İyi Kitap

Yılbaşı armağanlarının en şahanesi

Yılbaşı armağanlarının en şahanesi

Pelin ÖZER

Gençlerin ve çocukların çok sevdiği asi yazar Christine Nöstlinger’den yeni yıl vesilesiyle armağan vermenin anlamı üzerine düşünmeye çağıran bir kitap: Mini ve Yılbaşı Armağanları. Yılbaşı coşkusunu ve armağanların güzelliğini bir arada yaşamak için…

Hayat boyu insanın çocuk yanını canlı tutan, çocukluğu heyecanla, tutkuyla eşitleyen bazı alışkanlıklar var. Bu alışkanlıkların tohumu da ilk yıllarda atılıyor. Genelde pek değişmeden sürüp gidiyor. İnsan ancak olgunlaştıkça anlıyor “yedisinde neysen yetmişinde osun” deyimini. Hayatımızın köşe taşları olan ritüellerde aldığımız roller karakterimizi belirliyor. Örneğin, armağan vermeyi seven insan hayatın her alanında eli açık olabiliyor da hep almayı bekleyen kişi, eli sıkılığıyla nam salıyor. Verdiği armağanı faydasına göre belirleyen kişi sürprizlerle arasına mesafe koyarken, armağanlarını sadece maddi değerine göre seçen biri ise o armağanı vereceği kişinin önceliklerinin önüne kendi satın alma gücünü yerleştirdiğini fark etmiyor bile. Bir de armağanını kendisi üreten; yaratıcı çözümlerle, kopyası olmayan o “tek” armağana zamanını, becerisini, yüreğini koyanlar var.

ARMAĞANLAR NE İŞE YARAR?
Kim sevmez yılbaşında, doğumgünlerinde, bayramlarda armağanlara boğulmayı… Düşünün ki kaç yıl yaşıyorsanız, o sayıda yılbaşı ve doğumgünü durağından geçeceksiniz ve hayat boyunca onlarca, yüzlerce, kim bilir belki binlerce armağan verilecek size. Ama bir de armağan vermek denen karşı yaka var. Siz de kimi zaman sürprizli, belki kimi zaman mecburi ya da üstünde pek de düşünmeye gerek duymadan armağanlar vereceksiniz yakınlarınıza. Tam da dünya yeni yıl hazırlıkları için bir kez daha kolları sıvamışken, gençlerin ve çocukların çok sevdiği asi yazar Christine Nöstlinger’in bu konuda çocuklara söyleyeceklerine kulak vermenin zamanı. Armağanın sadece mağazadan alınıp paketlenen bir şey değil, aynı zamanda yaratıcı bir etkinlik olduğunu gösteren Mini ve Yılbaşı Armağanları’nı okuyan herkes, el becerisi ve hayal gücü olanların, hayat boyu armağan verecek sermayeyi ellerinde tuttuğunu bir kez daha hatırlayacak.

MİNİ ŞİMDİ NE YAPACAK?
Günışığı Kitaplığı’ndan çıkan “Mini” serisinin beşinci kitabı olan Mini ve Yılbaşı Armağanları’nın resimleri, yazarın psikolog kızı Christiane Nöstlinger imzalı. Okul öncesi dönemdekiler için olduğu kadar okumaya yeni başlayan çocuklara da hitap eden bu seride, sekiz yaşındaki Hermine Zipfel’in hayatına konuk oluyoruz. Bu adı akılda tutmak pek kolay değil ama merak etmeyin, sadece okulun müdürü onu bu adla çağırıyor. Ağabeyi Martin’in ona uzun boyundan dolayı “Süpürge Sopası” diye seslendiğini saymazsak, herkes ona Mini diyor. Mini, önceki yıllarda yılbaşı armağanlarını hep anneannesinin ona verdiği parayla satın almış. Anneannesi, kime ne alınacağı konusunda da ona fikir veriyormuş. Pratik ve işe yarayacak şeyler… Annesine tencere, babasına iç çamaşırı, Martin’e çorap… Mini sadece renklerine karar veriyormuş. Belki hep aynı şeyleri almaktan sıkıldığı için, belki de işe yarayacak armağanlar vermenin karşısındakini pek de mutlu etmediğini fark etmeye başladığından, Mini yılbaşı ritüellerinde bir değişiklik yapmaya karar vermiş ve dokuz ay boyunca sıkı biçimde para biriktirmiş. Tıka basa dolmuş kumbarasını boşalttığında, herkese istediği armağanı alacak parası varmış artık. Annesine saç tokası, babasına küllük, Martin’e binici kamçısı…

Haftalar öncesinden armağanlarını özenle seçip paketleyip, dolabının dibinde saklayan Mini’nin en mutlu günleri, bir depremle sarsılmış ne yazık ki! Her şey annesinin saçlarını kısacık kestirmesiyle başlamış. Malum, yılbaşları yeni kararların alındığı, ertelenmiş kararların uygulamaya konulduğu dönemlerdir. Herkesin kendince bir listesi vardır, kimi zaman yeni yılın ilk haftası boyunca sürse de bu kararlar, Noel’e yakın alınır ve herkes kararlılığından geri adım atmayacağına emin gibidir. İşte Mini’nin babası da sigarayı bırakmaya tam böyle bir yeni yıl dönemecinde karar vermiş. Bu haberin Mini’yi ne kadar üzebileceğini aklına bile getirmemiştir muhtemelen. Martin ise anneannesinden yılbaşı armağanı olarak yirmi derslik binici kursu istemesine rağmen, gidip de dersleri izlediğinde, atların çok büyük ve tehlikeli birer canavar olduğuna karar vermiş. Böylece Mini aldığı hediyeleri değiştirmek için bir engelli koşuya başlamış…

Devamını merak edenler, hem alanı hem vereni çok mutlu eden formülü görmek isteyenler, verecekleri yeni armağanlar için ipuçları da bulacak bu kitapta. Para harcamadan da armağan verilebileceğini, ilgi, sevgi ve zamanla her sorunun aşılabileceğini görecekler. Ne mutlu ki insan büyüse de değişmeyen şeyler var ve onlar kimi zaman bir armağan biçiminde elden ele geçiyor.

Mini ve Yılbaşı Armağanları
Chtistine Nöstlinger
Resimleyen: Christiane Nöstlinger
Çeviren: Elif Alankuş
Günışığı Kitaplığı
64 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz