İyi Kitap

Gençlerin iç dünyasında neler oluyor?..

Gençlerin iç dünyasında neler oluyor?..

Şadiye NARİN

Çocuk kitaplarıyla tanıdığımız Aslı Der’in ilk gençlik romanı Defne’yi Beklerken, sorun odaklı gençlik edebiyatında son dönemlerde sıkça rastladığımız temalara odaklanıyor. Der, bir anne ile kızı arasındaki iletişimsizliği ve bir ergenin iç dünyasını, ikili bir kurgu içinde akıcı bir dille ele alıyor.

Aslı Der’in ilk gençlik romanı Defne’yi Beklerken, lisede okuyan Defne’nin annesinin, onu odasında baygın bulmasının ardından çağırdığı ambulansın uzaklardan duyulan sesiyle başlıyor. Kızına ne olduğunu anlamayıp şoka giren annenin, kızının elinin altında bulduğu defteri de yanına alarak hastaneye gitmesiyle devam eden hikâye, annenin hastanede, uyanmasını beklerken kızının günlüğünü okumaya başlamasıyla bambaşka bir yola doğru ilerlemeye başlıyor.

Kızına ne olduğunu anlayamayıp olup bitenlere bir anlam vermeye çalışan, çaresizlik içindeki anne, bitmek bilmez bekleyişi sırasında telaş içinde çarpıp duran kalbinin sesini birazcık da olsa susturabilmek için kızının sesine −günlüğüne− sığındığında, bambaşka bir Defne’nin farkına varıyor. Kendi çocukluk ve gençlik yıllarında yaşadığı sıkıntıları kızı da yaşamasın, daha güzel bir hayatı olsun diye sürekli çalışan ve kızının kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmesi için sorunlarını kendisinin çözmesi gerektiğini söylerken hep doğru yaptığını sanan anne, kızının günlüğünde okuduğu şeyler karşısında dehşete düşüyor. Bir yandan da kendini sorgulamaya başlıyor.

Günlüğü okuyan annesi, ebeveynlerinin varlığına ve dışarıdan huzurlu görünen hayatına rağmen, Defne’nin iç dünyasında hayli yalnız bir çocuk olduğunu görüyor. Okulda da pek arkadaşı olmadığını, hatta okuldaki bir grup çocuk yüzünden okulu da pek sevmediğini öğreniyor.

DAHA İYİ BİR HAYAT

Sürekli çalışan bir anne, hayattan başka beklentileri olan bir baba ve mutlu olmadığı bir okul, Defne’yi daha içine kapalı bir çocuk haline getirmiş ve kimseye anlatamadığı şeyleri günlüğüne yazmaya başlamıştır. Bölümlerini, iki ayrı zaman diliminde, yüreğimiz ağzımızda okuduğumuz romanda, bir yandan Defne’nin günlüğüne yazdıkları aracılığıyla onun yaşadıklarına, hissettiklerine, bir yandan da annesinin hastane koridorunda sıkıntılı bekleyişine tanık oluyoruz. Bu kurgu, kitabı daha sürükleyici hale getirdiği gibi okurun merak duygusunu da diri tutuyor.

Defne’yi Beklerken’i, yalnız bir çocuğun ailesiyle yaşadığı iletişimsizliğin nasıl sonuçlar doğurabildiğinin ve her şeye rağmen hayatı yaşamaya çalışan bir ergenin umutlarını, korkularını kendine itiraf edişinin kitabı olarak değerlendirmek mümkün. Bu iletişimsizliğin bir sebebi olan kapitalizmin çarklarının gözler önüne serilişinin de hikâyesi aynı zamanda. Kızının kendisininkinden daha iyi bir hayatı olsun diye sürekli çalışan bir annenin, kapitalizmin bu oyununa gelişinin hikâyesi… Buna, yazar olma hayalleri içindeki bir babanın kendisini odasına kapamasını da ekleyebiliriz. Ve elbette Defne’nin hikâyesi en başta: Bütün bunlar olurken, bu zorlu büyüme çağında, kimse onu dinlemediği için başına gelenlerle nasıl mücadele etmeye çalıştığının hikâyesi.

Aslı Der Defne’yi Beklerken’de gençlerle yetişkinlerin iletişimsizliğini, kapitalizmin insanları içine çektiği dipsiz kuyuyu ve ergenliğin buhranlarını, yolunu tek başına çizmek zorunda kalan genç bir kızın yolculuğunu anlatıyor. Yanı sıra, her şeye rağmen, yaş-cinsiyet farkı gözetmeyen dostluğun ve kitapların insan üzerindeki sağaltıcı etkisini vurguluyor. Bu yanlarıyla hem gençlerin hem de ebeveynlerin, öğretmenlerin, gençlerle temasta olan kişilerin kendilerinden pek çok şey bulabileceği, gençlerin dünyası hakkında yeni şeyler fark edebilecekleri bir roman Defne’yi Beklerken.

KÜÇÜK BİR NOT

Romanda, Defne’nin başına gelen bir de taciz olayı var. O yaşlardaki bir gencin uğradığı taciz, onun ilerideki yaşantısını parça parça edecek bir olaydır; romanda bu konu Defne’nin başına gelmiş sıradan bir talihsizlik olarak kurgulanmış. Bu konu başlı başına ele alınabilecekken, kitabın kurgusu içinde yitmiş gibi. Cinsiyetlerinden dolayı çocuklara doğar doğmaz biçilen toplumsal rollerin yarattığı olumsuzlukların; zorba erkek egemen dünyanın; ergen veya yetişkin kadınların hayatında yarattığı tahribatın, romanda daha etraflıca işlenebileceğini düşünmeden edemiyor insan.

Defne’yi Beklerken Aslı Der Günışığı Kitaplığı, 144 sayfa

Defne’yi Beklerken Aslı Der Günışığı Kitaplığı, 144 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz