İyi Kitap

Korsanların adasına düştüğünüzde…

Korsanların adasına düştüğünüzde…

Özgün UÇAR

Mavideniz’deki Basıkhava Adası’nda babasının “çirkin meyve” çiftliğinde yaşayan Egbert için hayat hiç de kolay değildir. Ne var ki 13. doğum gününe yaklaşırken her şey birdenbire değişir. Egbert kendine hem yeni bir isim, hem de yeni bir aile ve dostlar bulur. Heyecan dolu bir macera…

Mavideniz’in batısındaki Basıkhava Adası yine sıcak mı sıcak günlerinden birini yaşıyor. Yıllardır patlamamış yanardağ erkenden dumanlarını püskürtmeye başlamış. Korsanlar birkaç küp rom ve kurutulmuş jambon için Basıkhava’da cirit atıyor. Karnını doyurmuş korsanlar için durum farklı; onlar tek gözleri, aksayan ayakları, sakat kalmış kollarıyla yeni bir kavgaya tutuşmuş bile. Zaten korsanlar ve on üçüncü yaşına girmek için gün sayan Egbert’ten başka kim var ki bu ufacık adada. Ah doğru, Egbert’in bağ bahçe sahibi sinirlice babası, ablası Venüs, Egbert’i her fırsatta pataklamaya çalışan ağabeyi Adonis. Bir de, Egbert kardeşlere okuma yazmak öğretmek için adaya gelmiş, onlarca kitabın sahibi bilgin Percy ve korsanlıktan meyve bahçelerinde çalışmaya terfi etmiş işçiler. Ve bir gün kahramanımız Egbert’in, yani nam-ı diğer Egg’in bu sıradan yaşamı, babasının, ‘’Eşyalarınızı hazırlayın. Sabah ilk ışıkta Gündoğumu’na gidiyoruz,’’ diyerek Mavideniz’in o büyük ve kalabalık Gündoğumu Adası’na gideceklerini haber vermesiyle maceralı ve gizemli bir şekilde değişiyor.

TARLA KORSANLARI

Siz de eğer bu soğuk kış günlerinde tatilinizi sıcak koltuklarınıza yaslanıp, korsanların ve bir define haritasının peşine düşmüş gizemli insanların maceralarıyla geçirmek isterseniz, sessiz ve ufak adımlarınızla buradan buyrun. Korkusuz olduğu kadar zeki, bir o kadar kendinden emin, Gündoğumu Adası’nda tanıştığı Millicent’in biricik sevgilisi, çöreklerin ve güzel yemeklerin tutkunu Egg, sizi tehlikeli ve heyecanlı bir maceranın içinde babasının define haritasını korumaya çağırıyor.

“Gizemli Günlükler” serisinin ilk kitabı olan Ateş Kral’ın Hazinesi’nin ilk sayfalarında her şey çok sakin ilerliyor. Egg, on üçüncü yaşını bu yıl ilk kez, normalde sadece yaz tatilinde gidebildiği Gündoğumu Adası’nda geçirebileceği, lezzetli çörekler ile sahilde yeni arkadaşlarla güzel vakit geçirebileceği için mutluluktan havalarda. Ta ki babası, işadamı Bay Roger Pembroke ile tanışıp, Pambroke babasının bir define haritasına sahip olduğunu öğrenene kadar. Bay Pambroke Egg’in babasını ve kardeşlerini bir balonla kayıplara karıştırıyor, define haritasının yerini tek tahmin edebilecek kişi olan Egg’i de defineyi bulmada kendine yardım etmesi için esir alıyor.

Ateş Kral’ın Hazinesi kimilerine göre yerlilere ait eski bir inanış, kimine göre ise mücevherlerle dolu gerçek bir hazine. Ama şu bir gerçek ki palavracı Bay Pambroke dâhil, tarla korsanları, deniz korsanları, yani herkes, Ateş Kral’ın Hazinesi’nin kokusunu aldığından beri bu işin peşinde.

PERFA NİDA MA KROL

Tatilinizi televizyon başında geçirmek yerine, Egg ve dostları İşkembe ile Millicent’in yanında yer almayı tercih ederek, bu riskli maceraya atılmakta bir an bile tereddüt etmediniz. Peşinde kana susamış korsanlarla zavallı Egg’in başına gelen envai çeşit rezilliğe siz de tanık olacak, mesela domuz dışkısıyla dolu bir gemi ambarında boğazınıza kadar dışkıya batmış halde seyahat etmek zorunda kalacaksınız. Eh, hayatınıza dair kendi kararlarınızı vermek hiç de hafifi bir iş değil ne de olsa! Egg’in ulaştığı ipuçları ve aldığı kokular oldukça hayati, onu iyi takip edin: “Oraya doğru yürümeye başladım ve Millicent’le İşkembe de beni takip ettiler. Oraya yaklaşırken bir delik gördük, granit yüzeyin ortasında yarım metrelik bir çatlak vardı. Güneş çatlağa doğru belli bir açıyla vurarak içerideki mağaranın girişini gözler önüne seriyordu.’’

Bu macerada mağara deliklerinden içeri girmek de var, ada askerlerinden kendinizi korumak da, tek kollu çatlak bir miçoyla baş etmek de… Issız bir adaya düştüğünüzde yanınıza ne almanız gerekir, sorusunu sık sık duymuşsunuzdur. Eğer bu korsanlara yem olmadan zaferle bitirebilirseniz, sizin de cevabını bildiğiniz, başkalarının ise bilmediği bir sorunuz var demektir: Korsanların adasına düştüğünüzde yanınıza ne alırsınız?

Bu arada arkadaşlarınıza adada öğrendiğiniz Kartaca dilini öğretmeye başlasanız iyi olur. Önce “Perfa nida ma krol,’’ cümlesinin anlamını öğretmekle başlamalısınız, adada buna çok ihtiyaçları olacak.

Ateş Kral’ın Hazinesi Geoff Rodkey Çevirmen: Can Uzer Epsilon Yayınevi, 296 sayfa

Ateş Kral’ın Hazinesi Geoff Rodkey Çevirmen: Can Uzer Epsilon Yayınevi, 296 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz