İyi Kitap

Hadi Çengelköy’e gidelim…

Hadi Çengelköy’e gidelim…

Simla Sunay çocukların belleğine tarihe, kültüre, mimariye dair notlar düşmeyi seviyor. Onların yaşadıkları çevreyi farklı bir gözle görmelerini istiyor. Çeşme ve Rüzgâr bu çabanın güzel bir örneği. Çengelköy’deki tarihî Lahana Çeşmesi bu kitapla canlanıyor, mahallelinin yaşamına karışıyor.

Günlerden bir gün Rüzgâr ve annesi çarşıya çıktılar. Tabii ki önce dondurma aldılar. Sonra annesinin bir arkadaşına rastladılar. Annesi nedense kaldırım üzerinde arkadaşlarıyla sohbet etmeyi pek severdi.

Rüzgâr dondurmasını yerken bir martı çığlığı duydu, başını yukarı kaldırdı. Sonra gözleri martıyı takip etti. Martı taş gibi, heykel gibi bir şeyin üzerine kondu. Rüzgâr bu taşı çok iyi tanıyordu. Yuvarlak kafası ve boru gövdesiyle tıpkı Rüzgâr’ın elindeki dondurmaya benziyordu. Martı denize doğru uçtu, gitti.

Annesi Rüzgâr’ın taşa dikkatlice baktığını gördü ve:

“Bakalım boyun uzamış mı?” dedi. Rüzgâr gülerek taşın yanında durdu. Annesi eliyle ölçtü. Evet! Rüzgâr’ın boyu uzamıştı.

Rüzgâr, resim dersini çok severdi. Bir gün resim öğretmeni, “Bugün bir çeşme çizelim mi?” diye sordu. Hepsi kaleme kâğıda sarıldı.

Öğretmen resimlere bakınca çok şaşırdı. Bir sokak çeşmesini görmenin tam zamanıdır diye düşündü. Aklına çocukluğundan beri en çok sevdiği çeşme geldi. Bir sonraki derste okullarının yakınındaki Çengelköy Lahana Çeşmesi’ni inceleme gezisine çıktılar.

Çocuklar, kaldırıma gömülmüş, suyu akmayan, kurnası olmayan, musluğu kırık çeşmeye baktılar, baktılar…

Rüzgâr çok şaşırdı. Boy ölçme taşı değil miydi bu?

Öğretmen çeşmenin hayat öyküsünü heyecanla anlatmaya başladı:

“Çocuklar, bu çeşme 1854 yılında Serkavas Ahmet Ağa tarafından yaptırılmış. Kavaslar, Osmanlı döneminde vezirleri koruyan silahlı koruma görevlileriymiş.

Çeşmenin başlığının lahana biçimli olmasının iki farklı nedeni olduğu sanılıyor.

İlki çeşmenin karşı tarafında olduğu söylenen lahana bostanları… Bostan ne demek biliyor musunuz? Sebze, meyve, çiçek yetiştirilen açık alan demek, tarla gibi… Çengelköy’de eskiden bostancılık çok önemliymiş. Osmanlı döneminde yamaçlarda büyük büyük bostanlar, bahçeler ve çiftlikler varmış. Çengelköy bademi denen salatalığıyla meşhur Çengelköy’ün toprakları eskiden o kadar verimliymiş ki zerzevatı, meyvesi ve çiçek fideleriyle epey ünlenmiş. Özellikle ayvası, şeftalisi ve hurması çok lezzetliymiş. Bugün bostanlar yok denecek kadar az… Çengelköy’de birkaç tane çiçek bostanı kalmış o kadar. Salatalık ise Yalova’dan geliyor.

Çeşme ve Rüzgâr Simla Sunay Resimleyen: Reha Barış Remzi Kitabevi, 40 sayfa

Çeşme ve Rüzgâr Simla Sunay Resimleyen: Reha Barış Remzi Kitabevi, 40 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz