İyi Kitap

Yeter Perisi yetişşşşşşş!

Bir matematik problemi: “Bir anneyle kızının yaşları toplamı 51, aralarındaki yaş farkı 31’dir. Bu
annenin kızına Vejetaryen Külkedisi’ni oku(t)mak için kaç yıl beklemesi gerekir?” Vejetaryen
Külkedisi, klasik bir masala toplumsal cinsiyet rollerini sorgulayan cesur bir yorum getiriyor.

Şiirsel TAŞ

“Şu Külkedisi’nin ayağındaki camdan ayakkabının teki saat on iki olunca kayboluyor da, merdivende kalan ayakkabı neden kaybolmuyor?” sorusunu sorduğunda kızım kaç yaşındaydı şimdi hatırlamıyorum. Epeyce uzun zamandan beri masallardaki prensprenses kalıbı üzerinden dönen bir muhabbet vardı aramızda zaten. Hatta anaokulu servisini beklerken sıkılmamak için “Pantolonlu Prenses” adlı bir kahraman uydurup birbirimize onun öykülerini anlatmaya başlamıştık.

Sonrasında Babette Cole’un “Princess Smartypants” kitaplarını görüp de hayal kahramanımızın adıyla sanıyla gerçek bir kitap kahramanı olduğunu fark ettiğimde, hem azıcık haset olmuş hem de sevinmiştim. Demek, biz sadece uydurma aşamasında kalmış olsak da, “Pantolonlu Prenses” öyküleri çocuklara ulaşmıştı zaten. Derken geçen yıl Necdet Neydim’in çocuklara, “Prens olsaydın, prensesin seni kurtarmasını ister miydin?” ya da “Prenses olsaydın, prensi kurtarmak ister miydin?” sorusunu sorduğu bir etkinliğe katılan kızım, birkaç gün sonra elinde okul kütüphanesinden aldığı İngilizce bir kitap (East of the Sun, West of the Moon) ve yüzünde hınzır bir gülümsemeyle yanımda bitiverdi: “Prensesin prensi kurtardığı bir kitap buldum sonunda!” Eski bir Norveç
masalı uyarlamasıydı bu. Trol kraliçe tarafından beyaz bir ayıya dönüştürülen prensi kurtaran bir genç kızı anlatıyordu. Çok geçmeden aynı bağlamda çarpıcı bir metin daha okuduk: Jeanne Dessy’nin “Kendi Ayakları Üzerinde Durabilen Prenses” adlı öyküsünü (Asi Çocuklara Öyküler, Dipnot Yayınları). Kanımca bu metnin en sıra dışı tarafı, masalda prensesin prensi falan değil, bizzat kendini kurtarmasıydı. Kimin kimi kurtardığı kalıbını yıkma çabası kadar, bir kurtarıcı bekleyişinde olma geleneğinin de fark edilip deşilmesinin zamanı geldi diye düşünüyordum ki… Vejetaryen Külkedisi ile Yeter Perisi çıkageldi.

ÇIPLAK AYAKLI KÜLKEDİSİ
Yazar Nunila Lopez Salamero ile çizer Miriam Cameros Sierra’nın Vejetaryen Külkedisi adlı masalı da “bir kendini kurtarış öyküsü.” Kitap, bildiğiniz Külkedisi masalının sonuyla başlıyor.
Külkedisi çıplak ayak (!) çılgınca dans edip eğlendiği balodan döndüğünün ertesi günü, prensin gönderdiği cam ayakkabıları buluyor karşısında. Dar gelen cam pabuçları zor bela ayağına geçiren Külkedisi muradına erip prensle evleniyor. Sonra mı? Sonra ayağında cam pabuçlar, mutfağa girip keklik pişirmeye başlıyor. Çünkü kendisi etyemez olsa da, kocası keklik yemeyi seviyor. Gelgelelim prens Külkedisi’nin elinden çıkan yemekleri beğenmiyor. Ondan sonra mı? “Ayak tabanı ise yara bere içindeydi. Bu korkunç bir şeydi! Çünkü ayak tabanımız tüm organlarımızın aynasıdır. Bu yaralı organlarla ne yapıyoruz? Köreltilmiş rahim, ezilmiş göğüs, kırılmış kalp.”

Bir gün Külkedisi içini dökmeye karar veriyor, eşe dosta akıl danışıyor ama her kafadan farklı bir ses çıktığı için kafası karışıyor. Nihayet bir kasabın satırı altında parçalanan keklikleri
gördüğünde aklı başına geliyor. “Yeter!” diye bağırması üzerine Yeter Perisi yanı başında beliriyor. Peki sonra? Sonrasını anlatmam. Herkes kendi okusun. Sadece birkaç ipucu: Bolca
dans, çıplak ayaklar, özgür keklikler…

Bu arada, kitabın kapağında göreceğiniz “Büyüklere Gerçekçi Bir Masal” alt başlığına takılmayın. Gördüğüm kadarıyla kitabın orijinal ismi “Keklik Yemeyen Külkedisi” ve bu masalı okumak
için o kadar da büyük olmanız gerekmiyor. Kaldı ki, son sayfalarda yer alan, kitabın fikren ve fiilen nasıl ortaya çıktığını anlatan çizgi roman tadındaki kısa bölümde, Nunila ile Miriam’ın lise ziyaretlerinden söz ediliyor. Yani karşımızda, okul öncesi dönemin klasik resimli çocuk kitaplarından biri olmasa da, sınırını kendinizin tayin edeceği bir yaş grubu için, klasik masalın camdan pabucunu dama atan, okunası bir kitap var.

Problemin çözümü: Herkesin çözümü kendine tabii de, kanımca hiç beklemesin. Ne kadar geç, o kadar güç!

Önemli not: Kitabın sonundaki “Yazardan Kısa Metin” ve “Teşekkür” bölümlerini es geçmemeniz tavsiye olunur; sırf bu iki bölüm üzerine ayrı bir yazı yazılabilir.

Vejetaryen Külkedisi
Nunila Lopez
Resimleyen: Miriam Cameros
Çeviren: Zekine Sanchez Veiga
Notabene Yayınları, 72 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz