İyi Kitap

Ben bir ağaçtım eskiden!

Betül DÜNDER

Ağaçlarla insan arasındaki büyülü gerçeğe girmek için iki kitap: Roger Norman’dan Ağaç Zamanı ve Susanna Tamaro’dan Büyülü Çember. Birinde insanlara öfkeli ağaçlar var, diğerinde ise bir kurdun büyüttüğü insan yavrusunun, yaşam alanı olan parkı koruma mücadelesi…

Zaman büyük bilicidir. Ve onun gölgeliğinde oturan bizler kendi gerçeğimizin peşinde bir pervane olur döneriz. Peki, bizim doğrumuz ya bir diğerinin yanlışı olursa? Roger Norman’ın Ağaç Zamanı adlı kitabı bu çatışmaya başka bir pencereden bakmamızı sağlayabilir. Hem o büyülü zamanı hem de içinde dolaşmakta olduğumuz dünyanın sadece “biz” demek olmadığını, onu “hareket edemezler” ile de paylaştığımızı ve onlara karşı sorumlu kılındığımızı hatırlamak için bir başlangıç da olabilir. Norman’ın kitabının ilgi çeken kurgusu bu hareket edemezlere dair… Bilge Meşe, öfkeli Dişbudak, barışçı Kayın, kutsal Porsuk, düzenbaz Huş, ardıçlar, meyve ağaçları, yemiş ağaçları… tam 14 tür ağaç.

Kitabın ana karakteri olan Alan’ın ‒insanlara karşı öfke dolu Dişbudak tarafından‒ “Ağaç Zamanı”nın içine çekilmesiyle başlayan bir serüven okuru karşılıyor. Alan’ın, annesi ve kız kardeşi ile yaşadığı evde kendini biraz da farklı kılma duygusuyla yerleştiği tavanarasındaki odasından Dişbudak tarafından kaçırılmasıyla başlayan hikâyede yazar, ağaçlara ustalıkla söz veriyor. Bu on dört tür ağaç, insanların onlara yaptığı kötülüklerin karşısında tavırlarını belirlemek için “oylama” yapacakları alana doğru, kök saldıkları yerden hareket ediyorlar. Dişbudak ve onun destekçisi olan Huş ağacı, ardıçlar ve onların öfkesinden etkilenen birkaç tür, ağaç evin etrafını sararak bu insanlara şiddetle bir ders vermek gerektiğini savunuyorlar. Barışı savunanlara karşı savaş çığlıkları atanlar!

Ormanın en yaşlı ve saygın ağacı Meşe’nin başkanlığında toplanan ağaçların, tıpkı insanların dünyasında olduğu gibi, farklı karakterlere, mizaçlara ve duruşa sahip olduğunu fark edecektir okur. Zira yazar; insanların dünyasındakinden başka bir dünya göstermez bize ağaçların zamanında. Dişbudak’ın kendi gövdesinde kurulmuş olan “salıncağın” acısını bir intikam duygusuyla insanlardan çıkartmak istemesi, Büyük Saat’te oylama sonucu alınacak kararı da etkileyecek midir? Okurlar, Norman’ın kitabının en şaşırtıcı ağacının hangisi olduğunu kendi gerçeklerini arar gibi arayıp bulacaktır. Ağaçlar mı insanlara, insanlar mı ağaçlara benziyor; bu da okurların sorusu olsun.

NEŞELİ PARK

“Ben bir ağaçtım eskiden,” diyen insanların da varlığını anımsayarak devam edelim. Wittgenstein, “Dünya, olup bitendir,” demektedir. Çemberin başladığı yer ile bittiği yer arasında yaşadıklarımız ve kalben andıklarımız… Susanna Tamaro Büyülü Çember ile tam da bunu anlatıyor. Metropoldeki bir “gezi parkı”: Neşeli Park. Dozerleri parka sürenlerin tek bir amacı var. Süpermarketler (biz kendi deneyimlerimizi anımsayarak AVM de diyebiliriz) ve gökdelenler dikmek! Var olan güzellikleri ortadan kaldıran ve televizyon-alışveriş aralığında tüketmek için ayarlanan insanlarla, doğaya ait hiçbir canlının nefes alıp veremeyeceği bir düzen kurmaya çalışan “Temiz Dünya Operasyonu”nu başlatan baylar; Ulderico Üçişkembe ve büyük patron Vıcık Vıcık Domuz Hazretleri’nin karşısında bu parkın yaşayanlarının, müdavimleri olanların mücadelesini anlatan yazar; meseleyi fantastik bir kurgu olmaktan öteye taşıyor. Çünkü yazdığının günümüzdeki karşılığı o kadar canlı ki… Doğanın insan için ne ifade ettiğini sorgulamamıza olduğu kadar, kentliler olarak içimizde barınan yeşilin ve onun gerçek konuklarının bizim için ne ifade ettiğini düşünmemize de bir fırsat sunuyor Tamaro.

Bir kurdun alıp büyüttüğü “çıplak yavru” Rick’in hayatta kalma ve bu egemenlere karşı, çemberi koparmamak için, sevgiyle ona emeği geçenlerden kopmadan yaşadıkları; aynı duyarlıktaki bir ihtiyar kadının, bir bilge maymunun, bir cesur kedinin hangi gövdede olursa olsun doğada aynı sofrada olduklarını gösteren diyologları dikkate alınınca oldukça “duygusal” bir kitap kaleme almış Tamaro. Doğanın insanın kendisi olduğunu anlaması için büyük cümleler kurmadan, büyük bir masal kurgulamış. Her dönemde okunacak, ufuklar açan büyülü bir metin. Mutluluğun ne olduğunu anlamak için kendi parkında dolaşabilen çocukların bir yıldız kaydığında dilek tutmasını isteyerek bitirelim. Bak ama… Gökyüzüne bak. Unutma.

Ağaç Zamanı Roger Norman Resimleyen: Emre Özbay Çeviren: Betül Kadıoğlu Yapı Kredi Yayınları, 104 sayfa

Ağaç Zamanı Roger Norman Resimleyen: Emre Özbay Çeviren: Betül Kadıoğlu Yapı Kredi Yayınları, 104 sayfa

Büyülü Çember Susanna Tamaro Resimleyen: Sedat Girgin Çeviren: Eren Cendey Can Çocuk Yayınları,152 sayfa

Büyülü Çember Susanna Tamaro Resimleyen: Sedat Girgin Çeviren: Eren Cendey Can Çocuk Yayınları,152 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz