İyi Kitap

Ziller yaz kampı için çalıyor

Tudem Yayınları’ndan çıkan Martı ve Savaş, Ekran Kaçkınları, Sokak Haberleri gibi kitaplarıyla
tanıdığımız Güldem Şahan’ın son kitabı Yaz Kampı, her çocuğun ve gencin içinde yatan kamp
hayalini harekete geçiriyor. Yaz sıcaklarında renkli düşlere dalmak için…

Nilay KAYA

Sinema, park, bilgisayar oyunları gibi sınırları belirli eğlence alanları ile okul, ev, dershane eksenine sıkışmış çocukluk ve ilkgençlik çağımızda, hepimiz bizi monoton hayatımızın dışına çıkaracak maceralar yaşamayı hayal etmişizdir. Özellikle de kitaplara ve filmlere düşkünsek o monotonluğu unutturacak macera senaryoları bilhassa renkli ve çeşitli kaynaklardan beslenir. “Afacan Beşler”, “Gizli Yediler” gibi serilerin etkisiyle dedektif kesilip civarda yıkılmaya yüz tutmuş köşklerde macera avına mı çıkmadık; yahut mahalle sakinlerinden en gizemli görünenlerine alternatif hayat hikâyeleri mi uydurmadık?

Kurulu düzenimize heyecan getirme konusunda tam güvence veren bir hadise de şüphesiz günün birinde bir yaz tatilinde yaz kampına gitme ihtimaliydi. Okuduğum bazı kitaplarda ya da izlediğim filmlerde aileleri tarafından “ceza” olarak yaz kampına gönderilen çocukların duyduğu üzüntüyü hiç anlamazdım, çünkü benim için en disiplinlisinden bir izci kampına gönderilmek bile barındırdığı macera potansiyeliyle son derece tatlı bir ihtimaldi. Üstelik bu kitapların ve filmlerin çoğunda ceza niyetine kampa gelen çocuk, kampla ilgili bütün önyargılarının boşa çıktığını görüyor ve hayat boyu unutamayacağı türden bir deneyim yaşıyor, bizim gibi, kurmaca dünyasının dışında kalan gerçek dünya fanilerinin kamp hayallerini daha da ihtiraslı hale getiriyordu.

Kamp hayallerimizi kamçılayacak bir eser daha var şimdi karşımızda. Tudem Yayınları’ndan çıkan Martı ve Savaş, Ekran Kaçkınları, Sokak Haberleri gibi kitaplarıyla tanıdığımız Güldem Şahan’ın son kitabı Yaz Kampı, her çocuğun ve gencin içinde yatan kamp hayalini harekete geçiriyor. Bu kampta bizi sadece gündelik hayatımızda rastlayamayacağımız türden gizemli maceralar beklemiyor; ilk özlem, aşk, kıskançlık, yepyeni dostluklar, bol bol doğa kokusu ve eğlence de huzurlarımızda. Gelin, kitabın ana kahramanı Güven’in ve arkadaşlarının yaz rüyasına biraz daha yakından tanıklık edelim.

Bir gün İngilizce dersinde öğretmenleri yaz tatilindeki kampın tanıtım broşürlerini dağıtıp bu konuyu ailelerine danışmalarını ister. İlk başta babası kamp konusunu kuru bir “bakarız”la
geçiştirirken, annesi Güven’in henüz ailesinden bu kadar uzun süre ayrı kalabilecek yaşta olmadığını düşünürek bu fikre sıcak bakmaz, üstelik Güven tam on beş yaşında olduğu halde… Ne
var ki Güven onları ikna etmenin bir yolunu bulacaktır. Üstelik kamp için gün saydığı okulun son zamanlarında, derslerine daha çok odaklanarak kampın nimetlerini henüz kamp başlamadan görmeye başlar. En yakın arkadaşı Can’ın ve zaman zaman onu sinirlendirse de çok hoşlandığı Elif ’in de kampa katılacak olması heyecanını artırır.

KAMPTA BİZİ NELER BEKLER?
Kamp, tanıtım broşürlerinde sunulduğu kadar bol etkinlikli, cazip bir yerdir: Tenis kortlarından voleybol sahalarına, çeşitli su sporlarından bilgi yarışmalı ve müzikli derslere, o yaştaki gençlerin bir kampta arayacağı her şey vardır. Hele pazar geceleri yaptıkları, açık havadaki sinema keyfine diyecek yoktur. Başka şehirlerden gelen öğrencilerle de tanışıp arkadaş olma şansı bulan Güven ve arkadaşları, Kazdağları’nın eteğindeki bu kampta eşsiz bir doğal güzelliğin tadını çıkarırlarken, siyanür tehdidi altındaki yörenin geleceği hakkında bilinçlenirler. Hayatında ilk defa yunus
gören Güven, büyülendiği bu canlıların soyunun tükenmemesi için henüz kamptan dönmeden hummalı bir kampanya hazırlama sürecine girer.

Güven ve arkadaşlarını kampta sadece eğlenceli etkinliklerin beklediğini sanmayın. Güven çok iyi anlaştığını düşündüğü arkadaşlarıyla aynı çadırda yaşarken, sorumluluk ve ortak yaşam konusunda yeni fikirler edinir. Keza çok sevdiği ve tanıdığını düşündüğü insanlarla olan ilişkilerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalır. İnsanlar hakkındaki önyargılarını ters yüz eden olaylar yaşarken, hayatın beklenmedik yönleriyle güzel olduğunu belki de ilk kez o yaz kampında düşünür, kendini de daha çok tanıma fırsatı bulur. Kamp süresi boyunca geceleri sessizce beliren, çadırların önünden eşyaları alıp yerlerini değiştiren gizemli kişinin yarattığı heyecan ve bu işin esrar perdesi aralandığında karşılaştıkları sürpriz, Güven ve arkadaşlarının hayat boyu unutamayacakları bir deneyimdir.

Yaz tatiline yeni girdiğimiz şu günlerde Yaz Kampı’nın kampa davet çağrısına kulak vermemek mümkün değil, çünkü bu kamp sizi hem yazının başında hep aradığımı söylediğim, sıradan hayatın dışına çıkaran bir macera, hem de tuhaf bir ikilemle, hayatın bir minyatürü…

Yaz Kampı
Güldem Şahan
Tudem Yayınları, 168 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz