İyi Kitap

Çocuk doğası gereği asidir!

Çocuk doğası gereği asidir!

Şiirsel TAŞ

Dipnot Yayınları’nın bastığı Asi Çocuklara Öyküler, 20. yüzyıl radikal çocuk edebiyatından seçme parçalara yer veriyor. Çocuk edebiyatı alanında çalışan iki akademisyenin hazırladığı ve New York Üniversitesi’nin bastığı kitap, çocuk edebiyatının göz ardı edilen mecralarına pencere açıyor.

“Eğitimi inşa eden pedagoji değildir, politikadır. Eğitimin hedefini, etik ve felsefe, genel geçer değerlere göre belirlemez; egemen sınıf, iktidar amaçlarına göre belirler.” Siegfried Bernfeld

Çocuk ve gençlik edebiyatı, kurumsal eğitimin nesnesi olarak düşünülemezse de, mevcut sistem içinde bir araç olmaktan kurtaramaz kendini. En azından yaşadığımız ülkede, çocuğun edebiyata mesafeli durmasının temel nedeni de bu olsa gerek. Çocuk doğası gereği asidir! Kendisine dayatılanlara karşı başkaldırma eğilimindedir. İsyanı zaman içinde otorite tarafından bastırılır. İki yaşında ağzından düşürmediği “Hayır!”lar, çok geçmeden “Evet, tamam, peki, olur”lara dönüşür. Ergenlik döneminde yeniden şahlanır ama bu isyan da er geç bastırılır, sağa sola çarptıkça sivri köşeleriyle etrafını yaralamayacak hale gelene dek törpülenir de törpülenir. Sonunda torna tezgâhından çıkan birey, toplumda kendine bir “yer” edinebilmek için açmak zorunda olduğu kapının kurallar kilidine uyan bir anahtara dönüşür. Edebiyat da çoğu kez, söz konusu kurumsal yapı içinde buna alet edilir.

Sistematik kurumsal eğitim-öğretimin bir araç olarak kullandığı edebiyat, çocuğu politik olarak belirlenmiş toplumsal dizge içindeki yerine yaklaştırırken, aslında edebiyatın kendisinden giderek uzaklaştırır. Öte yandan, her bireyin kendine ait süreci yaşarken ana eksenden sapmasını –evet, yoldan çıkmasını– ara sokaklara girmesini, farklı perspektiflerden bakabilmesini sağlayan da kendi aklı, deneyimleri, paylaşımlarıyla birlikte okuduklarıdır. İşte bu cephede edebiyat, çocuğun ve gencin hayatında gerçek kimliğine kavuşur. Ve evet, çocuk edebiyatı pek tabii ki politiktir.

CAN ALICI KONULAR
Dipnot Yayınları’ndan çıkan Asi Çocuklara Öyküler: Radikal Çocuk Edebiyatından Seçme Parçalar adlı kitap tam da bu noktada son derece önemli. Çünkü editörlüğünü çocuk edebiyatı alanında araştırmaları olan iki akademisyenin, Julia L. Mickenberg ve Philip Nel’in üstlendiği, 20. yüzyıl radikal çocuk edebiyatından seçme parçaların yer aldığı kitap, aslında sistematik eğitim- öğretim kurumlarında, çocuklarla üzerinde tartışılsa ne iyi olur dedirten ırkçılık, cinsiyet ayrımcılığı, bilim ve ekoloji, sendikal haklar ve örgütlenme gibi can alıcı konuların ele alındığı metinlerden oluşuyor. Gelgelelim, bu metinler sözünü ettiğimiz o kurumsal yapının gerçekliği ve ideolojisiyle de fena halde çelişiyor. O halde? O halde bu kitabın yeri, muteber edebiyat kitaplarının çalıştaylarla belirlendiği, sınıflara göre seçilip onaylandığı kurumsal yapı olmayacaktır büyük ihtimalle (olabilirse ve ben de bu yazdıklarımdan ötürü mahcup düşersem ne âlâ). Ama şunu biliyorum ki Asi Çocuklara Öyküler hak ettiği itibarı kurumsal yapının dışında, çocuğun/ gencin gerçek hayatında bulacaktır.

Ve hemen ardından, büyük harflerle FAKAT diyorum…

Asi Çocuklara Öyküler (orijinal adıyla Tales for Little Rebels), birkaç yıl önce –internet sağ olsun– New York Üniversitesi tarafından basıldığını öğrendiğim, sonra da bir türlü alıp okumaya fırsat bulamadığım için vicdan azabı çektiğim bir kitaptı. Ne gariptir ki kitabın orijinali, Türkçe çevirisini okuduktan kısa süre sonra uğradığım kitabevinde bir sürpriz gibi karşıma çıktı. Bu tesadüfün önemi, kitabın Türkçe baskısıyla ilgili önemli birkaç eleştiriyi beraberinde getirmesinden
kaynaklanıyor. Öncelikle kitabın orijinalinde, çizimlerin eşlik ettiği 44 öykü/ parça var; Türkçe baskısındaysa hepi topu 18 metinle karşılaşıyoruz. Seçme parçalar arasından tekrardan bir seçme yapılmış olması, çeşitli nedenlerle yayınevinin tercihi olabilir elbette. Fakat kitabın orijinaline baktığınızda, her metnin başında Mickenberg ile Nel’in editör olarak düştükleri uzun açıklamalar var. Oysa kitabın Türkçe baskısında bulabildiğimiz, her metnin sonunda yer alan, yazarla ilgili beş altı satırlık açıklamadan ibaret. Dolayısıyla, kitabın Türkçe baskısını okur okumaz sağa sola tavsiye ederken konuştuğum arkadaşlarımdan birinin, “Metinler güzel ama değişen çok şey var, günümüz çocuğu için güncellenmesi gereken yazılar bunlar,” yorumunun altında yatan gerçeği ve kitapla ilgili sorunu ancak orijinal baskıyı incelerken anlayabiliyorum.

KİMLER OKUSUN?
Kitap aslında salt çocuklar için değil, çocukları bu metinlere yönlendirebilecek erişkinler, çocuk edebiyatıyla ilgilenenler ve aynı zamanda akademisyenler için yazılmış. Dolayısıyla asıl gerekli olan –1900’lerin başından bu yana pek çok şey değişmiş gibi görünse de, toplumsal dinamikler açısında özde değişen pek bir şey olmadığını düşünürseniz– daha güncel metinler yazmak değil, sadece metni ve yazarı tarihi arkaplanda doğru konumlandıracak ayrıntıları yakalamak. Devrim Evci’nin metinlere hakkını veren çevirisine ve yayınevinin kitabı Türkçeye kazandırmak için gösterdiği iyi niyete rağmen, kitabın Türkçe baskısı, sanırım çocuklar daha rahat okuyabilsin düşüncesinden yola çıkarak, sözünü ettiğimiz ayrıntılardan arındırılırken, ne yazık ki hedef okur kitlesi de daraltılmış ve kitap budana budana güdük bırakılmış. En eskisi 1907, en yakın tarihlisi 1982 yılında kaleme alınmış olan bu öyküleri okurken ya da çocuklarla bu metinler üzerinde tartışırken, editörlerin düştüğü notların kitapta yer almamasının eksikliği kesinlikle hissedilecektir.

Dahası, kitabın orijinalinde yer alan, Jack Zipes’ın okunmaya fazlasıyla değer önsözünün kitaptan çıkarılması da büyük bir kayıp olmuş. Kitabın kapsamı dışında kalan bir dönem olarak 20. yüzyıl sonları ve 21. yüzyılın başlangıcında, çocuk edebiyatındaki en önemli gelişmenin genel bir “radikal” eğilim göstermesi olduğuna dikkat çeken Zipes, bu dönemin önde gelen yazar-çizerlerinden örnekler verdiği önsözünde şöyle diyor: “… [İ]deolojik eğilimleri ne olursa olsun, yazarlar çocuklara karşı dürüst olmak istiyorlarsa ‘radikal’ niteliklere sahip ürünler vermek zorundalar.

Z i p e s ’ı n da vurguladığı gibi “Çocuklarımızı, onlar için uygun bulduğumuz edebiyatla ‘beslemeye’ çalıştık. Başka bir deyişle, yaşadıkları dünyayla ilgili ne düşünüp ne düşünmemeleri gerektiğini dikte eden sözel iletişim biçimleri ve basılı yönergelerle onları manipüle ettik.” Galiba artık, ya anahtar günün birinde kilide uymazsa korkusuyla çocukları hâlâ “radikal” metinlerle karşılaştırmaktan köşe bucak kaçtığımızı itiraf etme cesaretini bulmalıyız kendimizde; aksi takdirde kilit hep aynı kilit kalacak.

Yazmadan geçemeyeceğim bir başka
ayrıntı da orijinal kitabın kapağında
yer alan Crockett Johnson’ın
çizimine yapılan müdahaledir (iki
resim arasındaki farkları bulunuz).
Sanırım, bu da apayrı bir tartışma
konusu olmalıdır.
Asi Çocuklara Öyküler: Radikal Çocuk
Edebiyatından Seçme Parçalar
Kolektif
Hazırlayan: Julia K. Mickenberg, Philip Nel
Çeviren: Devrim Evci
Dipnot Yayınları, 240 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Can’lı Kitap Günleri: Çocuk kitapları tiyatro sahnesinde canlanıyor!

İstanbullu çocuklara bir müjdemiz var. Can Çocuk Yayınları ve Kumbaracı50 Çocuk işbirliği ile her yaştan çocuklar için Ocak ayından beri “Can’lı Kitap Günleri”
etkinliği düzenleniyor.

Çocuklara tiyatroyu sevdirmenin yanı sıra, özellikle tiyatroya gitme alışkanlığını kazandırmak amacıyla her ay düzenli olarak gerçekleştirilecek etkinlikte, Can Çocuk Yayınları’ndan seçilen bir öykü kitabının birkaç öyküsü ya da bir romanın belli bölümleri okunuyor ve aynı anda sahneleniyor. Ücretsiz olarak düzenlenen etkinlikler, çocukların sevdikleri eserlerdeki karakterleri oyun yoluyla da tanımalarını, okudukları ve dinledikleri eseri kukla, nesne vb materyallerle o anda zihin dünyalarında canlandırabilmelerini sağlıyor.

Her ayın son pazar günü Taksim, Tünel’deki Kumbaracı50 sahnesinde düzenlenen etkinliklerin ilkinde Sevim Ak’ın Toto ve Şemsiyesi kitabından iki öykü canlandırıldı. Şubat ayının son pazar gününde ise Can Göknil’in okul öncesi dönem için yazıp resimlediği kitaplar sahneye taşındı. Ayrıca oyunların bitiminde katılımcı çocuklar kitapların yazarlarıyla sohbet etme imkânı buldu.

“Can’lı Kitap Günleri”, ebeveynleri ve öğretmenleri her ayın son pazarını çocuklarıyla birlikte tiyatroda geçirmeye davet ediyor. Etkinliklerle ilgili ayrıntıları Can
Çocuk Yayınları’nın facebook sayfasından takip etmek mümkün.

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz