İyi Kitap

Bu karga başka karga…

Bu karga başka karga…

Nurduran DUMAN

Selçuk Demirel, hepimizin yakından tanıdığı La Fontaine kahramanlarına yeni bir soluk üflemiş Karga ile Tilki ve Cırcır Böceği ile Karınca adlı kitabında. Nefis resimlerle bezeli bu kitapta ezeli kahramanlarımız yepyeni kimliklerle çıkıyorlar okur karşısına.

Masal sevdiğini söyleyip de La Fontaine’den masallar dinlememiş, okumamış olan var mıdır? Hele de o meşhur “Karga ile Tilki”sini ya da “Cırcır Böceği ile Karınca”yı bilmeyen? Şimdi herkes bu kahramanları yeni bir bakış açısıyla okumaya, özellikle de görmeye hazır olsun. Selçuk Demirel yepyeni bir yorumla selamlıyor La Fontaine’i, hem yazıp hem de resimleyerek üstelik.

“Her dalkavuk bir alığın sırtından geçinir / Bu derse de fazla olmasa gerek bir peynir.” Böyle demiş eskilerden bir tilki o masalda, ama şimdi artık işin aslı pek öyle değil. Karganın adı Karga Efendi bir kere bu yeni olanda; kurnaz tilkinin yağcılık numarasına pabuç bırakmayan bir kahraman şimdi o. Güzel sesini gösterme fırsatını peynirini kaybetmeden değerlendirmeyi bilen, akıllı ve eğlenceli biri. Sormuyoruz ya, soracak olsak neden peynirini yemeyip ağzında tuttuğunu, “keyfimden” diyecek kadar da kendine güvenli.

Bunca değişimin nedeni iyi bir okur ve/veya masal dinleyicisi olması ya da büyüklerinin anlattıklarından kendine dersler çıkarması olabilir, çünkü tilki nasıl bilip kurnazlık planı yapıyorsa, karga da biliyor o eski masalı ve ona göre davranıyor. “Karga efendi peyniri saklamış ağacın kovuğuna, hazırlık yapıyordu, göstermek için ne menem sesi olduğunu.”

KARGA EFENDİ
Demirel’in kargaya “efendi” demesi, yetişkin okurlardan bugüne değin onu “hanımefendi” olarak düşüne gelenlerin dikkatini çekecektir. Bu artık yazarın masalı, bunlar da kitabın sayfalarında onun sözcük ve resimleriyle kişilik kazanmış karga ile tilkisi. Sayfalara tam boy yerleştirilmiş görseller bir şenlik. Sayfa 13’te gözü dönmüş tilkinin o dönmüş gözleri, sayfa 18’de karganın düşünce balonundaki kendi hayalinin şarkı söyleme heveslisi budala hali… Demirel’in Karga Efendi’si çok sevimli!

“Yazı sazla geçirdiniz /Şimdi de oynayın biraz.” La Fontaine’in karıncası böyle dese de “Bir karıncanın hatasını yüklememeli bütün karıncaların sırtına,” diyor Demirel’inki. O merhametli bir karınca. Belli ki o da karga gibi okumayı, masal dinlemeyi seven ve/ veya büyüklerinin yaşadıklarından ders çıkaran biri. Yaz sıcaklarında durmaksızın çalışma zevki ve gücünü Cırcır böceğinin şarkılarına borçlu olduğunu bilecek kadar değerbilir. Cırcır böceğine gelince, onun mutlu sonu ders olsun yetenekli insanların çevresindekilere de, ona saygı duyup destek versinler sanat aşkına. Şarkı söylemek cırcır böceğinin en doğal yeteneği, onun için soluk almak gibi… söylemezse yaşayamaz. Onun, Demirel’in masalında emeğinin karşılığında değer görmekten, en önemlisi de doğasının gereği olan sanatını icra etmekten mutlu olması sevindirici. Üstelik 46. sayfadaki resim öyle canlı ki siz de onlarla birlikte sobanın yanında ellerinizi ısıtmak istiyorsunuz.

Gene de 41. sayfa görselindeki cırcır böceğinin karlar üstündeki içe işleyen yalnızlığını kolay atamıyorsunuz içinizden. Bu etkilenmişliği de elbette, “desen” kitapları John Berger ile yaptığı ortak çalışmalarla bilinen, uluslararası alanda işlere imza atan nadir çizerlerimizden olan Demirel’in yumuşak, yuvarlak, sade çizgilerine, derdini doğrudan anlatan, söze gereksinim duymayan resimlerine borçluyuz.

Her iki masalın aslı da yer alıyor kitapta. Yorum-masalın peşi sıra geliyor her biri. Masal deyip geçmeyin; Karga, Tilki, Cırcır Böceği ve Karınca’nın yanı sıra çok özel bir kahraman daha var bu kitapta. İki masalın da Fransızcadan çevirisi Orhan Veli’ye ait. Ne büyük ne özel sürpriz! Seviniyor insan, zenginleşmiş hissediyor.

Jean de La Fontaine’den Karga ile Tilki ve
Cırcır Böceği ile Karınca
Selçuk Demirel
Yapı Kredi Yayınları, 50 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz