İyi Kitap

Düşünmek çocuk oyuncağıdır!

Toprak IŞIK

Dokuz kitaplık “Filozof Çocuk” serisinde okur, ilk kitaptan son kitaba sorular üzerinden sekerek uzun bir yol alıyor. Hayata sorgulayan bir zihnin ışığında dâhil olurken, yetişkinliğin önyargılarını korkmadan masaya yatırıyor.

Duygular Nedir? Birlikte Yaşamak Nedir? İyi ve Kötü Nedir? Hayat Nedir? Mutluluk Nedir? Bilgi Nedir? Ben Neyim? Özgürlük Nedir? Güzellik ve Sanat Nedir? “Filozof Çocuk” adlı seriyi oluşturan dokuz kitabın isimleri bunlar. Oscar Brenifier yazmış, her kitabı bir başka çizer resimlemiş. İsimlerden anlaşılacağı üzere mesele felsefe ile ilgili.

Her kitap muhakkak ki okurunu değiştirir. Çıktığınız her yolculuğun sizi dönüştürdüğü gibi… “Filozof Çocuk” serisinde de okur ilk kitaptan son kitaba sorular üzerinden sekerek uzun bir yol alıyor. Seri bittiğinde kendisini başladığı yerin epeyce ötesinde bulması kaçınılmaz. Önünde Oscar Brenifier tarafından döşenmemiş yeni soruların belireceği de muhakkak.

Hayata sorgulayan bir zihnin ışığında dâhil olma tavrını tanıyacak. Belki de kendisinden önceki kuşakların aksine, felsefe yaparak, felsefeyi kullanarak yaşamına devam etmek isteyecek.

YETİŞKİNLİĞİN ÖNYARGILARI

Yazar, yetişkinliğin birçok önyargıyı benimsemiş olma sonucunu da birlikte getirdiğini söylüyor. İnsanlar, doğum tarihleri gerilerde kaldıkça soruları unutuyor ve sadece yanıtlarla yaşamaya başlıyor. Brenifier bunu değiştirmek için hep daha çok sorun, diyor. Ve ister kendiniz bulun, ister başkasından öğrenin ama yanıtlardan o kadar da emin olmayın. Sana doğru görünen ya da doğruymuş gibi gösterilen yanlışın ta kendisi olabilir.

Her kitap belli bir başlık altına giren, sorgulanmaya konu, altı kavram içeriyor. Örneğin, Birlikte Yaşamak şemsiyesi gölgesine sığan altı alt başlık şunlar: Yalnızlık, saygı, anlaşma, eşitlik, çalışmak, otorite… Oscar Brenifier bu kavramların içini ezberlenmeye hazır mükemmel doğrularla doldurmak yerine, her biri için belirlediği bir soruyu koyuyor okurun önüne. Üstelik soruların öncelikli amacı da yeni sorular doğurmak… Mesela “otorite”… İlk soru: Birlikte yaşamak için her zaman bir lidere ve kurallara ihtiyacımız var mı? Böyle sorularla büyümedik biz. Gözümüzü açtığımızda etrafımızda kurallar, üstümüzde liderler vardı. Bunlara uyacaksın, onlar ne söylerse dinleyeceksin, dediler. Liderler ve kanunlar özgürlüğümüzü korumamızı sağlayabilir mi? İşte çalışmamıza izin verilmeyen yerden gelen bir soru daha… Kanunları sorgulamak değil, koşulsuz itaat öğretildi bize; evde, okulda ve erkeksek askerde. Aynen liderlerin hâlâ arzuladığı gibi… Peki, sıradan insanın bunu istemesi doğru mudur? Bu da seride yer almayan ama ağır tahrik altında kolayca akla gelebilecek bir soru. Hayır, hayır, Brenifier sizi kesinlikle kuralsız ve kanunsuz yaşamaya özendirmiyor. Bölüm sonlarında her bir sorunun yanıtını vermese de kendi görüşünü genel olarak aktarıyor. Otorite için söyledikleri şunlar: “(…) Kuralsız ve lidersiz bir dünya daha güçlü olanın sözünün geçtiği bir ormana benzemez miydi? Ama liderlerin her zaman adil olmadıklarının ya da güçsüzleri savunmadıklarının da farkına varabilirsin. Öyleyse, seçim yapma şansımız olduğunda gözü açık olmak ve doğru seçimler yapmak bize düşüyor. Çoğunluğun da yanılabileceğini her zaman hatırlamak gerekiyor.”

Yazar, okurundan düşüncelerini özgür bırakmasını istiyor. Ezberlenmiş doğruları aşındıran soruları bu yüzden soruyor. Her bölümün bitişinde kendisi de açıklıyor neden sorduğunu. “Bunları sordum çünkü…”, diyor otorite anlayışımızı sarstığı bölüm için, “Ne zaman söz dinlemen ne zaman başkaldırman gerektiğini bilebilirsin. Bilinçli ve sorumlu bir vatandaş olmaya çalışabilirsin.” Sorumlu ve bilinçli vatandaş olmanın temellerinin çocuklukta atıldığını da vurgulamış oluyor böylece.

BEN ÖZGÜRÜM!

Özgürlük Nedir? Bu da serinin dikkat çeken kitaplarından biri. İstekler, başkaları, büyümek, mahkûm, haklar ve yararlılık alt başlıkları üzerinden inceleniyor özgürlük anlayışı. Okuruna zincirleme sorular sorduktan sonra şöyle diyor Brenifier: “Aslında, özgürlük çoğumuz için kişisel olarak gelişmek, kendini kabul etmek, daha iyi tanımak ya da hayatına bir anlam katmak için bir araçtır.” Ardından her insan için özgürlüğün farklı bir anlama gelebileceğini vurguluyor. Nihai olarak ise hayata benzer şekilde, özgürlüğün de olduğu gibi kabul edilip yaşanması gerektiği yönünde kendi görüşünü sunuyor.

Ben Neyim? Bu ismi taşıyan bir kitabın, yönelttiği soru ile küçük bir çocuğun boyunu aşacağını düşünmek mümkündür. Burada serinin geneline yönelik bir saptama yapılabilir. Soruların çoğunluğu, uzandıkları derinliklerle sadece çocukların değil, yetişkinlerin de boyunu kolayca aşar, ama bu onların içine girenleri boğacağı anlamına gelmez. Yazar okuruna derin sularda boğulmadan yüzmeyi öğretmek için çaba sarf ediyor. Okurdan kim olduğunu kavraması için kendisini öncelikle hayvanlarla karşılaştırmasını istiyor. Bir insanın ne olup ne olmadığını anlasın diye hayvanlarla farklılıklarını ve benzerliklerini sorguluyor. Ben’in etrafını çevreleyen kavramların sonuncusu özgürlük… Kitapların birinin konusunun özgürlük olduğunu yukarıda söylemiştik. İyi ve Kötü Nedir? Güzellik ve Sanat Nedir? Bu soruları konu edinen iki kitabın da alt başlıkları arasında özgürlük ayrıca yer alıyor. Anlaşılacağı üzere, anlam arayışına giden yolların sıklıkla kesiştiği duraklardan biri özgürlük. Güzellik ve sanat nedir, diye sorarken Brenifier, genç okurundan sanatın özgürleştiren yüzüyle tanışmasını istiyor. Yaratma eyleminin bu anlamda sanatçıya sağladığı yarar kuşku yok ki gençlerin yaratma arzularını da kamçılayacaktır. Bunu serinin hedef kitlesine sunduğu yığınla kazanımdan biri olarak kaydetmekte fayda var.

Mutluluk Nedir? Bu da serinin önemli kitaplarından. Yazarın ilk sorusu: Mutlu olduğunu nasıl anlarsın? Ve peşinden gelen sorgulamaların ardından yazarın son sözü: Mutlu olduğunun farkında olmadan da mutlu olabileceğini anlayabilirsin. Mutsuzluktan bahsetmeden mutluluk anlatılamaz değil mi? Mutsuzluk da bir alt başlık olarak kitapta yerini almış. “Karamsar olduğumuzda kendimizi kolayca hayatın bir cehennem olduğu konusunda ikna ederiz.” “Mutsuz olmanın mutluluğu imkânsız kılmadığını bilebilirsin.” “Yaşamın sürekli olarak risk almaktan ibaret olduğunu kabul edebilirsin.” İşte bunlar da yazarın mutsuzluk konusundaki kendi görüşleri.

Serinin tüm kitaplarına değinmek olanaklı değil. Genel olarak Brenifier bir filozofa ne sorulabilirse onları soruyor okura. Yani aklınıza gelebilecek her şeyi… Bunu el kadar çocuk nereden bilsin demeden… Sonuçta onun okuru herhangi birisi değil; filozof çocuk… Bazen terlese de muhakkak bir yanıt verecektir yöneltilen sorulara. Verdiği yanıtların arkasından yeni soruların geleceğini de daha ilk kitabı bitirmeden anlayacaktır. Kaç filozof gelip geçti şimdiye kadar dünyadan? Muhakkak ki yanıtları verilmiş soruların sayısı arttı. Ama şu da kesin değil mi? Yanıt bekleyen soruların sayısı da artık Platon’un zamanındakinden çok daha fazla. Belki hayatın ve felsefenin keyifli tarafı da budur. Düşünme serüvenlerini sevenlerin önünde hep daha geniş ufukların açılması… Ulaştığınız her ada, keşfedilmeyi bekleyen yeni adalardan haberler verecek size. Keşfetme iştahı ile yine açılacaksınız denize. Bu tadı çocukluklarında alanlar yetişkinliklerinde de usta denizciler olarak ilerleyecekler uçsuz bucaksız maviliklerde. Kim olduklarını ve nerede bulunduklarını saptayıp, gidecekleri yön konusunda bilinçli irade sergileyebilecekler.

Herkes bilinçli olmak ister. Niyeti kötü olmayanlar, toplumun diğer bireylerinden de bilinçli olmasını bekler. Felsefe, bu istek ve beklentinin hayata geçirilmesini sağlayacak reçeteyi sunuyor insanlığa. Binlerce yıllık birikime sırt çevirmek mantıklı değil. Artık çocukluktan başlayarak felsefe yapma zamanıdır. “Filozof Çocuk” serisi gibi çalışmalar bu anlamda çok değerli. Çocukların zihinleri, yıpranmamış bereketli topraklara benziyor. Oraya ekilen felsefe tohumları muhakkak ki olgun ağaçlara dönüşecektir. Çabanın tüm çocuklara yayılması, düşünmeyi bilen bireylerden oluşan bir toplumu var edecektir. Liderler onları geçmişte anne babalarını idare ettiklerinden daha zor idare edecekler. Ve işte bu yüzden ülkeyi daha güzel yönetmek zorunda kalacaklar.

Birlikte Yaşamak Nedir? Oscar Brenifier Resimleyen: Frédéric Bénaglia Çeviren: G. Mine Olgun Tudem Yayınları, 96 sayfa

Birlikte Yaşamak Nedir? Oscar Brenifier Resimleyen: Frédéric Bénaglia Çeviren: G. Mine Olgun Tudem Yayınları, 96 sayfa

Özgürlük Nedir? Oscar Brenifier Resimleyen: Frédéric Rébéna Çeviren: G. Mine Olgun Tudem Yayınları, 96 sayfa

Özgürlük Nedir? Oscar Brenifier Resimleyen: Frédéric Rébéna Çeviren: G. Mine Olgun Tudem Yayınları, 96 sayfa

İyi ve Kötü Nedir? Oscar Brenifier Resimleyen: Clément Devaux Çeviren: Ayşen Türkmen Tudem Yayınları, 96 sayfa

İyi ve Kötü Nedir? Oscar Brenifier Resimleyen: Clément Devaux Çeviren: Ayşen Türkmen Tudem Yayınları, 96 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Toprak Işık 1973 yılında Elazığ'da doğmuştur. Üniversite birinci basamak sınavında Türkiye 9.su, ikinci basamak sınavında Türkiye 16.sı olarak girdiği Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden 1996 yılında mezun olmuştur. Bir süre New York’ta yaşadıktan sonra yazarlığa daha fazla zaman ayırabilmek için 2008 yılından itibaren İstanbul’a yerleşmiş ve mühendislik yaşamını araştırma geliştirme projelerinde danışmanlık yaparak sürdürmeye başlamıştır. Yetişkinler ile çocuklara yönelik yirmiye yakın kitabı ve Devlet Tiyatroları Repertuvarında üç oyunu bulunmaktadır. Ayrıca yoksulluk, tüketim kültürü ve toplumsal cinsiyet konularında akademik çalışmalar yürütmektedir. Uluslararası konferanslarda sunulmuş bildirileri ile ulusal ve uluslararası dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Seher Cesur Kılıçaslan ile birlikte gerçekleştirdikleri, oyun teorisi ve davranışsal iktisadın yoksullukla mücadeleye olası etkilerine yönelik çalışmaları 2015 yılında ABD’de kitap bölümü olarak yayımlanmıştır.

Yorum yaz