İyi Kitap

Doğu rüzgârının armağanı

Doğu rüzgârının armağanı

Sevin OKYAY

Bizim küçüklüğümüzde, hatta gençliğimizde, “Gökten İnen Melek” Mary Poppins, herkesin sevgilisi, hayatında tek bir dadı bile görmemiş olsa da her çocuğun ideal dadısıydı. Kelime Yayınları, günümüz çocukları da tanışsın diye Mary Poppins’i yeniden gökten indiriyor.

Kiraz Ağacı Sokağı on yedi numarada oturan Michael ve Jane, ikiz kardeşleri John ve Barbara bebeklerle birlikte yeni bir dadı bekliyor. Çünkü Katie Dadı siyah çantasını alarak çıkıp gitmiş. Aslında onu sevmiyorlarmış; yaşlıymış, şişmanmış, arap sabunu gibi kokuyormuş. Anneleri bütün gün gazetelere, dadı adayı yollasınlar diye yalvaran mektuplar yazmış. Babaları ise her gün olduğu gibi (pazarları ve banka tatilleri dışında) para kazanmaya şehre inmiş.

Böylece altı kişilik Banks ailesiyle tanışmış oluyoruz. Onlar yeni bir dadı yolu gözlerken, bir elinde çanta, diğerinde şapka olan bir kadın bahçe kapısından girer. Rüzgâr onu kaptığı gibi kapıya kadar uçurur. Yere bırakınca da ev baştan aşağı sallanır. Sonra misafirin anneleriyle birlikte yanlarına gelişini izlerler. Parlak, siyah saçlı, “zayıf ama büyük elli ve ayaklı, küçük, meraklı mavi gözlü” biridir misafir. Referans göstermemeyi kendine kural edinmiş olan, merdiven korkuluklarından yukarı doğru kaymayı beceren yeni dadıları Mary Poppins karşılarındadır.

SİHİRLİ BİR DADI
Kilimden yapılma çantası görünürde boş olduğu halde, içinden herkese göre tadı değişen bir şurup ve bir kamp yatağı dâhil, kendisine gerekli olabilecek her şeyi çıkaran dadı, Bankslerin evindeki hayatına başlar. Michael ona utana sıkıla, “Bizi bırakmayacaksın, değil mi?” diye sorunca da derin bir nefes alıp, “Rüzgârın yönü değişince gideceğim,” der.Çocuklar çok geçmeden onun kendini beğenmiş olduğunu, zaman zaman sert davrandığını ve sık sık onlara kızdığını öğrenirler. Özellikle yeni bir şey giyince aynalardan gözünü alamaz, iltifattan hoşlanır. Buna karşılık, her şeyi sihirli hale getirir.

Çay içmek, yepyeni bir anlam kazanır. Mary Poppins, yerlere resimler yapan kibritçi arkadaşı Bert’le bu resimlerden birinin içine girip çay içer, frambuazlı kek yer. Kahkaha gazı yüzünden havalanmış amcası Bay Peruk ile tavandaki çay partisine Michael ve Jane de katılır. Dadı hemen ardından da böyle bir şey “uyduruyorlar” diye onları azarlar.

Maceraların ardı arkası kesilmez: Komşu Bayan Lark’ın köpeği Andrew, onun tercümanlığıyla heyecanlı bir gelişme kaydeder. Dans eden Kınalı İnek ne yapsa bir türlü duramaz. Michael sadece kötülük yapmak istediği berbat bir gün geçirir. Babalarına çay içmeye şehre inince, “Kuşyemi iki peni! Kuşyemi iki peni!” diye bağıran Kuşçu Kadın’ı görürler. Bayan Corry’nin emsalsiz kurabiyelerinden yerler. John ve Barbara bacanın üstünde yaşayan sığırcık kuşuyla konuşur. Mary Poppins’in dolunaya rastlayan doğumgününü hayvanat bahçesinde kutlarlar. Ülker yıldız kümesinin ikinci çocuğu Maia ile Noel alışverişi yaparlar. Gerçekten de sihri okuyana bulaşan maceralardır bunlar.

Banks ailesinin Mary Poppins ile yaşadığı ilk macera 1934 yılında yayımlanmıştı. Kitabı P. L. Travers yazdı, Mary Shepard resimledi. Arkası da geldi tabii. İlk üç kitap Mary Poppins’in gelişini ve gidişini anlattı. Sonraki beş kitapta ise bu ziyaretlerdeki daha önce sözü edilmemiş maceralar ele alındı. P. L. Travers’ın dördüncü kitap Mary Poppins in the Park’ın girişinde dediği gibi, “Sonsuza kadar gelip gidemez (di) ki.” Sekiz kitaplık serinin iki kitabı Türkiye’de 1975’te Gökten İnen Melek ve Gökten İnen Meleğin Dönüşü adlarıyla Bozkurt Matbaası’nca yayımlanmıştı.

KİTAPTAN SİNEMAYA
1964 yapımı film de 1969’da, şu sıralarda bir var olma savaşı vermekte olan Emek Sineması’nda aynı adla gösterilmişti: “Mary Poppins / Gökten İnen Melek”. Kitabın başka film versiyonları da çekildi.

Mary Poppins, yeni basılan bu kitabın kapağında, “Gökten İnen Dadı” olarak resmedilmiş. Doğrusu, kitaptaki haline melek demek biraz zor. Aslında Mary Poppins deyince eskilerin gözünün önüne gelen sima da, filmde dadıyı oynayan İngiliz aktris Julie Andrews’un güler yüzüdür. Disney filminin Mary Poppins’i oydu. Filmdeki dadının kitaptakinden daha yumuşak, daha sevecen olduğu da bir gerçek. Şu işe bakın ki 1956’da “My Fair Lady”nin Eliza’sı olarak Broadway sahnesine çıkan Julie Andrews, 1965’te bir başka ve daha da meşhur bir müzikalin, “Sound of Music/Neşeli Günler”in Von Trapp çocuklarına bakan mürebbiyesi Maria olarak gönüllerde yer etmişti.

Mary Poppins
P. L. Travers
Çeviren: Gamze Bozkurt
Kelime Yayınları, 176 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz