İyi Kitap

Küçük ile 919’un hikâyesi

Küçük ile 919’un hikâyesi

Tuğba ERİŞ

Senaryo, çocuk kitapları, öykü, roman gibi farklı türlerdeki eserleriyle 1950 kuşağının verimli yazarlarından Tarık Dursun K., Kırmızı Otobüs ve Hoşça Kal Küçük adlı kitaplarında toplama bir otobüs olan 919’la ve Küçük’le tanıştırıyor bizi.

Günlük tutmanın keyfini bilmeyen var mıdır? İlk günlüklerini çocuklukta, belki anne babanın ya da öğretmenin teşvikiyle tutmaya başlayanların kanına bir kez giren bu tatlı alışkanlık, birçoğumuzu hiç bırakmamıştır muhtemelen. Çantasında ya da cebinde küçük bir defter ve kalem taşıyanlarımız muhakkak vardır hâlâ. Otobüste, vapurda, derste, işyerinde o defter muhakkak çıkar ve belki bir iki satır yazılır. “İnsanlar, geçip gittikten sonra geride kalan yıllarıyla pek ilgilenmezler. …[Dün], madem çok gerilerde kalmıştır, artık üzerinde durmanın, hatta anımsamanın bir değeri olabilir mi? Olabilir. Üstelik bir değeri de vardır. Dünlerin toplandığı günler yığını olan geçmiş yıllarımızda, o an oluştuğu için sezinleyemediğimiz nice olgular vardır,” diye yazıyor Tarık Dursun K. Hoşça Kal Küçük’te. O olguların değişim ve gelişimin evrelerini görmek için günlüğün yeri doldurulamaz.

BİR ÇOCUĞUN GÖZÜNDEN

Senaryo, çocuk kitapları, öykü, roman gibi farklı türlerdeki eserleriyle 1950 kuşağının verimli yazarlarından Tarık Dursun K.’nın Can Çocuk tarafından yayımlanan Kırmızı Otobüs ve Hoşça Kal Küçük adlı kitapları toplama bir otobüs olan 919’la ve Küçük’le tanıştırıyor bizi.

Hoşça Kal Küçük’te küçük bir çocuk, ailesinin hikâyesini; Kırmızı Otobüs’te de bir toplama otobüs, yolcuların hikâyesini anlatıyor. İki kitap da tam günlük gibi değil, ama Küçük’ün de, 919’un da kendi dünyalarını nasıl oluşturdukları aşama aşama görülebildiği için bir günlüğe benzetilebilir belki.

Annesini, babasını, birbirleriyle nasıl tanışıp evlendiklerini, yoksul bir aşkın güzelliği olan kendisinin doğumunu, ilk dişinin çıkışını ve ilk adımlarını, babanın bulduğu yeni iş nedeniyle İstanbul’a taşınmalarını, ninenin hastalanmasını, küçük halanın öksüz kalmasını, çocuk akıllarıyla Almanya’ya gitmek için çabalamalarını, nihayetinde ilkokula başlamasını usul usul anlatıyor Küçük. Tatlı ayrıntılarla beslediği hikâyesinde ailesinin değeri büyük, ama eksikliğini hissettiği tek şey de, o küçükken ölen dedesini hiç tanıyamamış olması.

HER OTOBÜSÜN HİKÂYESİ FARKLI

Toplu taşıma araçlarının en görmüş geçirmişi kadim otobüslerin hepimizin hayatındaki yeri başkadır sanki. Ayrı bir kokusu, yolcu profili olan her seferin, her güzergâhın, her otobüsün hikâyesi de farklıdır. Her gün yüzlerce insanı konuk etmesiyle, otobüslerdeki bambaşka hayatlar birçok edebiyatçının ilgisini çekmiştir çekmesine ama Kırmızı Otobüs, sanırım ilk kez bir otobüsün gözünden yolcuları izlememize olanak sağlıyor. Ne de olsa o kadar çok yolcu taşıyınca anlatacak çok şeyi oluyor insanın, değil mi?

Her otobüsün anıldığı bir markası var, ama kırmızı otobüsün markası değil, numarası var: 919. Becerikli Rıfkı Usta’nın eseri o. Rıfkı Usta günlerini tek başına otobüs mezarlığında geçirmiş, altından girmiş, üstünden çıkmış, karoserini oradan, kapılarını şuradan, motorunu buradan derken bizim 919 çıkmış ortaya. İşlik yerinden garaja getirildiği ilk gün, birçok otobüs kendinden bir parça görüyor onda. Eski Skoda, irikıyım Man, göğsü aslanlı Bussing, körüklü İkarus, burunsuz Mercedes, sesi hırıltılı çıkan Leyland, sabah sürücülerle biletçileri toplayıp evlerinden garaja getiren White… Önce garipsiyorlar onu ama aralarına almaları uzun sürmüyor. Çünkü yeniyetme 919 sevilmeyecek gibi değil.

“Bir otobüse her tür insan biner, yolculuk eder: köylüsü, kentlisi, işçisi, memuru, askeri, polisi, kadını, erkeği, yaşlısı, genci, iyisi, kötüsü… Zamanla tanıdım her birini,” diyen 919’un tek ukdesi de okul otobüsü olmak. Çünkü birçok insan tanımasına, birçok şeye tanık olmasına rağmen, çocuklar kadar sevecen, barışçı, sağduyulu kimseye rastlamamış hayatında.

Tarık Dursun K. üretkenliğinin verdiği deneyimle, yaşamın küçük ayrıntılarını hikâyelerle ustaca harmanlayan bir yazar. Hoşça Kal Küçük ve Kırmızı Otobüs de bunun en güzel örneklerinden. Canan Barış’ın resimlediği iki kitap, çocukları ve gençleri günlük tutmaları için yüreklendirebileceği gibi, yetişkinlerin de eski günlüklerini dolaplardan, sandıklardan, yatak altlarından çıkarması için bir teşvik olabilir kanımca. Sonuçta, bizi biz yapan biraz da hikâyelerimiz değil midir?

Kırmızı Otobüs Tarık Dursun K. Resimleyen: Canan Barış Can Çocuk Yayınları, 96 sayfa

Kırmızı Otobüs Tarık Dursun K. Resimleyen: Canan Barış Can Çocuk Yayınları, 96 sayfa

Hoşça Kal Küçük Tarık Dursun K. Resimleyen: Canan Barış Can Çocuk Yayınları, 192 sayfa

Hoşça Kal Küçük Tarık Dursun K. Resimleyen: Canan Barış Can Çocuk Yayınları, 192 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz