İyi Kitap

Özgürlük her zaman dışarıda olmaz!

Sevimli Hemstır Hektor’un Maceraları, Christian Bienek ve Marlene Jablonski’nin keyifli
anlatımıyla bir şölene dönüşüyor. Tramvay Yayınları’ndan çıkan dört kitaplık seride hınzır Hektor
sayesinde dünyayı ve kendimizi, evde yaşayan bir hayvanın gözünden görüyoruz.

Banu Bozdemir

Christian Bienek çocuk kitaplarının yanı sıra gençlik kitapları da yazan, TV skeçleri ve radyo tiyatrolarına el atan bir isimdi. İsimdi diyorum, ne yazık ki 2005 yılında aramızdan ayrıldı. Ama güzel kitaplarıyla yaşamaya devam ediyor. Kitabın diğer yazarı Marlene Jablonski ise yazarlığa devam eden bir isim… Kitabın iki yazarı olması hem güzel hem de zor bir şey bana göre. Nasıl yazdıklarını merak ettim açıkçası. Çünkü yazmak bana göre tek kişilik bir eylem.

OBUR VE SİNİRLİ HEKTOR

Gelelim, yazım tarzını keyifli ve cesaretli bulduğum, çoğu yerde gülümsediğim ve komik iç sesiyle eğlendiğim Hektor’un evden kaçma macerasına… Hemstırlar kafes içinde yaşayan, evcil,
kulakları çok iyi duyan ve yemeklerini yanaklarında depolayan kemirgen hayvanlar. Farelerin daha sevimlisi ama daha yavaşı olduklarını söyleyebiliriz. Kitaptaki Hektor, sahibi Sascha
ve onun ailesiyle yaşıyor. Aslında kafeste olmaktan hiç memnun değil, canı isteyince evde dolaşsa da yaşadığı yer bir kafes sonuçta! Sürekli yemek yemek istemesi ve tuvalet kâğıdının
rulosuna sıkışacak kadar kilo alması da cabası!

Kafesinin içinden etrafta olan biteni gözlemleyen ve sürekli yorum yapan, biraz da sinirli birisi Hektor. En çok, kendisine anlayışlı davranan ve son dakikada büyükanne Birgit’in hışmından
kurtaran, Sascha’nın annesini seviyor; hoşlandığı arkadaşı Meike’ye bir türlü açılamayan sahibini ise cesaretsiz buluyor.
Kitabın dilini çok akıcı ve cesaretli bulduğumu söylemiştim. Çocuk kitaplarında rahat bir dil biraz es geçilen bir özellik. Çocuğa bir şeyler öğretmek kaygısıyla didaktik bir dil tercih ediliyor,
ama çocukların gayet sinirli, obur ama sonrasında kilolu olduğunu fark edip rejim yapması gerektiğini düşünen Hektor’un maceralarını okurken çok eğlenecekleri açık. Yazarlar bir hayvanın iç dünyasından insanlara bakıyor, onların biz insanlar hakkında neler düşünebileceklerini esprili bir dille ifade ediyor.

SENSİN TEMBEL YAĞ TULUMU!

Büyükanne Birgit, Hektor’u  bir yağ tulumu olarak görmesinin yanında onu elektrik süpürgesiyle çekmeye, yani resmen öldürmeye bile çalışıyor. Bu arada Hektor’un da tek dileği onun bir an önce son nefesini vermesi! Bu kadar açık bir anlatımı okurken şaşırıyor tabii insan. Yaşlı bir kadınla küçük bir hayvanın içten içe atışması, birbirlerini sinir etmek için sürekli çabalaması durumu biraz tuhaf ve tabii ki eğlenceli kılıyor.

Kitapta bazı bilgiler de yok değil; mesela, düşmanlarını gören ve hızlı kaçamayan hemstırlar ölü taklidi yaparmış. Bunu Meike’yle iletişim kurmak için bile kullanıyor Sascha! Kitabın
ikinci bölümü daha çok hayvanat bahçesinde geçiyor ve oradaki gerçekleri gözler önüne seriyor. Doğanın dengesini, zayıfların her zaman güçlülerin yemi olduğunu açık bir biçimde
anlatıyor kitap. Öyle ki Hektor, Sascha ve Meike’ye görünmeden çantanın içinden özgürlüğe kaçtığını sanırken, durum hiç de öyle olmuyor. Doğanın içindeki denge az daha Hektor’un hayatına mal oluyor.
Hayvanlar dünyasına bir hemstırın gözünden bakan, insanları evde yaşayan bir canlının gözünden anlatan ve lafını, sözünü esirgemeyen bu kitabı pek beğendim. Serinin diğer kitapları
de aynı ruhu taşıyor; onları arayıp bulmak da artık size kalsın… (Tamam, tamam, biraz ipucu verelim. Kitapların adları şöyle: Kahraman Hektor, Hektor ve Kız Hemstırlar ve Hektor Canavara
Karşı.)

Sevimli Hemstır Hektor’un Maceraları Hektor Evden Kaçıyor Christian Bienek, Marlene Jablonski Resimleyen: Volker Fredrich Tramvay Yayıncılık, 88 sayfa

Sevimli Hemstır Hektor’un Maceraları
Hektor Evden Kaçıyor
Christian Bienek, Marlene Jablonski
Resimleyen: Volker Fredrich
Tramvay Yayıncılık, 88 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Sinema yazarlığına Klaket sinema dergisinde başladı. Dört yıl Milliyet Sanat dergisi ve Milliyet gazetesinde sinema yazarı, kültür sanat muhabiri ve şef yardımcısı olarak çalıştı. İki yıl Skytürk Televizyonunda sinema, sanat ve “Sevgilim İstanbul” programlarında yapımcı, yönetmen ve sunucu olarak görev aldı. Antrakt Sinema Gazetesi’nde iki sene editör olarak çalıştı. Tarihi Rejans Rus Lokantasına hazırlanan “Rejans Tarihi” ve “Rejans Yemekleri” kitabının editörlüğünü yaptı. Rejans Rus lokantası başta olmak üzere birçok şirketin basın danışmanlığı görevini üstlendi. Film + sinema dergisine Türk sineması röportajları yaptı. Küçük Sinemacılar, Benim Trafik Kitabım, “Çevremi Seviyorum” adı altında on iki tane “çevreci”, üç tane fantastik çevre temalı toplam 20 adet çocuk kitabı bulunuyor. Sosyal medyada yolunu kaybeden bir genç kızın maceralarını anlattığı “Leylalı Haller” yazarın ilk romanı. Kaşif Karınca ise beyaz yakalılara çocuk kafasıyla yazdığı ufak bir yaşam manifestosu özelliği taşıyor. TRT’ye çektiği ‘Bakış’ adlı bir kısa filmi bulunuyor. Halen aylık sinema dergisi cinedergi.com'un editörü, ileri haber, beyazperde.com ve öteki sinema yazarı. Kişisel yazılarını paylaştığı banubozdemir.com sitesi de bulunan yazar filmlere ve festivallere basın danışmanlığı yapıyor, sinema ve kısa film atölyelerinde ders veriyor. Çocuklarla sinema atölyeleri düzenliyor.

Yorum yaz