İyi Kitap

Günlük endişelere hayat kurtaran çözümler…

“Küçük Endişeler Dizisi” bir çocuğun karşılaşması çok muhtemel olan sorunları ve günlük
kaygıları, gene bir çocuğun gözünden gayet sıcak ve gerçekçi tarzda anlatıyor. Ancak bu gerçekçilik
eğlenmeyi engellemiyor, ayrıca sorunlara yönelik küçük tavsiyeler hayat kurtaracak cinsten…

Ecem Nida DİNÇTÜRK

Kabul edelim ki çocuk olmak her zaman göründüğü kadar kolay değildir. Ayak uydurmanız gereken birçok durum, başa çıkmanız gereken problemler, yakanızdan bir türlü düşmeyen “büyümek”
dedikleri şu şey ve buna karşılık oyun oynayarak geçirmek istediğiniz saatler vardır. Kahramanımız Fred de tam olarak çocukluğun bu sancılı evresinde. Size önce Fred’i tanıtmak isterim: Fred
Baramin sekiz yaşında ve Senu Sokak’taki apartmanda annesi Magali ile beraber yaşıyor. Ne var ki Magali’nin işleri oldukça yoğun ve her zaman Fred’in yanında olamıyor. Bu yüzden
Fred yaşıtlarına göre, sorunlarıyla daha çok kendi başına mücadele eden bir çocuk, ama bu durum onun “çocuk olma” hakkını asla elinden almıyor.

Bu arada söylemeyi unuttuk: Fred, Erdem Yayınları’nın “Küçük Endişeler Dizisi”nden çıktı geldi aramıza. Geçen ay aynı yayınevinin “Erdemli Davranışlar Serisi”ni tanıtmıştık hatırlarsanız,
iki seri de aslında aynı minvalde. Yine bir çocuğun gelişim sürecinde karşılaşması çok muhtemel olan sorunlar ve çözüme ulaşmak için verilen “tavsiyeler” ile karşı karşıyayız. Tek fark, “Küçük Endişeler Dizisi” daha gündelik sıkıntıların peşinden gidiyor ve tavsiyeler noktasında doğrudan okuyucusunu muhatap alarak pratik bir üslupla akıl veriyor.

AMANDİN’İN FARKI
Fred ve annesi herkesin birbirini tanıdığı ve birbirine yardım etmekten keyif aldığı samimi bir apartmanda yaşıyor. Fred’in en sevdiği komşusu ise aynı zamanda en yakın arkadaşı olan Mulu. Serinin kitaplarından Farklı Arkadaşım, Fred’in yeni ve “farklı” arkadaşı Amandin ile tanışmasının ve devamında “farklılıklara” dair değişen fikrinin öyküsünü anlatıyor. Adıyla içeriğine dair
iyi bir ipucu veren kitap, görmeye pek alışık olmadığımız, bu nedenle de karşılaştığımız zaman ne yapacağımızı bilemediğimiz bir duruma değiniyor: Down Sendromlu kişilerin varlığına.
Fred’in bu durumla tanışması, hiç görmediği kuzeni Amandin’in davetsiz bir misafir olarak aniden hayatına girmesiyle gerçekleşiyor. Fred, Amandin’in “farklı” biri olduğunu sezdiği ilk andan itibaren ondan pek hoşlanmıyor. Üstelik Amandin’in annesi bu özel durumu Fred’e açıklamak için Down Sendorumu’nu en anlaşılır ifadelerle anlattığında da Fred’in tutumu kırılmıyor. Ta ki o, Amandin’i “farklı” bir arkadaş olarak kabullenene kadar. Başlarda utandığı ve kendinden uzak tutmak istediği Amandin’den farklılığın keyifli bir şey olduğunu öğrenen Fred, bu farklılık halini o kadar iyi kavrıyor ki “Artık Amandin’i tanıdım ya, bundan böyle hayatta karşıma farklı arkadaşlar çıkarsa ben de farklı olacağım,” diyor. Kitap, tavsiyeler noktasında Down Sendromu’ndan y o l a
çıkarak tüm engellilik hallerine atıfta bulunuyor. Esas olarak, engelliler karşısında neden tedirgin olduğumuzu anlatarak aslında kendimizle yüzleşmemiz ve durumu tanıyarak üstesinden gelebilmemiz için bir fırsat yaratıyor.

Serinin bir diğer kritik kitabı ise Eyvah Herkes Tartışıyor. Gündelik sıkıntılar arasında oldukça insani bir reaksiyon olarak kavgalar üzerinde duran öykü, Fred’in Mulu ile arasında geçen tartışmanın anlamsız bir şekilde büyüyüp tüm apartmanı birbirine katması üzerinden yürüyor. Apartmanda keyifler iyice kaçmaya başladığında Mulu da Fred de yersiz inatlaşmalarından vazgeçip, “konuşarak” aralarındaki sorunu çözüyorlar. Kitap, kavganın apansız bir patlama anı olduğunu ve bu kavgaların esasında, uzun zamandan beri farkında olmaksızın hissedilenlerin
dışavurumu olduğunu açıklıyor.

ANLAŞAMAMA HAKKI…
Tavsiyeler kısmında ise kavga etmenin normal ve hatta bazen gerekli bir şey olduğunu anımsattıktan sonra, sıklıkla unuttuğumuz o iki kritik noktayı öne çıkartıyor: herkesin aynı
olması gerekmediği ve herkesin birbirini sevmek ya da birbiri ile anlaşamak zorunda olmama özgürlüğü.

Eyvah, Arkadaşım Bilgisayar Bağımlısı ise Fred’in, sevgili arkadaşı Mulu’yu bir bilgisayar oyununa kaptırışı ile son zamanlarda iyice yaygınlaşan bilgisayar “bağımlılığı” sorunu ele alınıyor. Neyse ki mevzu bizim alışık olduğumuzdan çok daha sancısız bir şekilde mutlu sona eriyor ve Fred Mulu’yu teknolojinin pençesinden kurtarıyor. Kitabın hayati noktası şüphesiz ki yine tavsiyeler
sayfası. Öncelikle akıllıca bir duruş sergileniyor ve okura bilgisayardan tamamen vazgeçmek gibi gerçekçi olmaktan uzak bir teklifle gelinmiyor. Pek çok konuda olduğu gibi bilgisayar kullanımı konusunda da çocuk ebeveynleriyle işbirliği yapmaya çağrılıyor.

Yedi kitaplık bu seride içerikle çizimlerin bir araya getiriliş biçimi de dikkat çekici. Diyalogların metinler arasında değil de Claire Franek’in başarılı çizimlerinin içinde yer alması, dinamik bir okuma deneyimi sağlayarak okuyucusunu ayık tutuyor. Serinin hitap ettiği yaş grubunun ciddi bir dikkat dağınıklığı problemi olduğunu anımsarsak da bu iyi bir haber.

Bu üç kitabın haricinde seri, uzun bir yaz tatilinden sonra tekrar okula dönecek olduğunuzda okul temposuna uyum sağlamak için neler yapabileceğiniz, evcil hayvanınız ortadan kaybolursa yapmanız gerekenler, aileden birisi işsiz kalırsa bunun ne anlama geldiği ve sizi nelerin beklediği ya da bir davet vermek isterseniz hangi almakla kalmıyor; o müthiş acının gölgesinde büyümenin zorluklarına da odaklanıyor ve bu anlamda kitabını babasıyla yaşadıkları konusunda “içini döktüğü” bir itirafnameye çeviriyor. detayları atlamamanız gerektiği gibi birçok farklı konuda pratik bilgi içeriyor. İşte tam da bu sebepten Erdem Yayınları içeriklerini böyle dolu dolu ördüğü kitaplar ile sosyal ilişkileri sağlıklı ve özgüven sahibi bireyler yetiştirmeyi kendine iş edindiğini hissettiriyor.

 

Farklı Arkadaşım
Fanny Jolly
Resimleyen: Claire Franek
Çeviren: Egemen Demircioğlu
Erdem Yayınları, 48 sayfa

Neden Herkes Tartışıyor?
Fanny Jolly
Resimleyen: Claire Franek
Çeviren: Egemen Demircioğlu
Erdem Yayınları, 48 sayfa

Eyvah, Arkadaşım Bilgisayar Bağımlısı!
Fanny Jolly
Resimleyen: Claire Franek
Çeviren: Egemen Demircioğlu
Erdem Yayınları, 48 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1990 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. İstemeyerek girdiği bölümden, bir meslek aşığı olarak çıktı. Dünya Gazetesi’nde editörlük ve muhabirlik yaparak başladığı meslek yaşamını, TRT’de çeşitli kültür sanat programlarında sürdü. Son olarak Sputnik Haber Ajansı’nda görev aldı ve hem akıl hem ruh sağlığı için daha çok yol almadan gazetecilik yapma hayalini rafa kaldırdı. Şimdi Milliyet Kitap, Milliyet Sanat, Agos Kirk ve İyi Kitap gibi yayınlarda edebiyat yazıları yazıyor, röportajlar yapıyor, diğer yandan blog yazarlığı meselesini çözmeye çalışıyor. Aklını başında tutabilmek için ise çocuk kitaplarına sığınıyor. Uzun yürüyüşlere, bisiklete, pikniğe tutkun; denize, güneşe, toprağa, meyveye ve toplara pek düşkün bir oğlana meftun.

Yorum yaz