İyi Kitap

Louisa May Alcott’un 1868’de kalem aldığı Küçük Kadınlar’ın devamı niteliğindeki İyi Hanımlar,
klasik eserlerin yapması gerekeni yapıyor ve kadın-erkek ilişkilerini, kadınların kendilerine hayatta
bir yol çizme çabalarını zamanın ötesinde bir bakış açısıyla anlatıyor.

Elif İNCE

Edebiyat klasiklerinin popüler televizyon dizilerine dönüşmesi furyası, kitapçılarda kulak misafiri olabileceğiniz, “Aa anne bak, Aşk-ı Memnu’nun kitabı çıkmış,” gibi tuhaf (!) konuşmaları
da beraberinde getirdi. Aslıyla alakası kalmamacasına çekiştirilip biçimsizleştirilen bu romanlar arasında, Louisa May Alcott imzalı Amerikan klasiği Küçük Kadınlar da bulunuyor. Televizyon seyircisi onları, başlarına gelmedik felaket kalmayan bir aile olarak tanıdı; hâlbuki kitabın sayfalarını aralayacak olursanız bu hanımların aile, dostluk ve hayat hakkında söyleyecek bambaşka şeyleri var.

Alcott’un Amerikan İç Savaşı’nın ardından 1868’de genç hanımlara yönelik olarak, esasen edebi değil ekonomik kaygılarla yazdığı Küçük Kadınlar, her yaştan okuyucu tarafından öyle olağanüstü bir ilgiyle karşılanır ki, ertesi sene İyi Hanımlar adlı bir devam romanı yazar Alcott. Küçük Kadınlar, babaları savaşta olan March ailesinin dört genç kızının birbirlerine ve annelerine
tutunarak hayatla ve parasızlıkla mücadelelerini anlatırken, İyi Hanımlar büyüyüp kendileri de birer aile kuracak yaşa gelen kızları bekleyen hayatları ele alır. Aile içi ilişkileri aynı sağlamlıkta ve sıcaklıkta devam etse de karşılaşacakları farklı seçimler ve farklı sorunlar vardır artık.

KADINLIK ROLLERİ
Adından da anlaşılabileceği gibi, İyi Hanımlar’ın merkezinde hem nasıl iyi bir hanımefendi hem de nasıl iyi bir eş olunacağı konuları yer alıyor. Neredeyse 150 yıl önce yazılmış olduğunu
göz önünde bulunduracak olursak, kitabın günümüzün okuyan, çalışan modern “küçük kadınlarına” söyleyecek pek fazla şeyi olmadığı düşünülebilir. Şaşırtıcı olansa, Alcott’un kadınerkek
ilişkilerini zamanının ötesinde bir feminist bakış açısıyla ele alarak, temelde bugünkünden çok da farklı olmayan bir tablo çizmesi. Örneğin, ikizleri doğduktan sonra kendini tamamen
onlara adayarak kocasına vakit ayırmayı ihmal eden Meg’in mutsuzluğunu çözen, evde daha akılcı bir işbölümü ve eşlerin birbirleri için zaman ayırmayı öğrenmesi olur. Zengin bir evlilik yapmak isteyen uçarı, güzellik meraklısı Amy’nin ayakları ise zamanla daha yere basar hale gelir ve aşka inancı tazelenir. Kızlarını seçimlerinde olabildiğince özgür bırakan, ancak kendisine ihtiyaç duyduklarında da onların yanında olan anne karakteri Bayan March, en büyük kızı Meg’e “Kadın olduğun için kendini dört duvar arasına mahkûm etme, çevrende neler olup bittiğini anlamaya çalış, kendini eğit, dünyada bir yerin olsun, çünkü bu hem seni hem de çevrendekileri etkiler,” derken, Louisa May Alcott kadına biçilmiş rollere de güzelce meydan okumaktadır.

DÜNYADA BİR YER EDİNMEK
Yolculuk teması da İyi Hanımlar’da önemli bir yer tutar. Kimi aşk acısından, kimi gösteriş merakından, kimi de öğrenme telaşından yollara düşen karakterler, en büyük mesafeyi kendi
içlerinde katederken, kendileri için hayatta esas neyin önemli olduğunu keşfederler. Kitap, bu yolculuklar sırasında savurganlığın, parayı hayatın merkezine koymanın, olmadığı biriymiş gibi görünmenin, hoppalığın bir hanımefendide arzu edilen özellikler olmaması, buna karşın dostluk, sahicilik, samimiyet gibi manevi zenginliklerin değeri üzerine pek çok ahlaki mesaj verir. Ancak esas mesajı, Bayan March’ın bilgece öğüdünde de olduğu gibi, insanın dünyada kendine bir yer edinmesi, kendine ait bir hikâyesi olması üzerinedir; kitabın, yazıldığı dönemi aşıp bugüne ulaşması da bundan ileri gelir.

Romanın genelinde ve özellikle başına buyruk, yazmaya meraklı Jo karakterinde, Alcott’un hayatından otobiyografik izler bulmak mümkündür. Dolayısıyla kitap genç kızlık halleri ve hayalleri, kardeşler arası ilişkiler ve çekişmeler gibi açılardan oldukça gerçekçi olmakla beraber, bir o kadar da saf ve gerçeklikten uzak bir bakış açısına sahiptir; zira kötü karakterler, ihanetler, iftiralar yoktur kitapta. Kim bilir, belki kitabın çekiciliği de kimsenin kötü olmadığı böyle bir dünyaya özlemden ileri gelmektedir. Velhasıl, hem masal hem de gerçek tadındaki bu kitap, akşamları rahat bir koltukta, yanında soğuk süt ve kurabiyeyle iyi gidecektir.

İyi Hanımlar
Louisa May Alcott
Çeviren: Cevdet Serbest
İş Kültür Yayınları, 332 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz