İyi Kitap

Savaşın Toda’ya ettikleri…

Savaşın Toda’ya  ettikleri…

Sennur SEZER

Hollandalı yazar Joke van Leeuwen zor bir şeyi başarıyor: Savaş gibi zorlu bir gerçeği çocuk bakış açısıyla mizahi bir tonda anlatmayı başarıyor. Günde yirmi çeşit kremalı pasta yapan pastacı bir babayı askere dönüştüren savaş, bakın küçük Toda’ya neler yapıyor?..

Ben yarım kalmış cümleleri sevmem. Nasıl mı, işte bir tanesi: Babam Çalılığa Dönüşünce.  Bu cümle nasıl biter acaba? Bence şöyle:  “Babamı tanıyamadım.” Biraz daha şakacı davranıp, “Oduncuya para vermez olduk,” da diyebiliriz. Zaten kitabın yazarını internette bir videoda seyrettim, çok güler yüzlü bir hanım. Dillerin birbirine benzer sözcükleriyle ilgili küçük şakalar yapıyordu. Büyüklü küçüklü herkes gülmekten katılıyordu.

Bence böyle şakacı bir insan anlattığında her şey dinlenir,  savaş öyküleri bile.

Evet, Joke van Leeuwen bize bir savaş öyküsü anlatıyor, üstelik bir çocuğun gözünden. Hemen söyleyeyim; anlattıkları bir başka türlü anlatılsa katıla katıla ağlanabilecek öyküler. Ama o bizim gülümsememizi, arada bir de kahkahalarla gülmemizi sağlıyor.

Öyküyü anlatan kız, adının “şimdilik” Toda olduğunu söylüyor. Şimdilik, çünkü onun adında tam dört tane k harfi var, bulunduğu ülkenin insanlarının dilleri de k harfine dönmüyor. Toda diyor ki “Burada adımı söylemeye çalışan ilk kişinin az kalsın dili kırılıyordu.” O yüzden adının son iki hecesiyle yetinmiş.

Toda annesini pek tanımıyor, annesi o bir yaşına gelmeden gitmiş. Çünkü  “artık hiçbir şeye dayanacak gücü kalmamış.” Toda, bunun ne demek olduğunu anlamamış ama babasına da sormamış.

BİRİLERİYLE ÖTEKİLERİN SAVAŞI

Toda’nın babası çalılığa dönüşmeden önce pastacıymış. Her gün sabah dörtte kalkıp yirmi çeşit kremalı pastayla üç çeşit de turta pişirmek için fırına gidiyormuş. Pastalar ve turtalar gün içinde satılıyormuş, baba da ertesi sabah yeniden fırına. Bir gün pastalar satılmaz olmuş. Babası, “Ülkemizde işler yolunda gitmiyor,” demiş. “Güneyde birileri ile ötekiler arasında çatışmalar boy gösterdi.”  Toda’nın babası askere gidecekmiş. Bu yüzden çalılık kılığına girecek, birilerini ötekilere karşı savunacakmış. Askerin El Kitabı’nda çalılık kılığına girmeye “kamuflaj taktiği” deniyormuş. Toda’ya da babaannesi bakacakmış.

Toda’nın babaannesi, Toda’ya pastanede saklanmalarını önermiş önce. (Tabii babaanne daha önce evde bazı değişiklikler yapmış. Örtülerin, şekerliklerin yerini değiştirmiş.) Ama sonra Toda’nın başka bir ülkeye gitmesi gündeme gelmiş. Zaten annesi de komşu ülkede yaşıyormuş, oraya gitmesi en uygunuymuş. Ama Toda gitmek istiyor mu bakalım! Öyle çok soru var ki aklında. Ne var ki babaannesi üzülmesin diye hiçbirinden söz edemiyor.

YALNIZ BAŞINA, YOLLARDA…

Babaannesi Toda’ya bir sırt çantası hazırlıyor: bir iki çamaşır, babasının pasaportunun fotokopisi, annesinin adresi, fotoğrafı, kalem, defter. Ceketinin gizli cebine para koyuyor, ne olur ne olmaz diye. Sonra yolculuğa başka çocuklarla birlikte ve otobüsle çıkacağını müjdeliyor. Öykünün buradan sonrası zorluklarla, acılarla dolu sayılabilir ama Joke van Leeuwen bütün bunları gülünecek öykücükler durumuna getiriyor:

Bu yolculukta onları uğurlamaya anneleriyle başka çocuklar da geliyor,  ellerinde eski pelüş oyuncaklar, kurgulu otomobiller. Oyuncakları gitmek zorunda olanlara armağan ediyorlar. O sıra kızın biri oyuncaklardan birinden korkmaz mı; “Ben bunu istemiyorum,” diye mızıldanmaz mı?  Oyuncağın sahibi oyuncağını geri alıyor, öteki çocuklar da “Biz de oyuncaklarımızı isteriz,” diye tutturuyor. Bağırış çağırış bir kıyamet…

Toda bir sürü zorluk yaşıyor,  şoföre üstündeki bütün parayı veriyor, annesinin adresini kaybediyor, çantasındaki bisküviler un ufak olunca aç kalıyor, bir generalle karısının misafiri oluyor ama onlar onu bırakmak istemiyor. “Kıta dur!” diyeceğine, “Rica etsem durur musunuz?” diyen bir komutanla arkadaş oluyor. Arkadaşlarını kaybediyor. Sonunda sınırı geçiyor ama oradaki insanların dilini bilmiyor.

Şimdi her şey yolunda, Toda annesiyle birlikte. Ve “birileriyle ötekiler” bu işe bir son verinceye kadar annesiyle kalacak. Öyküyü okurken dünyadaki pek çok çocuğun savaşı yaşadığını hatırlayın. Ve öyküyü bir daha okuyun.

Babam Çalılığa Dönüşünce Joke van Leeuwen Çeviren: Burak Sengir Hayykitap, 104 sayfa

Babam Çalılığa Dönüşünce Joke van Leeuwen Çeviren: Burak Sengir Hayykitap, 104 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz