İyi Kitap

Ağaç kızlar, satirler, yarı-tanrılar…

Ağaç kızlar, satirler, yarı-tanrılar…

Banu BOZDEMİR

Rick Riordan’ı Yunan mitolojisinden beslenerek kaleme aldığı kitaplardan tanıyoruz. Yayın dünyasında olduğu kadar sinema sektöründe de ilgi gören kitapların biri daha filme çekildi: Percy Jackson ve Olimposlular: Canavarlar Denizi. Hem okuyun hem izleyin.

Öncelikle Percy Jackson ve Olimposlular: Canavarlar Denizi’nin, 6 kitaplık, hem ödüllü hem de sinemaya uyarlanmaya başlanmış bir serinin ikinci kitabı olduğunu hatırlatmamda fayda var. Yazar Rick Riordan’ın Yunan mitolojisini güzel bir şekilde kullanarak kaleme aldığı kitaplar, sinemada gördüğü ilgiyle beraber hızlıca sinemaya uyarlanacak gibi görünüyor.

Seri olması, fantastik anlatımının fazlaca olması (büyü ve tılsımlar değil, mitolojinin derinlikleri) ve Riordan’ın bir anlamda oğlu için yarattığı bilgi ve eğlence ağırlıklı kitaplar olması nedeniyle bu kitaplar sıkça Harry Potter serisine  benzetiliyor. Biliyorsunuz, Harry Potter’ın yazarı J. K. Rowling de oğlu için yazmaya başlamıştı.

POSEİDON’UN OĞLU

Percy Jackson serisi günümüz çocuklarını Yunan mitolojisinin ayrıntılarıyla tanıştırıyor. Kahramanımız Percy Jackson annesiyle yaşayıp giderken, bir gün Su Tanrısı Poseidon’un biricik oğlu olduğunu öğreniyor, tabii doğal olarak kendisi de o andan itibaren melez, yani yarı-tanrı unvanı kazanıyor. Bu, serinin ilk kitabı olan Percy Jackson ve Olimposlular: Şimşek Hırsızı’nın konusuydu! Percy’nin yeni kimliğinin şaşkınlığıyla birlikte, kaçırılan annesinin peşinde yaşadığı acemice maceraya tanık olmuştuk. Tabii kitapta Zeus, Ares gibi tanrılarla ve onların melez çocuklarıyla da tanışmıştık. Ares’in kızı Clarisse babasından dolayı biraz kötü ve hırslı bir kızdı mesela! Zekâ Tanrıçası Athena’nın kızı Annabeth ise olaylara pratik çözümler buluyor, zekâsını ortaya döküyordu. Thalia, Zeus’un kızı ama talihsizlik sonucu hayatına bir ağaç olarak devam ediyor ikinci kitapta! Luke, Percy’nin kuzeni ve ne yazık ki o da kötü! Kıvırcık ise Yunan mitolojisinin olmasa olmazı bir satir, yani yarı-insan yarıkeçi! O da Percy’nin en yakın arkadaşlarından! Gençlerin kitaplara ve ilk filme ilgisi serinin ikinci kitabının da sinemaya uyarlanması sağladı. Gelelim geçen ay vizyona giren, serinin ikinci kitabı olan Percy Jackson ve Olimposlular: Canavarlar Denizi’ne… Filmi kitabı okumadan izlediğim için kitaptaki izleri daha belirgin takip ettim. Filmde ana hikâyeye sadık kalmak kaydıyla ayrıntılar üzerinde bir hayli zaman ve mekân oynaması yapılmış mesela. Kitapta üvey kardeşi Tyson’ın varlığını kampa gelmeden okulda keşfediyor Percy ama filmde kampa giriş yaptıktan sonra tanışıyor. Tyson kitabın yeni karakteri ve o bir Tepegöz, yani tek gözlü! Kitapta daha korkunç, hatta bir canavar kıvamında tasvir ediliyor ama filmde diğer çocuklardan farkı tek gözlü olması!

Bu kez macera, daha küçük bir çocukken canavarlardan kaçarken öldürülen Zeus’un kızı Thalia’nın bir ağaca dönüşmesiyle başlıyor. Melez kampını da canavarlardan Thalia’nın ruhu koruyor ama son zamanlarda bu güç azalmış ve canavarların kampı basması an meselesi! Thalia’nın ruhunu tekrar güçlendirecek şey ise altın post ve o da Canavarlar Denizi’nde. Onu almak için bir araba yarışı düzenleniyor kitapta ama filmde araba yarışının yerini tırmanma yarışı almış. Percy yardımlaşma ruhuyla birinciliği Clarisse’e kaptırıyor. Percy’ye göre Canavarlar Denizi’ne kendisi gitmeli çünkü rüyasında gördüğü kadarıyla can dostu Kıvırcık Canavarlar Adası’nda ve kendisinden yardım istiyor. Percy, Annabeth ve Tylon bir gece vakti gizlice yola düşüyorlar! Bundan sonrası genelde denizlerde geçen maceralardan oluşuyor. Kitapların ayrıntısı her zaman filmlere göre fazladır biliyorsunuz, o yüzden film kitabın derlenmiş toplanmış bir anlatımını sunuyor açıkçası ve zaman zaman kitaptan daha ilgi çekici hâle gelebiliyor!

AZAP TAKSİ YOLCULUĞU

Percy de her kahraman gibi aslında biraz başarısız, şaşkın, hatta dikkat eksikliği, disleksi gibi sorunları var ama arkadaşlarının desteğiyle her zaman başaran çocuklardan. Tıpkı Harry Potter gibi. Sonuçta babasından, yani sudan aldığı güçle kötülerin karşısına dikiliyor.

Filmde de çok güzel anlatıldığı için, özellikle kitaptaki “taksi” bölümüne dikkat çekmek istiyorum. Kitabın her yanı fantastik öğelerle bezeli zaten ama bizim kafadarların  Luke’tan önce Altın Post’a ulaşmak için yaptıkları taksi yolculuğu ayrı bir keyifli! Kitapta ise Azap Taksi yolculuğu okuldan kampa geçerken kullanılıyor. Üç tane yaşlı kadının şoförlüğünde yapılan yolculuk gerçekten de yürekleri ağza getiriyor. Kitabın ve özellikle de filmin en yaratıcı bölümü olarak hafızalara kazınmaya aday!

Kitapta ve filmde asıl dikkatimi çeken ve keşke daha fazla vurgu yapılsaymış dediğim şey Thalia’nın, yani onun ruhunun hayat verdiği ağaçla ilişkili. Kitaptan şöyle kallavi bir çevreci mesaj beklemiyorum ama ağaçları yaşatma teması daha fazla öne çıkabilirdi. Yine de Thalia’nın ağaç olarak vücut bulan ruhu, melez kampını koruyan varlığı da ağaçların önemine dikkat çekmek için yeterli! Kitabın sonunu söylemek ne kadar doğru bilmiyorum ama Altın Post hem melez kampın koruyucusu oluyor hem de Thalia’ya hayatını geri veriyor. Bu da yeni maceralar için ekibe bir kişi daha eklendiğini gösteriyor.

“Percy Jackson ve Olimposlular” serisi bizi mitolojik tanrılarla, onların zaafları ve güçleriyle tanıştırıyor, onlardan olma melez tanrılar ise çocuklara güç ve denge kullanımı konusunda fantastik dersler veriyor, tabii keyifli bir şekilde!

Percy Jackson ve Olimposlular: Canavarlar Denizi Rick Riordan Çeviren: Belgin Selen Haktanır Us Doğan Egmont Yayıncılık, 110 sayfa

Percy Jackson ve Olimposlular: Canavarlar Denizi Rick Riordan Çeviren: Belgin Selen Haktanır Us Doğan Egmont Yayıncılık, 110 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Sinema yazarlığına Klaket sinema dergisinde başladı. Dört yıl Milliyet Sanat dergisi ve Milliyet gazetesinde sinema yazarı, kültür sanat muhabiri ve şef yardımcısı olarak çalıştı. İki yıl Skytürk Televizyonunda sinema, sanat ve “Sevgilim İstanbul” programlarında yapımcı, yönetmen ve sunucu olarak görev aldı. Antrakt Sinema Gazetesi’nde iki sene editör olarak çalıştı. Tarihi Rejans Rus Lokantasına hazırlanan “Rejans Tarihi” ve “Rejans Yemekleri” kitabının editörlüğünü yaptı. Rejans Rus lokantası başta olmak üzere birçok şirketin basın danışmanlığı görevini üstlendi. Film + sinema dergisine Türk sineması röportajları yaptı. Küçük Sinemacılar, Benim Trafik Kitabım, “Çevremi Seviyorum” adı altında on iki tane “çevreci”, üç tane fantastik çevre temalı toplam 20 adet çocuk kitabı bulunuyor. Sosyal medyada yolunu kaybeden bir genç kızın maceralarını anlattığı “Leylalı Haller” yazarın ilk romanı. Kaşif Karınca ise beyaz yakalılara çocuk kafasıyla yazdığı ufak bir yaşam manifestosu özelliği taşıyor. TRT’ye çektiği ‘Bakış’ adlı bir kısa filmi bulunuyor. Halen aylık sinema dergisi cinedergi.com'un editörü, ileri haber, beyazperde.com ve öteki sinema yazarı. Kişisel yazılarını paylaştığı banubozdemir.com sitesi de bulunan yazar filmlere ve festivallere basın danışmanlığı yapıyor, sinema ve kısa film atölyelerinde ders veriyor. Çocuklarla sinema atölyeleri düzenliyor.

Yorum yaz