İyi Kitap

Canlanan eserler…

Pearson Yayınları’nın dilimize kazandırdığı “Anholt Sanatçılar Serisi” beş kitaptan oluşuyor.
Leonardo da Vinci, Claude Monet, Edgar Degas, Picasso ve Vincent van Gogh’u konu alan
kitaplarda, ressamların yaşamlarından bir kesit onların eserleri eşliğinde öyküleniyor.

Zarife BİLİZ

Laurence Anholt 1959 doğumlu İngiliz bir yazar ve illüstratör. Yüzden fazla çocuk kitabına imza atmış, eserleri kırkın üzerinde dile çevrilmiş ve pek çok ödüle layık görülmüş olan bu sanatçıyla tanışmamızı, Pearson Yayınları’nın dilimize kazandırdığı bir seriye borçluyuz. Aslında serinin tek bir yaratıcısının olduğunu söylemek yanlış olur. Çünkü “Anholt Sanatçılar Serisi” adıyla yayımlanan bu dizide Laurence Anholt, dünyanın gelmiş geçmiş en önemli beş sanatçısıyla ilginç bir işbirliği yapmış. Bedenen artık dünyada olmayan bu ünlü sanatçıların hem yaşamöykülerinden hem de bize bıraktıkları, hepimizin aşina olduğu, klasikleşmiş eserlerinden faydalanarak gerçekten muhteşem kitaplar yaratmış.

Serimize konuk olan sanatçılar Leonardo da Vinci, Claude Monet, Edgar Degas, Picasso ve Vincent van Gogh. Her kitapta, sözü geçen ünlü sanatçının “yaşamından gerçek bir hikâye” anlatılıyor. Ancak öyküler kitapta, sanatçıların bu olaylar vesilesiyle yarattıkları eserlerin içine ya da aynı üslupla yaratılmış benzer mekânlara yerleştirilmiş. Yaşamöyküsel olaylar, bu olayların sonucunda ortaya çıkan eserlerle birlikte örülürken, illa ki bir yerlerde gözümüze çarpmış bu eserler yaşam ve mana kazanmış. Müthiş bir düşünce, tasarımsa çok başarılı. Anholt’un yazar olarak mahareti, eserlerin altında yatan gerçek yaşam öykülerinin izini sürüp, o yazarların kişiliklerine dair çok fazla şey ifade edenlerini seçmesi. Öyle ki her bir öykü o sanatçının yaşadığı dönemi, yaşam koşullarını ve bir yaratıcı olarak karakterini çok güzel tasvir ediyor. Ustalıkları ve şöhretleriyle ulaşılmaz görünen bu yaratıcıları aileden biri, hatta eleştirebileceğimiz yönleri olan kişiler olarak yakınımıza getiriyor. Ayrıca, gerçek hayata dayanan bu öykülerin hepsinin de kahramanının çocuk olması, küçük okurun özdeşlik kurmasını kolaylaştırıyor.

AYÇİÇEK ADAM
Anholt’un bir illüstratör olarak ne kadar yaratıcı ve mahir olduğunu gösterense, işte bu öykülemeyi yaparken, sayfalarda öykünün geçtiği mekân olarak, o yerlerin sanatçının düş gücünde şekillenmiş halini, yani bizzat sanatçıların ünlü eserlerini kullanması… Eserlerin hangi duygularla, hangi olaya istinaden, nasıl bir mutluluk ya da kederle yapıldığını, öyküdeki akış içinde, hem yazı hem de resim dilinin sayesinde anlıyoruz. Öykünün yardımıyla, bugün artık müze duvarlarını süsleyen birer nesne halini almış olan o eserlerle yakınlık kurabiliyoruz. Sanat eseri ve alımlayıcısı arasındaki uçurumu yok eden bu çabanın hele ki çocuklar için, onların sanatı sevmesi, sevebilmek için de bir anlama oturtabilmesi açısından ne kadar önemli olduğunu söylemeye gerek bile yok. Kaldı ki kitaplarda sözü geçen tüm eserleri bilmeme, çoğunu da zaten sevmeme rağmen, kitapları heyecanla okuduğumu ve sonra hepsine farklı, daha zengin ve daha samimi bir
algıyla baktığımı itiraf etmem lazım.

Bu kitabı çocuklarınızla birlikte okuduğunuzda (ki sizin de okuyacağınıza eminim), Van Gogh’un pek çok tablosuna konu olmuş Camille ve ailesini tanıyacak; Camille’in verdiği adla “Ayçiçek Adam”ın yalnızlığına, hem kendisinin hem resimlerinin nasıl toplum dışına itildiğine tanık olacaksınız. Picasso’nun çeşitli tablolarına ve bir de heykeline esin vermiş, içine kapanık, kendine güvensiz Sylvette’in ressamla olan dostluğunu ve bu dostluğun onun hayatını nasıl değiştirdiğini göreceksiniz. Belki de Degas size, bugün Louvre Müzesinde sergilenen ünlü “Küçük Dansçı”
heykeli nedeniyle, daha doğrusu o heykelin yapılış öyküsü nedeniyle çok bencil ve merhametsiz gelecek. Monet’nin, ünlü ressam Manet’nin yeğeni küçük Julie’yle olan dostluğunu okurken, Empresyonizmin ne menem bir şey olduğunu kitabın havasından anlayacak ve bazı insanların doğuştan ne kadar şanslı olduğunu düşüneceksiniz. Leonardo’nun iki çırağının başına ördüğü çorap, ustanın bilimsel buluşlarıyla ve uçma özlemiyle yakından tanışmanızı sağlayacak. Üstelik kitapların arka sayfasında ressamlara dair verilen kısa hayat öyküleri, onlara dair kafanızdaki resmi tamamlamanızı sağlayacak.

Evet, biliyorum, kitapları çok övdüm. Ne var ki bazı çalışmalar gerçekten övülmeyi hak ediyor. Şahsen, varlıkları benim içimi sevinçle dolduruyor…

Van Gogh ve Ayçiçekleri
Picasso ve Atkuyruğu Saçlı Kız
Laurence Anholt
Çeviren: Cemile Şenulubaş Tankurt
Pearson Yayınları, 31 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

lorem ipsum lorem ipsum lorem ipsum

Yorum yaz