağaların ise akciğer ve deri solunumu yaptığını vb.

Müjdeyi vermeden bitirmeyelim o zaman: Dizinin, madde ve değişim, fiziksel olaylar, Dünya ve Evren konularını işleyecek sonraki kitapları da yakında yayımlanacak. Sabırsızlıkla bekliyoruz.

Babam Okulun En Çalışkanı
Toprak Işık
Resimleyen: Doğan Gençsoy
Tudem Yayınları
128 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz