İyi Kitap

Aşkın ve hayatın sırları

Nicky Pellegrino’nun İtalyan Düğünü adlı kitabının kapağında, “Bir İtalyan yemeği kadar lezzetli
ve bir İtalyan ailesi kadar neşeli bu kitabı mutlaka okuyun!” yazıyor. Aşkı ve ıstırabı sıcacık bir dille
anlatan kitap, gerçek yemek tarifleriyle soslanmış. Keyifli bir yaz okuması…

Şadiye NARİN

Bazı kitaplar vardır, okurken  mutlaka bir şeyler atıştırmak ihtiyacı hissedersiniz; bir parça çikolata, çayın yanında birkaç kurabiye ya da meyve… Okuduğunuz kitabın kahramanlarının yaşadığı maceralar ve yiyip içtikleriyle paralel bir yeme isteğidir bu. Nicky Pellegrino’nun İtalyan Düğünü adlı romanı da bu kitaplardan biri. Pellegrino, hayatı, İtalyan makarnalarının eşsiz soslarındaki çeşitliliği andırırcasına aşk, geçmiş, dostluklar, acı, düşmanlıklar ve geleceğin bir karışımı olarak eğlenceli, içten ve akıcı bir dille anlatıyor. Geçmişin kederiyle geleceğin endişesinin ortasında, aslında tam da hayatın ortasında, aşkın en olmadık yerde gelip Pieta’nın aklına düşmesiyle başlıyor hikâye.

İtalyan bir babayla İngiliz bir annenin kızı olan Pieta Martinelli, kız kardeşi, anne ve babasıyla birlikte Londra’da yaşamaktadır. Ünlü bir gelinlikçinin yanında çalışan Pieata’nın hayali bir gün kendi modaevini açmaktır. Kız kardeşi Addolorata ise annesiyle babasının Londra’ya geldiklerinde açtıkları “Küçük İtalya” adlı restoranı işletmektedir ve yakında evlenecektir. Küçük İtalya’nın bulunduğu sokakta, sahibi Pieata’nın babası gibi İtalyan olmasına karşın onunla araları yıllardır bozuk olan Gianfranco De Matteo’nun, İtalya’dan getirttiği gıda ürünlerini sattığı şarküteri dükkânı
bulunmaktadır. Bu iki ailenin arası öyle açıktır ki Pieta’nın babası, çocuklarının De Matteo’nun ailesindekilerle konuşmasına bile izin vermez. Hayat bu şekilde devam ederken, Gianfranco
DeMatteo’nun oğlu Michael’in nişanlısı bir gün Pieta’nın çalıştığı modaevine gelip gelinlik sipariş eder ve Pieta ile birlikte bütün ailesinin kaderi böylece değişir. Bu karşılaşmanın ardından
yaşananlar, Pieta’nın hislerinin peşinden, anne ve babasının geçmişine doğru bir yolculuğa çıkmasına vesile olur. Bu yolculukta babasıyla Gianfranco arasındaki nefretin sebeplerini de bulmayı umut etmektedir, nitekim yolculuğun sonunda, bununla birlikte daha pek çok sırrı da öğrenecektir.

İtalyan Düğünü okurken kendinizi kaptırıp çok keyif aldığınız, sonunun nereye varacağını bilmeden  kapıldığınız bir aşkın peşinden sayfalarını merakla çevirdiğiniz bir roman. Ama bütün bunların yanında, size hayatınızı nasıl yaşadığınızı, hayat geçip giderken sizi yolunuzdan alıkoyan şeylerin neler olduğunu, cesaretinizin nerede kırıldığını, baktığınız yerden anne ve babanıza ilişkin yargılarınızın doğru olup olamayacağını da sorgulatan bir kitap. Anne ve babamızı sadece bizi büyüten, besleyen ve her koşulda sevmek zorunda olan insanlar olarak görmenin ne kadar doğru olduğunu düşünmeye başlıyor insan kitap bittikten sonra. Ebeveynlerinin evlenip çoluk çocuğa karışmadan önce nasıl bir geçmişleri olduğunu, neler yaşadıklarını merak etmemiş, öğrenmeye kalkışmamış çocukların, yıllar sonra onları kimi seçimlerinden ötürü suçlamalarının pek de doğru olmadığını da gösteriyor. Ayrıca baktığımız yer bizim dünyamız ve bizim zamanımız; buradan geçmişe, hem de bir başkasının geçmişine bakıp onu yargılamak ne kadar doğru bir şey olabilir ki?

Aynı zamanda Pieata’nın yarı İtalyan yarı İngiliz ailesinin, bütün farklılıklara rağmen bir arada büyük bir aile olabilmelerinin de hikâyesi İtalyan Düğünü. Kitapta, İtalyan ailelere ilişkin
pek çok ayrıntı da var. İtalyanların sürekli yemek hakkında konuşmaları, yemek tariflerinin İngilizlere nazaran daha çetrefilli, yemek sofralarının da daha kalabalık ve gürültülü olması gibi…

Kitapta verilen gerçek yemek tarifleri İtalyan mutfağı hakkında iyi kötü bir bilgiye sahip olmanızı sağlıyor. Öte yandan merakı da körüklüyor. İtalya’ya birkaç haftalık bir geziyle bu mutfağın tadını çıkarmanın düşlerini kuruyor insan. Romanın kurgusu içindeki geri dönüşlerle İtalya’ya ve İtalya’daki gündelik hayata dair verilen ayrıntıların da bu düşteki katkısı yadsınamaz.

Tıpkı aşk gibi, kolay bir yemek tarifiyle başlayıp daha zor yemek tarifleriyle devam eden ve hayatın akışı içinde seçimlerimizin sadece bize ait olmadığını, bir aile olabilmek için o aile içindeki herkesin birbirini kollaması gerektiğinin altını çizen İtalyan Düğünü, bu yaz sıcaklarında keyifli bir okuma için iyi bir tercih olabilir.

İtalyan Düğünü
Nicky Pellegrino
Çeviren: Gamze Varım
Doğan Kitap, 340 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz