İyi Kitap

Nerede olduğun, kim olduğun gerçeğini değiştirmiyor…

Pulitzer ödüllü, Küba asıllı Amerikalı yazar Oscar Hijuelos Kara Kafa’da, merkezine aidiyet sorununu koyduğu bir büyüme öyküsü anlatıyor. İster bir otobüse atlayarak, ister sadece hayal ederek evden kaçmak ve eve geri dönmek arasındaki o maceralı dönemi resmediyor.

Yankı ENKİ

Mark Twain’in ilk olarak 1884’te yayımlanan ünlü kitabı Huckleberry Finn’in Maceraları, yüz yılı aşkın bir zamandır bu eseri okuyan her yetişkinin yaşamında iz bırakmaya devam ediyor. Gençlerin belki de özdeşleştiği ilk kahramanlardan biridir Huck. Tabii ki arkadaşı Tom Sawyer da Huck ile beraber atıldığı maceralarla hepimizin hayal dünyasını zenginleştirmiştir.

Küba asıllı Amerikalı yazar Oscar Hijuelos da Mark Twain’in ve Huckleberry Finn’in edebiyattaki etkisini yücelten yazarlardan biri. Hijuelos, Pulitzer ödüllü bir yazar ve genç yetişkinlere hitaben yazdığı bu romanla, o da Mark Twain’i ve onun edebiyat dünyasına kazandırdıklarını ödüllendiriyor.

Kara Kafa’yı okurken, on beş yaşındaki bir gencin aile ve arkadaş çevresi gibi, akla ilk gelebilecek konuların etrafında dolaşıp kalmıyoruz sadece. Oscar Hijuelos, resme biraz daha geniş bir açıdan yaklaşıyor. Yazar, çok da parlak olmayan ekonomik ve sosyal şartların, kafası yaşının getirmiş olduğu birçok meseleyle zaten karışmış olan bir gencin aidiyet sorunlarını nasıl beslediğini gösteriyor bize. Bunu yaparken, okur ve romanı arasında bir mesafe bırakmıyor, samimi bir biçimde, gerçek hayatta, sokaklarda karşısında ne varsa hem diliyle hem de içeriğiyle aynı şekilde yansıtıyor romanının sayfalarında. 1960’lı yılların Amerika’sında geçen öyküde, on beş yaşındaki bir gencin o yıllarda tanık olmasının kaçınılmaz olduğu her şeyi paylaşıyor genç okurlarıyla.

Kara Kafa, konusundan önce adıyla dikkat çeken bir roman. Belki de bu yüzden kitabın ilk sayfasında bu argo deyimin anlamı paylaşılıyor bizimle. Kara kafa, “daha koyu tenliler tarafından, alay etmek amacıyla açık tenli erkeğe takılan isim” ya da “şehir hayatında yeterince uyanık olmayan kimse” veya “özellikle getto ortamlarında dışlanan kişi” anlamlarını taşıyor. Kahramanımız Rico Fuentes bu tanımların hepsini adeta bir lanet gibi taşıyor üzerinde. Küba asıllı ailesinin sosyal sorunları yetmiyormuş gibi, teninin renginden ve yaşadığı yerdeki insanlardan kaynaklanan sorunlarla da boğuşmak zorunda. O yaşlardaki birçok genç gibi, o da sorunlardan kaçmanın, yaşadığı yerden uzaklaşmanın hayalini kuruyor. Peki kaçmak, yollara düşmek ve aidiyetlerimizi terk etmek bir çözüm mü? İşte bunu tartışıyor Oscar Hijuelos.

KAÇMAK MÜMKÜN MÜ?

Rico’nun en büyük aidiyet sorunu ten rengi. O Küba asıllı bir genç olmasına rağmen beyaz tenli biri, yani ona taktıkları isimdeki gibi bir “kara kafa”. Alkol sorunu olan babasına yardım edemediğinin, annesini hayal kırıklığına uğrattığının, ana dili gibi konuşması gereken İspanyolcayı bir türlü öğrenemediğinin, ne beyaz tenli ne de siyahî vatandaşlarına, ne Latin ne de İrlanda kökenlilere ait olamadığının farkında. Karşısına çıkan ilk fırsatta da New York’tan çok uzaklara, Amerika’nın orta batısındaki Wisconsin’e, bir arkadaşının çiftliğine giderek kendine yeni bir hayat kurmaya karar veriyor. Bu yolculuğa tek başına değil, en yakın arkadaşlarından biri olan Jimmy ile beraber çıkıyor. Tıpkı Huckleberry Finn ile köle Jim’in birlikte kaçmaları gibi, o da uyuşturucu nedeniyle zor günler geçiren Jimmy’yi alıp götürüyor New York’un belalı sokaklarından.

Yeni bir hayat, sanki uzaklaştığı eski hayatından çok farklı olacakmış gibi görünse de, Rico hiçbir şeyin göründüğü kadar kolay olmadığının farkına varıyor günler geçtikçe. Yani belalı tipler, uyuşturucu sorunu, alkolik babalar sadece birkaç kilometre uzaklaşılarak kaçılacak meseleler değil. Yine de ağaçlardan gelen kuş sesleri bile Rico’ya Mark Twain’i hatırlatıyor. Kahramanımız hayallerinde Tom Sawyer ve Huck Finn’in hayatlarını yaşamaya devam ediyor. Ve tabii ki gün 311geliyor Rico aslında bu yeni hayata da yabancı olduğunu hissetmeye başlıyor.

Kara Kafa bir büyüme öyküsü anlatıyor. İster bir otobüse atlayarak, ister sadece hayallerimiz aracılığıyla evden kaçmak ve eve geri dönmek arasındaki o maceralı dönemi resmediyor. Kahramanımızın evine dönüp dönmediğini merak ediyorsanız ya da bir yerlere kaçmanın hayalini kuruyorsanız bu kitabı okuyun ve Rico’ya kulak verin: “Nerede olduğun, kim olduğun gerçeğini değiştirmiyor.”

 

 

 

 

 

 

 

 

Kara Kafa
Oscar Hijuelos
Çeviren: Alkım Doğan
Dex Yayınevi, 265 sayfa1

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1980’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi bölümünü bitirdikten sonra aynı üniversitede Kültürel İncelemeler yüksek lisans programında Gotik edebiyat üzerine hazırladığı teziyle master derecesini aldı. Gotik ve fantastik edebiyat hakkındaki yazıları Virgül, Özgür Edebiyat, Patika, Parşömen, Roman Kahramanları gibi dergilerde yayımlandı. Çeşitli yayınevlerinde editörlük ve yayın yönetmenliği yaptı. İyi Kitap, Sabitfikir, Remzi Kitap Gazetesi ve 221B gibi dergilerde yazarlık yapmaya devam ediyor.

Yorum yaz