İyi Kitap

Tilkilerle porsuklar bir arada yaşayabiliyorsa…

Bay Porsuk ile Bayan Tilki serisinin ikinci kitabı Taşınma Telaşı, modern yaşama ayna tutma işini
zarafetle üstlenen ama masalsı sıcaklığından zerre taviz vermeyen bir “hayvanlar âlemi” serüveni
sunuyor. Diğer yandan, kültürel önyargıların yıkılması üzerine bir mesajın da zeminini hazırlıyor.

Kutlukhan KUTLU

İnsanın düzenini değiştirmesi kolay şey değil. Özellikle de düzeni yeni yeni tanıyan, yeni yeni benimseyen çocuklar için korkutucu olabiliyor bu değişiklikler. Ne var ki bazen zorunlu hale geliyorlar; kaldı ki zaman zaman karanlığın içine adım atmayı göze almadan yeni kapılar açamıyor, düzenimizi sarsmadan yeni olasılıkların getireceği zenginlikleri de göremiyoruz.

Desen Yayınları’ndan çıkan “Bay Porsuk ile Bayan Tilki” serisi de işte böyle köklü bir düzen değişikliğini ele alıyor. Aile düzenindeki bir değişikliği. Ama bunu insanları hikâye ederek değil,
hayvanları hikâye ederek yapıyor: Bir tilki ailesiyle bir porsuk ailesinin, modern hayatta biz insanlarca giderek daha çok yaşanan bir krizden geçişini ve yeni bir düzene ayak uydurma çabasını anlatıyor.

Kendi yaşadığımız sorunları ve duyguları hayvanlara aktarmak, şöyle geri adım atıp da tabloyu daha açık görmemizi ve anlamamızı sağladığı için çok eskiden beri sevdiğimiz, benimsediğimiz
bir öykü anlatma geleneği. Öyle ki kendimizi hayvanların suretinde görüp baştan değerlendirmenin insan doğasının bir parçası olduğunu bile söyleyebiliriz! Böyle hikâyelerle bir bakıma, hayvanların doğallığında, kendi yaşantımızın karmaşıklığını sadeleştirmiş ve anlaşılır kılmış oluyoruz. Doğrusu Bayan Tilki ve kızı ile Bay Porsuk ve üç çocuğu da bu konuda epey iyi bir ayna oluşturuyor.

İKİ AİLE BİRLEŞİYOR
Serinin birinci kitabı olan Tanışma’da, Bayan Tilki ile kızı küçük Zıpır’ın, Bay Porsuk ve çocukları Uslu, Obur ve Bıdık’ın yanına yerleşme öyküsü anlatılıyordu. Bay Tilki’den ayrılmış olan Bayan Tilki ormanda kızıyla birlikte yaşarken, yuvaları avcılar tarafından bulununca evlerini terk etmek zorunda kalmış, kendilerine kalacak yer ararken bir porsuk yuvasına girmişlerdi. Eşini kaybetmiş
olan Bay Porsuk tarafından gösterilen büyük misafirperverlik ve Bayan Tilki ile Bay Porsuk’un çok iyi anlaşması sonucu, Tilki ailesi Porsukların yanına yerleşmiş, her iki tarafın çocuklarının
da bu düzen değişikliğine alışması gerekmişti.

Ama elbette ki alışmak öyle dünden bugüne şıp diye oluveren bir şey değil. Nitekim serinin ikinci kitabı olan Taşınma Telaşı’nda da alışma evresi sürüyor. Porsuk ailesinin iki büyük çocuğu
Uslu ve Obur, yeni kızkardeşleri Zıpır’ı epey benimsemiş durumda, minik kardeşleri Bıdık ise şüphesiz en hızlı uyum gösteren çocuk oluyor. Zıpır ise tek çocuk olduğundan, bu yeni hayata
o kadar kolay geçiş yapamıyor. Daha önce tamamen “ona ait” olan annesini başka çocuklarla paylaşmak Zıpır’a zor geliyor; hâlbuki porsuklar babalarını paylaşmaya zaten alışmışlar. Gelgelelim, sürekli kendi aralarında didişen Uslu ve Obur, Zıpır’a da kendi “didişme yöntemlerini” öğretmek gibi muzipçe hamlelerle bu değişikliğin yarattığı tedirginliği epey dengeliyorlar. Zıpır ise onları bir ağacın kovuğunu gizli karargâhları haline getirme konusunda cesaretlendiriyor.

YENİ BİR KÜLTÜRE UYUM SAĞLAMAK
Aslında kardeşleriyle çok eğlenen, ancak düzeninin değişmiş olması fikrinin kendisine pek alışamayan Zıpır, annesinden ayrılmış olan ve ilk kitapta ortalıkta görünmeyen gezgin babası Bay Tilki’nin çıkagelmesiyle epey seviniyor. Ancak babasının ziyareti ona belli bir güven ve neşe verse de, Zıpır’ın endişelerinin asıl ilacı, Bay Porsuk’un onu da artık kendi çocuklarından biri olarak gördüğünü anlaması oluyor.

Aslında “Bay Porsuk ile Bayan Tilki” serisi, sadece yeni bir aile düzenine değil, yeni bir kültüre uyum gösterme üzerine de öyküler anlatıyor. Özellikle Zıpır’ın tilkilerle porsukların birlikte yaşamak için yaratılmamış olduğu şeklindeki inancı, aslında çok da üstelemeden, kültürel önyargıların yıkılması üzerine bir mesajın da zeminini hazırlıyor.

Klasik fabl geleneğinde, mesaj veren bir kitap bu. Berrak da mesajlar veriyor, ama yine de bir “çizgi-ders” olmakla kalmıyor; kâh kendi dünyamızdan tanıdık gelen durumları, kâh iyi niyetli ama kusurları da olan sempatik karakterleriyle insanı içine çeken bir öykü kurmayı başarıyor. Bu başarıda tabii ki Fransız çizer Eve Tharlet’in suluboya resimlerinin payı büyük. Solgun ama sıcak yeşillerin, sarıların, kahverengilerin ve mavilerin başrolü üstlendiği o orman âlemi, içinde kaybolmak isteyeceğiniz bir dünya oluşturuyor.

Nihayetinde “Bay Porsuk ile Bayan Tilki” serisinin bu ikinci kitabı, bir kez daha modern yaşama ayna tutma işini zarafetle üstlenen ama masalsı sıcaklığından da zerre taviz vermeyen bir “hayvanlar âlemi” serüveni sunuyor.

Bay Porsuk ile Bayan Tilki 2
Taşınma Telaşı
Brigitte Luciani
Resimleyen: Eve Tharlet
Çeviren: Berfu Durukan
Desen Yayınları, 34 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz