İyi Kitap

Doğayla oyun oynamak…

Nice gizemiyle doğa çocuklar için en iyi öğretmendir. Eğitimci ve danışman Nuran Kansu’nun
hazırladığı Çocuğumla Doğadayız adlı kitap, dört mevsim doğada yapılabilecek yaratıcı etkinliklerle
sizi açık havaya, doğa ananın kucağına çağırıyor.

Elif ŞAHİN HAMİDİ

Oyun, çocukların dünyaya ve hayata açılan penceresidir. Oynadıkları oyunlar sayesinde yaratıcılıkları gelişir ve sosyal gelişimleri hız kazanır. Üstelik paylaşmayı ve işbirliğini de bu yolla öğrenirler. Oyun oynamak için en güzel ve en eğlenceli mekân ise hiç kuşkusuz “doğa”dır. Ağacı, kuşu, çiçeği, böceği, yağmuru, karı, güneşi ve nice gizemiyle doğa çocukların merakını, heyecanını ve araştırmacı ruhunu kamçılar; öğrenmeyi eğlenceli hale getirir; daha sağlıklı, daha mutlu ve daha yaratıcı bireylerin yetişmesine aracı olur. Eğitimci ve danışman Nuran Kansu’nun Çocuğumla Doğadayız adlı kitabı da işte bu noktaya vurgu yapıyor.

“Çocuğumun Zekâ Alanlarını Geliştiriyorum” alt başlığını taşıyan kitap; dört ayrı mevsimin güzelliklerini ve sürprizlerini yaşama şansına sahip olduğumuz bu coğrafyada, mevsime göre çocuklarla ne gibi etkinlikler yapılabileceği konusunda ebeveynlere yol gösteriyor. Kansu kitabında, çocuğun küçük yaşlarda ilgisini doğaya yöneltmeye yardımcı olan, doğa sevgisini aşılayan, zihinsel, duygusal ve bedensel gelişimini destekleyen, uygulaması bir hayli kolay etkinlikler sunuyor. Üstelik bu etkinlikler hem çocukları hem de anne babaları eğlendirmeye yarayacak cinsten. Öte yandan apartman dairelerine ve plazalardaki ofislere hapsolan ebeveynler için de doğaya açılan bir kapı aralıyor; bir an evvel o müebbet hapislikten kurtulmaya çağırıyor insanı. Anne babaları, çocuğunun elinden tutup arka bahçeye çıkmaya yahut en yakındaki parka koşmaya; kuşların, böceklerin, kurbağaların sesini dinlemeye; çiçekleri koklamaya, yağmurda ıslanmaya davet ediyor Nuran Kansu.
Çocukları bilgisayar ve televizyon ekranına esir olmaktan kurtarmak; o küçük parmakların klavyenin tuşlarına değil toprağa dokunmasını ve o parlayan gözlerin beyaz cama değil, doğanın eşsiz güzelliklerine odaklanmasını sağlamak adına da oldukça faydalı bir rehber sunuyor.

Kitaptaki doğa etkinliklerinin tümü okul öncesi ve ilköğretim çağındaki çocuklara yönelik ve bu aktiviteler dört mevsime göre ayrı ayrı bölümlerde ele alınıyor. Mevsimine uygun giyinip, gerekli malzemeleri temin ettikten sonra yağmur çamur, sıcak soğuk demeden her daim açık havada oynamak, bir etkinlik gerçekleştirmek mümkün. İhtiyaç duyacağınız malzemeler ise küçük bir not defteri, kalem, büyüteç, kavanoz, güneş kremi gibi gayet kolay bulunabilecek türden…

DÖRT MEVSİM ETKİNLİK
Kansu’nun mevsime göre sınıflandırdığı doğa etkinliklerinden örnekler verelim biraz da. Tabiatın derin kış uykusundan uyandığı ilkbaharda, çocuğunuzla birlikte bir bahar gezintisine çıkıp beş duyu organınızla yeniden canlanan dünyayı keşfe koyulabilir; bir büyüteç ve bir kavanoz kapıp arka bahçede böcek toplayıp onların gizemli dünyasına girebilirsiniz. Bahar yağmurunda beraberce ıslanıp, toprağın kokusunu ta içinize çekebilir, yağmurun ardından ortaya çıkan bir salyangozla karşılaşabilir ve onu yakından gözlemleme şansı yakalayabilirsiniz. Ya da kuşları inceleyebilir,
bahçedeki ağacın dalına asmak üzere bir kuşyemliği yapabilirsiniz. Sonbaharda, rengârenk yapraklar toplayıp bu yaprakların resmini çizebilir ya da onlardan bir hayvan, böcek veya çiçek oluşturabilirsiniz. Karahindiba çiçeğinin beyaz tüylerini üfleyerek eğlenebilir, güneşli bir sonbahar günü güneş saati yapabilir, böğürtlen toplayabilirisiniz. Kış mevsiminde ise mutlaka kardan
adam yapıp, kar tanelerinin eşsiz şekillerini inceleyebilir, kardaki ayak izlerinin hangi hayvana ait olduğunu tahmin etmeye çalışabilir, kardelen çiçeğiyle tanışabilirsiniz.

Gelelim yaz mevsimine… Çocuğunuzla beraber bir ağaca olabildiğince yakından bakmak, gövdesine, yapraklarına dokunmak ve onu hissetmek, her mevsim ziyaret ederek, geçirdiği dönüşüme şahit olmak gibi büyüleyici bir deneyim yaşayabilirsiniz. O halde derhal çocuğunuzun bir “ağaç arkadaş” edinmesini sağlayın ve ona bir isim verebileceğini söyleyin. Dallarına bir salıncak kurup sallanarak, ağaçların önemine dair biraz sohbet edebilirsiniz. Kavurucu yaz sıcağında ağaçların yaşamlarını sürdürebilmeleri için çocuğunuza sokağınızdaki ağaçları sulamasını önerin. Bir göl ya
da dere kenarında yürüyüşe çıkın ve güneşlenmek için kıyıya çıkan kurbağaların sesine kulak verin. Sonra da çocuğunuzdan, doğa günlüğüne bir kurbağa resmi çizmesini isteyebilirsiniz. Yaz aylarında etrafta bolca uğur böceğine rastlamak mümkün. Bu sevimli böceklerin kış uykusuna yattıklarını, etobur olduklarını biliyor muydunuz? İşte bu ilginç bilgiler eşliğinde çocuğunuzla birlikte uğur böceklerini inceleyin.

Hadi, bu tatilde hem onlara hem kendinize hem de doğaya bir şans verin; Çocuğumla Doğadayız’ı koltuğunuzun altına sıkıştırın ve atın kendinizi açık havaya…

Çocuğumla Doğadayız
Nuran Kansu
Elma Yayınevi, 88 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1979 doğumlu. 1998 yılında Trakya Üniversitesi EMYO Serigrafi Bölümünden, 2004 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın-Yayın Bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarından bu yana çeşitli mecralarda muhabir, editör, genel yayın yönetmeni olarak görev yaptı ve “yazma” eylemini hep sürdürdü. Kitap değerlendirme yazıları, yazarlarla yaptığı söyleşiler ve hazırladığı dosya konuları Remzi Kitap Gazetesi, Roman Kahramanları, İyi Kitap, Cumhuriyet Kitap Eki, SoL Kitap Eki, Aydınlık Kitap Eki, Varlık, Tempo Kitap, Arka Kapak, Trip Dergi, Sabitfikir, sabitfikir.com, kulturservisi.com, isimizgucumuzkitap.com, zeroistanbul.com, K24, gazeteduvar, sivilsayfalar.org gibi farklı mecralarda yayınlandı/yayınlanıyor. 2014 yılında Beta Yayınları tarafından yayımlanan “Sıradışı Uyumsuz Muhalif: Bir Entelektüeli Yitirmek/Vakur Kayador’un Ardından…” isimli kitapta, “Hep Vakur ve Hep Yalnızdı” başlıklı yazısıyla yer aldı. Henüz yayınlanmamış iki kolektif kitap çalışmasına katkıda bulundu. 2015-2018 yılları arasında Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Uzman olarak görev yaptı ve Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ile birlikte çalıştı. Aynı zamanda İnsan Hakları Anabilim Dalı-İnsan Hakları Yüksek Lisans Programı’nda, Kuçuradi’nin danışmanlığında “Gazetecinin İşi, Hak Gazeteciliği ve İnsan Hakları” başlıklı tezini tamamladı. Eşinin atanması nedeniyle Maltepe Üniversitesi’ndeki işinden ayrılmak zorunda kaldı. Şimdilerde Safranbolu’da yaşıyor ve okuyup yazma işini hevesle sürdürüyor.

Yorum yaz