İyi Kitap

Öğretmenimiz Nasreddin Hoca…

Öğretmenimiz Nasreddin Hoca…

Şeref BİLSEL

Birçok ülkede çocuklara yönelik felsefe atölyeleri düzenleyen Oscar Brenifier ile Isabelle Millon tarafından hazırlanan Nasreddin Hoca ile Düşünmeyi Öğrenmek, hepimizin bildiği Hoca fıkraları üzerinden çocukları felsefeye davet ediyor: hem de rengârenk ve eğlenceli bir kapıdan.

Bizde halk zekâsının inceliklerini kendinde toplayan, bu zekâyı nükteler yoluyla yine halka yayan; güldürürken, gülenin kendini gözden geçirmesini, düşünmesini sağlayan ilk önemli isim Nasreddin Hoca’dır. 13. yüzyılda yaşadığını tahmin edebiliyoruz. Özellikle Nasreddin Hoca fıkralarında insanların günlük yaşam içindeki davranışları, alışkanlıkları sosyoloji çalışmalarına da bereketli örnekler sunar. Dünyada hemen her milletin fıkralarla yan yana anılan kahramanları vardır: Arapların Cuha, Talhak; İtalyanların Scaramuccia’sı gibi. Nasreddin Hoca fıkralarına dair çalışmalar sadece ülkemizde hazırlanmıyor; Uzakdoğu’dan Ortadoğu’ya, Amerika’dan İskandinav ülkelerine, Kuzey Afrika’ya kadar pek çok yerde Nasreddin Hoca’ya dair kitaplar yayımlanıyor. Bazen de yabancı yazarların özenle hazırladığı kitaplar dilimizde okurla buluşma şansı yakalıyor. İşte bu kitaplardan biri, birçok ülkede yetişkinler için felsefe atölyeleri kurmuş, çocuklara yönelik felsefe uygulamaları oluşturmuş Oscar Brenifier ile yine çocuklara ve gençlere yönelik çalışmalar yapan Isabelle Millon tarafından hazırlanan Nasreddin Hoca ile Düşünmeyi Öğrenmek adını taşıyor. Emine Ayhan’ın Türkçeye kazandırdığı kitabı Serap Deliorman resimlemiş.

SİZ NELERE GÜLÜYORSUNUZ?

175 sayfadan oluşan kitap, fıkralar (toplam 12 fıkra yer alıyor) dışında üç ana bölüme ayrılmış. İlk bölümde, verilen her fıkranın ardından “sorular” oluşturulmuş. Bu sorular, okurun dikkatini kuşatacak biçimde hazırlanmış. Bunun ardından anlama ve yorumlama bölümleri, devamında ise açıklama ve uygulama alt başlıklarını kapsayan uygulama bölümü karşılıyor okurları. Kitabın sonunda ise yazarların fıkralardan hareketle insana, hayata dair olay ve olguları anlaşılır bir dille, örnekler ve tanıklar eşliğinde ortaya koydukları “çözümlemeler” bölümü yer alıyor. Nasreddin Hoca ile Düşünmeyi Öğrenmek kitabı kararlı, tesadüflere yer vermeyen, algının hallerini, okurun dikkatini göz ardı etmeyen sağlam bir yapıya sahip. Kitaptaki fıkralara ve bu fıkralardan hareketle oluşturulmuş sorulara, alıştırmalara muhatap olacak çocukları, bir gülmecenin içinden alıp hayatın, felsefenin içine fırlatıyor. Demiyor ama, derinlerde bir yerde “İnsanın karakteri en çok nelere güldüğünden belli olur,” sözünü fısıldıyor sanki Nasreddin Hoca ayarında, fıkralarının pek çoğu deyimleşip (ipe un sermek, ye kürküm ye, bindiği dalı kesmek vb.) konuşma diline katılmış başka bir örnek göstermekte zorlanırız. Kitapta yer alan 12 fıkranın her biri arka planında geniş bir okuma, düşünme atlasını da beraberinde getiriyor. Genellikle fıkranın sonunda bir cümleyle okura devredilen mesajın, sadece bir cümle, hazırlıksız bir cevap olmadığını, kitabın sonundaki “çözümlemeler” bölümünü okuyanlar rahatlıkla görecektir. Bir şeyi daha görecektir okurlar: dünyanın neresinde olursa olsun, aynı haller karşısında aynı insanı. Halkın içinden gelmiş olan Nasreddin Hoca’nın yanı başında yine halk vardır, dili halkın konuşma dilidir. Kitapta yer alan “Şair” adlı fıkra, görünürde şiir/şair adına olumsuz bir yargıyı kendinde saklasa da, fıkranın sonunda –bugünkü şiir ortamımızı sekiz asır önceden özetleyen!–, şiirlerini beğenmediği adamdan sunturlu küfürler işiten Hoca Nasreddin’in cevabı oldukça manidardır: “Bak, berbat şiir yazıyorsun ama düzyazın iyi.” Bu fıkranın ardından gelen “alıştırmalar” kısmında “çatışma”ya dair bu derece keskin, net olmaması gereken yargılar var: “Biriyle çatışma yaşamanın genel kanıya göre olumsuz bir anlamı olduğunu bilsek de, bazı çatışmalar kaçınılmaz ve gerekli hatta yararlıdır.” (s. 15) Çatışmadan iki taraf da “yararlı” ayrılamayacağına göre, “yarar” nedir ve kim içindir? Belki bu kavramlar açıklanabilirdi. Edebi eserlerde okur, yazarın yanından bakmaya alışık olduğu için pek bir “zarar”la karşılaşmaz!

SORULARIN PEŞİNDE

Kitap bütününde, fıkralardan sonra gelen soru ve alıştırmalar oldukça eğlenceli. Ve kalıcı bir etki bırakacak biçimde, okurun yakasını bırakmadan artarda farklı sorularla, hatırlatmalarla desteklenmiş. Kitap boyunca yapılan açıklamalar ise çocukların neden-    sonuç ilişkisi kurmasını kolaylaştıracak, tartışarak düşünme, düşünerek bulma ve kendini ifade etme yetisini de geliştirecektir. Kitapta yer alan resimler, fıkralara tekrar dönmemize de olanak sağlıyor. Kitabın son bölümünde (sayfa 138’den sonrasında) yer alan “çözümlemeler”, çocuklara kılavuz olacak insanların kültürel donanımlarına pek çok zenginlik katacaktır.

Alman filozof Hegel’in “yanlış bilinç” dediği durumla hesaplaşmanın, onu tanıyıp dışarıda bırakmanın olanaklarıyla dolu bir kitap bu. Yanlış bilinç’i açıklayan bir bölüme bakalım: “Yanlış bilinç, istediğimiz gibi, olabileceğimiz ve olmamız gerektiği gibi olmadığımızda sahip olduğumuz bilinçtir. Bunun yanı sıra, kendimizi genellikle kendimizden daha geride gördüğümüz, ama bizden daha fazlasına sahip olan başkalarıyla karşılaştırırız.” Neden mi? Sahip olduklarımızdan çok, sahip olmadıklarımızdan ötürü.

Nasreddin Hoca ile Düşünmeyi Öğrenmek Oscar Brenifier, Isabelle Millon Resimleyen: Serap Deliorman Çeviren: Emine Ayhan Tudem Yayınları, 176 sayfa

Nasreddin Hoca ile Düşünmeyi Öğrenmek Oscar Brenifier, Isabelle Millon Resimleyen: Serap Deliorman Çeviren: Emine Ayhan Tudem Yayınları, 176 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz