İyi Kitap

Bir ebeveyn ütopyası: Candor

Bir ebeveyn ütopyası: Candor

Yıldıray KARAKİYA

Pam Bachorz ilk romanı Candor ile ideal toplum kavramını sorgulayan distopyalara bir yenisini daha ekliyor. Mükemmel insanlarla dolu, mükemmel işleyen bir topluluk yaratmak adına insanların beyninin yıkandığı bir yerleşimde iki ergen sistemin tekerine çomak sokuyor.

Ben sana asla kendin olma demiyorum ki; sen benim istediğim kişi ol, sonra hobi olarak yine kendin olursun.

Codex Familia,

Vol. VII, Parentalis Nugarum

Yeni bir yerleşim yeri olan Candor ideal bir kasabadır. Bir ailenin tüm ihtiyacı Candor’dır. Candor’a yerleşmeyi tercih eden insanları her yönüyle ölçülü bir yaşam beklemektedir. Cemaatimiz güzel ve temiz kalmalı. Candor’ın kendine has mükemmelliği ahalisinin her zerresine nüfuz eder. Örneğin Candor’da aile yaşantısı son derece düzgün, seviyeli ve düzenlidir. Cumartesi gecesi aile gecesidir. Hafta sonunu ailene ayır. Ailene öncelik ver. Candor’da yaşamaya başladıktan sonra en sorunlu ergenler bile mükemmel birer aile üyesine dönüşür. Her zaman aileni gururlandırmak için çabala. Gençlerin birbirleriyle ilişkileri de hayli seviyelidir. Her yerde saygılı bir mesafeyi koru. Kızlar ve erkekler belli bir seviyeye kadar birbirleriyle görüşebilirler. Fiziksel temastan kaçın. Yalnızca evli çiftler öpüşür. Candor gençlerinde herhangi bir kötü alışkanlığa rastlanmaz. Uyuşturucu yanlıştır. Vücuduna her zaman saygılı davran. Bırakın kötü alışkanlığı, Candor’da abur cubur yiyen bir çocuğa bile rastlayamazsınız. Sadece besleyici yiyecekler ye. Sebzeler seni güçlendirir. Sağlıklı besinler sağlıklı beyinler yaratır. Candor’da işler her zaman tıkır tıkır işler. Mükemmel insanlar asla geç kalmaz.

Babası Candor’ın kurucusu ve yöneticisi olan Oscar Banks, kasabanın örnek alınan ideal gencidir. Tüm akranları Oscar gibi olmak ister. Oysa onda görünenden fazlası vardır, çünkü Oscar babasının kasabayı istediği gibi yönetmek ve ideallerini gerçekleştirmek için kullandığı beyin yıkama yönteminden haberdardır. Bu kitabı mutlaka okuyun. Üstelik Oscar, kasabanın ideal çocuğu rolünü büyük bir başarıyla oynarken babasının kurduğu sistemin altını oymaktan da geri durmaz. Oscar’ın işleri, Nia adlı bir kız ailesiyle Candor’a taşınana kadar yolunda gider. Bu kitabı mutlaka okuyun. Nia başına buyruk bir kızdır ve Candor’da hiç kabul görmeyen bir şeyle, sanatla uğraşmaktadır. Oscar, babasının beyin yıkama yöntemiyle yine aynı yöntemi kullanarak mücadele ederken, Nia’nın âdeta doğal bir direnci vardır. Bu kitabı mutlaka okuyun. Oscar’ın deneyimleri bu direncin uzun sürmeyeceğini söylemektedir. Candor’ın aynı anda hem örnek genci hem anarşisti olan Oscar, âşık olduğu Nia’yı kurtarmak için kasabadan göndermekle yanında tutmak arasında bir tercih yapmak zorundadır. Sistemle mücadeleyi sanat ve aşk mı kazanacak dersiniz? Bu kitabı mutlaka okuyun.

AŞK VE İSYAN

Pam Bachorz’un ilk romanı olan Candor, alışılmış distopya kurgularına göre önemli bir farka sahip. Oscar Banks, sisteme karşı nedenini bilemediği, anlayamadığı bir rahatsızlık duyup, bu rahatsızlığın yol açtığı arayışlar ve farklı davranışlar sonucu sistemin tekerine çomak sokuyor değil. Oscar Banks, sistemin nasıl işlediğini, en az kurucusu (yani babası) kadar iyi biliyor ve sistemin tekerine yine sistemin yöntemlerini kullanarak bilinçli ve planlı bir biçimde çomak sokuyor. Üstelik Oscar bunu salt sisteme karşı çıkmak için yapmıyor, büyük paralar kazandığı yasadışı bir iş olarak yapıyor. Oscar’ın babasının yöntemlerini nasıl keşfettiği, sistemi nasıl çözdüğü ve aynı yöntemi kullanmasını sağlayacak donanımı nasıl edindiğini roman bize söylemiyor. Bu yanıtsız soruları Candor’ın rahat okunan bir roman olmasının minik bir bedeli olarak görmeliyiz belki de.

Pam Bachorz hayli çarpıcı karakterler yaratmış. Karakterlerin, bazıları ortak nedenlerle oluşmuş fakat birbirinden tamamen farklı motivasyonları ve gizli planları, okuru klasik bir iyi-kötü çatışmasından uzaklaştırmakla kalmıyor, roman boyunca okurları karakterleri sevmekle sevmemek arasında tutmayı başarıyor. Oscar ile Nia arasındaki romantik ilişkinin mayasındaki tutku asilikle daha da ilginç bir hale geliyor. Nia’nın kendi benliğine olan düşkünlüğüne karşılık, hem Candor sisteminin hem de aynı sistemi kendi yararına kullanan Oscar’ın baskısı ilginç bir çatışma yaratıyor.

Pam Bachorz Candor romanıyla adeta Ingeborg Bachmann’ı doğruluyor: “Faşizm, iki insan arasındaki ilişkide başlar.” Bu kitabı mutlaka okuyun.

Candor Pam Bachorz Çeviren: Muzaffer Mankır Delidolu Yayınları, 280 sayfa

Candor Pam Bachorz Çeviren: Muzaffer Mankır Delidolu Yayınları, 280 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz