İyi Kitap

Sahici bir yolculuk

Şiirsel TAŞ

Çocuklar ve gençler için yüzden fazla kitap kaleme almış olan Amerikalı yazar Jean Craighead George’u, Newbery Ödüllü kitabı Kurtların Kızı Julie ile tanımıştık. Epsilon tarafından yayımlanan Dağın Bu Yüzü’nde yazar gene insanın doğayla ilişkisini, doğaya kaçış temasını ele alıyor.

Jean Craighead George, ilkokuldayken bir gün çantasını toplayıp annesine evden kaçacağını söyler. Aklınca ormana gidip bir şelalenin kıyısında yaşayacak, babasının ona öğrettiği gibi ağaç dallarından olta yapıp balık tutacaktır. Yazar şöyle anlatır: “Annem akıllıca davrandı, kendini tuttu ve beni kararımdan vazgeçirmeye çalışmadı. Diş fırçamı almış mıyım, yanımda ona nasıl idare ettiğimi haber vermeme yarayacak bir posta kartı var mı görmek için çantamı kontrol etti ve bana bir öpücükle veda etti. Kırk dakika sonra tekrar evdeydim.”

Yazar yıllar sonra aynı tecrübeyi bir kez daha yaşar ama bu kez kendisi anne, evi terk edense ilkokul çağındaki kızı Twig’dir. Bu kez o, diş fırçasını almış mı diye Twig’in çantasını kontrol eder, onu bir öpücükle uğurlar ve oturup beklemeye başlar. Çok geçmeden Twig eve döner.

Herkes, en azından zaman zaman gitmek ister. Doğru sözcük belki de kaçmak değil, gitmek olmalı. Zira ya korktuğu bir şeyden kaçar insan, ki burada sözünü ettiğimiz kaçışın korkuyla ilgisi yok ya da kimselere söylemeden, gizlice gidiverir, evden kaçmak da böyle bir şeydir aslında. Haber vererek kaçılmaz, sadece gidilir.

ISSIZ TUNDRALARDA

Geçen yıl, 92 yaşında yitirdiğimiz Jean Craighead George, yaşam çizgisi çocuk yazınındaki çizgisiyle çakışan bir yazardı. Okuduğum, takip edebildiğim kadarıyla hayatının önemli bir bölümü ormanlarda, dağlarda katettiği upuzun bir yola benziyor. Bu yolda sayısız yabanıl hayvan eşlik etmiş ona, yerleşik düzende yaşadığı dönemlerde bile doğanın türlü çeşit yaratığıyla olan dostluğu devam etmiş. Derken yazma süreci başlamış. Her gidişin dönüşü yeni bir öyküyle noktalanmış. “Sahici” öyküler için “gerçek” gidişler yaşamak gerekiyor belki de. Ve belki de yazarı yazar yapan bu gerçek gidişler, gerçek yolculuklar; onlar olmaksızın yazılanlar pek kuru, pek yavan kalıyor.

Yazarı, Türkçeye çevrilen ilk kitabı Kurtların Kızı Julie ile tanımıştık. Craighead George, kurtların sosyal davranışlarıyla ilgili gözlem yapmak için gittiği Alaska’da, bir araştırma enstitüsündeki deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı kitabında, 13 yaşındaki Eskimo kızı Miyax’ın ıssız tundralardaki uzun yolculuğunu ve bu ıssızlığın ortasında karşılaştığı bir kurt sürüsüyle aralarında gelişen ilişkiyi anlatır. Kurtların Kızı Julie tam da bir kaçış öyküsüdür. Babası tarafından terk edilen ve teyzesi tarafından kendi isteği dışında evlendirilen Miyax, kimseye haber vermeden, içinde bulunduğu durumdan uzaklaşmak, kurtulmak için kaçıp gider.

DOĞANIN SESİNİ DİNLEMEK

Yazarın 1959 tarihli kitabı Dağın Bu Yüzü de yaşadığı hayattan, bulunduğu ortamdan uzaklaşmak isteyen genç bir insanın öyküsünü anlatıyor. Miyax’ın Alaska tundralarındaki uzun mesafeli yolculuğunun yerini bu kez, genç Sam’in yaklaşık bir yıllık süre içinde Catskill Dağları’nda verdiği yaşam mücadelesi alıyor. New York’ta kalabalık ailesiyle sürdürdüğü kent yaşamından mutlu olmayan Sam, büyük büyükbabasının bir süre yaşamaya çalışıp da toprağa bağlanamamasının ardından denize açılarak geride bıraktığı, terk edilmiş topraklara gitmeye karar verir. Ailesi Sam’e engel olmaya kalkışmaz; babası bu maceranın yarım kalacağından öylesine emindir.

Romanda, New York’ta yaşayan genç Sam’in doğada yaşam konusunda bu denli incelikli becerileri –kütüphaneden alıp da okuduğu kitaplar hariç – nasıl ve nereden edindiği konusunda çok fazla ipucu verilmese de, bu becerilerini nasıl kullandığı detaylı biçimde anlatılıyor. Kimi zaman Sam’in günlüğünden bölümler okuyor, çoğunlukla da onun anlatısına kulak veriyoruz. Doğabilimci aile geleneğinin uzantısı niteliğinde bir hayat sürmüş olan yazar, aslında kendi deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı Sam’in öyküsünde, Catskill Dağları’nı, o coğrafyanın bitki örtüsünü ve faunasını belgesel tadında bir anlatımla aktarıyor. Yarım asır öncesinde kaleme alınmış bir romandan söz ediyoruz. Dolayısıyla Sam’in deneyimi olanca gerçekçiliğiyle gözlerimizin önüne serilse de, roman, günümüzün bu tür tecrübelerden fazlasıyla uzak düşmüş, durup doğanın sesini dinlemeyi ve devinimini izlemeyi unutmuş çocukgenç-erişkinlerine daha çok fantastik bir yolculuk ve kurgu izlenimi verecektir sanırım. Buna karşılık, romanda anlatılan yaşantının zaman içinde okur için anlamı farklılaşmış olsa bile, “gidebilmeyi gerçekten başaran” bir karakter olarak Sam’in okura fısıldadıklarının yıllar içinde değişeceğini hiç sanmam.

Dağın Bu Yüzü Jean Craighead George Çeviren: Başak Kıran Epsilon Yayınları, 192 sayfa

Dağın Bu Yüzü Jean Craighead George Çeviren: Başak Kıran Epsilon Yayınları, 192 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz