İyi Kitap

Carlo Collodi… Uzayan bir burundan fazlası!

Carlo Collodi… Uzayan bir burundan fazlası!

Simla SUNAY

Carlo Collodi’nin 1881’te yazdığı, bir çocuk gazetesinde tefrika edilen “Pinokyo – Bir Kuklanın Maceraları” ve dilimize bu sene çevrilen diğer çocuk öykü kitapları modern çocuk edebiyatının ilk adımlarındandır. Simla Sunay’dan Collodi’ye toplu bir bakış…

Dünya’da Alice Harikalar Diyarında yazılalı 20 yıl olmuş, Peter Pan henüz yazılmamış ama muhtemelen tohumları atılmışken, kahkaha ve gözyaşını bir arada barındıran, acayip hızlı ve hareketli akan, komik mi komik, neşeli mi neşeli, macera dolu çocuk kitabı Pinokyo doğdu. Nerede mi doğdu; tarımın, müziğin her türden sanatın beşiği İtalya’nın Toskana Vadisi’nde… Bugün aynı vadide, yazarın soyadını aldığı Collodi kasabasında, çocukların çok sevdiği büyük bir Pinokyo parkı var.

Pinokyo, özellikle çocuklar düşünülerek yazılan bir roman olması bakımından tarihi bir önem taşıyor. Jean Jacques Rousseau’nun da etkisiyle 19. yüzyıl, çocuk edebiyatının doğuşu ve gelişimi bakımından önemli bir yüzyıl. Dönemin sözlü anlatı sanatı olan masalların salt çocuklara yönelik üretilmediği aşikâr. Masalları çocuk edebiyatından saymamak bir yana dursun, Carlo Collodi’nin, Fransız yazar Charles Perrault’nun 17. yüzyılda derlediği Avrupa’daki peri masallarını (Uyuyan Güzel, Kırmızı Başlıklı Kız, Sindirella vb.) İtalyancaya çevirmesi nedeniyle bu hikâyelerden beslendiğini söylemek mümkün. Pinokyo’yu
her türlü beladan kurtaran ve sürekli affeden Mavi Peri’nin varlığı bunu kanıtlar nitelikte.

Collodi Pinokyo’yu henüz yazmamıştı ki aynı yüzyılda Grimm Kardeşler Almanya’da, Perrault’nun derlediğine benzer peri masallarını yeniden yorumlamaktaydı. Andersen, Danimarka’da özgün ancak peri masalları benzeri (Kurşun Asker, Denizkızı) öyküler yazmaktaydı. Mark Twain’lerin başını çektiği gerçekçi edebiyat ve Robert Louis Stevenson’ın yazdığı, 1883’te (Pinokyo ile aynı yıl) basılan Define Adası düşünüldüğünde ise yarattığı yeni ve fantastik dünya nedeniyle Pinokyo’yu modern çocuk edebiyatının ilk örneklerinden saymak mümkündür.

HEM FANTASTİK HEM GERÇEKÇİ
Her ne kadar didaktik öğeler içerse de son derece keyifli bir hikâyesi vardır Pinokyo’nun. Collodi, evet fantastik bir eser bırakmıştır ama çocuğa ve topluma bakış açısı epey gerçekçidir. Çocuk davranışlarını çok iyi gözlemlediği metinde açıkça belli olmaktadır. Çocuk karakterler yalan söyler, okulu asar, dövüşür ve söz dinlemez. Öyle ki romanın bel kemiğini, “Yalan söylemek, bir çocuğun sahip olabileceği en kötü huydur,” (s. 81) ifadesi oluşturur. Eğlence düşkünü ve tembel olan Pinokyo, Gepetto’ya ve Mavi Peri’ye her ne kadar minnet duysa da defalarca yanlış yola sapar, kandırılır ve hep pişman olur.

Kitabın başlarında Gepetto, her ferdinin adı Pinokyo olan bir aile tanımıştır vakti zamanında. Hallerinden memnunlardır. En zenginleri dilencidir! Bu nedenle kuklasına Pinokyo adını verir… Dönemin yoksulluğunu büyük bir başarı ile tarif eder Collodi. Gepetto aile değerlerinin olduğu kadar yoksulluğun, özverinin ve yardımlaşmanın simgesidir. Öyle ki oğlu gibi gördüğü kuklasına bir lokma yemek bulabilmek için yamalı paltosunu satıp kış günü gömleğiyle kalakalır. Pinokyo’nun ilk giysileri çiçek desenli kâğıttan bir gömlek, ağaç kabuğundan bir çift ayakkabı ve ekmek içinden bir beredir. Roman boyunca Pinokyo açlıkla terbiye olur. Açlık bir sorun olarak toplumda gözlenir.

Her ne kadar Gepetto oğluna kendi elleriyle şekil verse de onun kendine has karakteri vardır ve Pinokyo çevrenin etkisiyle pek çok hata yapar. Mahalle, arkadaşlar, jandarma, sanat, din, batıl inanışlar ve gelenekler, hepsi bir çocuk büyürken onda izler bırakır. Hayat kötü bir insan olalım diye pek çok tuzak kurar, asıl mesele bu tuzaklara düşmemektir. Collodi’yi inandırıcı kılan romanın ta başında yaramazlıklarına başlayan o kütük parçası değil midir? O ağaç parçası bir babanın elinde önce kukla, sonra da gerçek bir çocuk olacaktır elbet. Üstelik Pinokyo hata yapa yapa kavuşacaktır canlı bir insan olma hayaline.

Çocuk gerçekliği, yoksulluk derken, toplumsal eleştiri ve politik hiciv romanda sıkça karşımıza çıkar. Gepetto daha kuklasın yaptığı gün saçma bir nedenle tutuklanır ve sonrasında Pinokyo da pek çok kereler jandarmanın elinde hapsi boylar. Pinokyo’nun dev köpekbalığının midesinde tanıştığı Tonbalığı nasıl da fikirlerini savunur: “…ve siyasetçi tonbalıklarının dediği gibi, fikirlere saygı göstermek gerekir!” der. 130 yıl önce yazar Collodi bir çocuk kitabında fikir özgürlüğünü tartışmaktan kaçınmamıştır. Sayfa 98’de rüşvet meselesini işler. Pinokyo, İtalyan haklının neredeyse tüm zaaflarını simgeler.

PEMBE MAYMUN PEPE
İtalo Calvino her okuma listesinin Pinokyo ile başlaması gerektiği söyler. Tek eseri ile ünlenen Collodi’nin diğer eserlerine bakınca onun mizah yeteneği, çocuklara bakışındaki gerçekçilik, eğlence ve macera yazmakta zorlanmayan hayal gücü bir kez daha gözler önüne serilir.

En yeni Carlo Collodi eseri olarak Pembe Maymun Pepe Türkiye çocukları için Filiz Özdem’in başarılı çevirisi ve Emine Bora’nın çizimleriyle YKY’den çıktı. Büyümüş de Küçülmüş ve Ben Çocukken – Maskeli Şenlik ise tekrar baskılarını yaptı yapacak. Yazarın bu öyküleri belli ki önce yazılmış ve Pinokyo’ya giden süreci, beslenişi aktarıyor. Örneğin Pembe Maymun Pepe’de mavi perinin doğuşunu gözlemleyebiliriz. Pepe’nin huyları Pinokyo’ya benzerlik gösterir; öyle ki Pepe sözünde durmakta zorlanmaktadır: “Söyle bakalım Pepe, hiç yalan söyler misin?” “Bazen… Özellikle doğruyu söylemeye utandığımda…”

Büyümüş de Küçülmüş’de Collodi çocukların iç dünyalarını ne denli iyi tanıdığını ispatlar bize. Pinokyo’da rastlayacağımız türlü espriler, mizah dolu sahneler ve başını kazadan, kavgadan alamayan karakterler burada da vardır. Maskeli Şenlik’de ise yine başı dertten kurtulmayan çocuklar ve bol renkli, hareketli bir anlatım göze çarpar.

Collodi bütün bu eserleri ile bize bir çocuk kitabının nasıl olması gerektiğinin anahtarlarını vermektedir ta 130 yıl öncesinden. Hiç kuşkusuz, Disney’in öne çıkardığı, yalan söyledikçe burnu uzayan bir kukladan çok daha fazlasıdır anlattıkları.

Doğru söylemeye utanmadığımızda ortaya şu çıkacaktır; Collodi’nin 19. yüzyılın sonlarında çocuklar için yaratma imkânları bugün bir çocuk gazetesi dahi olmaya Türkiye’de yoktur.

Pinokyo’nun Maceraları
Carlo Collodi
Resimleyen: Emine Bora
Çeviren: Filiz Özdem
Yapı Kredi Yayınları, 204 sayfa

Pembe Maymun Pepe
Carlo Collodi
Resimleyen: Emine Bora
Çeviren: Filiz Özdem
Yapı Kredi Yayınları, 117 sayfa

Büyümüş de Küçülmüş
Carlo Collodi
Resimleyen: Emine Bora
Çeviren: Filiz Özdem
Yapı Kredi Yayınları, 67 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz