İyi Kitap

İskoçya’da bir hayalhane

İskoçya’da bir hayalhane

Ecem Nida DİNÇTÜRK

Doğan Egmont’tan genç fantastik edebiyat tutkunlarına yeni bir serüven. Akla hayale gelmeyecek eşyaların membağı Şipşak Hayaller Dükkanı – Bir Bavul Yıldız ile başlayan maceranın devamı da geliyor.

Size biraz karanlık bir kitaptan bahsedeceğim. İçinde devler, büyüler, şişe mesajları ve bilmeceler olan bir kitaptan. Öyküsünü, efsunun anavatanından, İskoçya’dan alan ve bizi, sihirli eşyaların peşinde fantastik dünyalara sürükleyen bir kitaptan: Şipşak Hayaller Dükkanı’nından. Yazarı Pierdomenico Baccalario, çizeri ise Iacopo Bruno.

Evvela hikâyenin başkahramanını takdim etmek isterim: Finley Mc Phee. “F” ile, aynen öyle. Kendisi, İskoçya’nın epey kuzeyindeki Applecross köyünde yaşıyor. Biz onu, okula gitmek yerine nehir kenarında balık avlamayı tercih ettiği için sınıfta kaldığını öğrendiği gün tanıyoruz. Zaten Finley de çok geçmeden kendisini köy postacısının bisikleti üzerinde, köyün postasını dağıtırken buluyor. Olanlardan sonra babası, sorumluluğun ne demek olduğunu öğrenmesi için ona böyle bir ders vermeyi uygun görüyor. Her şey biraz da böyle  başlıyor.

YASEMİN KOKULU AİBY

Finley’nin ilk iş gününde dağıtması gereken mektupların arasından, üzeri altın yaldızlı bir mürekkeple yazılmış, Applecross’ta daha önce duyulmamış bir adrese, Şipşak Hayaller Dükkanı’na gönderilmiş ilginç bir zarf çıkıveriyor. Finley, zarfın kendisini götürdüğü adrese vardığında ise Şipşak Hayaller Dükkanı’nın, aynı zamanda köyün fark edilmemiş yeni sakinleri Lilylerin evi olduğunu görüyor. Lily ailesinden ilk önce, içine yasemin kokuları salacak güzellikteki Aiby ile tanışan kahramanımız, kısa süre sonra Aiby’nin, hayatına sadece bir “ilk aşk” olarak girmediğini fark ediyor. Çünkü daha tanıştıkları ilk günden itibaren o kadar tuhaf olaylar peş peşe geliyor ve Finley bunlarla öylesine cesurca yüzleşiyor ki; Aiby, Şipşak Hayaller Dükkanı’nı açabilmek için Finley’nin dostluğunun ve cesaretinin onlara yardımcı olabileceğini anlıyor. En nihayetinde Finley de kendini Şipşak Hayaller Dükkanı’nın şaşırtıcı dünyasının ortasında buluyor.

Peki, bu gizemli dükkânda neler var? Tamirci Örümcek’ten seyahat bastonuna, kendi kendine yürüyen pantolondan profesyonel anı kesicisi Pound’a, Sinbad’ın uçan halısından görünmezlik pelerinine kadar, doğaüstü birçok yeteneğe sahip türlü eşya. Hepsinin ne işe yaradığını öğrenmek için kitabı okumanız gerek. Zaten kitap, Şipşak Hayaller Dükkanı’nın fantastik öyküsüne ev sahipliği yapmanın yanı sıra, dükkanın ilgi çekici envanterinin bir nevi kataloğu olma işlevini de üstleniyor. Çünkü hikâyenin her bölümü, bir Şipşak Hayaller Dükkanı ürününün çizimi ve açıklaması ile son buluyor.

KELT MİTOLOJİSİ

Şipşak Hayaller Dükkanı’nın serüvenine Finley’nin ardından dâhil olan karakterler Kelt mitolojisine ait öğelerle bir araya gelirken, macera okur için daha keyifli hâle geliyor. İşler giderek karıştığında ise çözüm, her zaman her şeyi bilemeyeceğini kabullenmiş bir kahramanın cesaretiyle ortaya çıkıyor.

Yazarın, kitabın sonundaki minik otobiyografisinden de anlaşıldığı üzere, Şipşak Hayaller Dükkanı, zihni yaratıcılık sınırlarını zorlayan bir yazarın, hayallerini, büyülü masallardan vazgeçemeyen “koca” çocuklara bir hayal dükkânı üzerinden anlatma fikrinden doğmuş. İçindeki sesi dinlemekten vazgeçmemiş bu “çocuğun” tüm okurlarına hayallerinin peşinden gidebilme cesaretini aşılaması dileğiyle.

Şipşak Hayaller Dükkanı Bir Bavul Yıldız Pierdomenico Baccalario Resimleyen: Iacopo Bruno Çeviren: İrem Önderol Doğan Egmont Yayıncılık, 224 sayfa

Şipşak Hayaller Dükkanı Bir Bavul Yıldız Pierdomenico Baccalario Resimleyen: Iacopo Bruno Çeviren: İrem Önderol Doğan Egmont Yayıncılık, 224 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1990 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. İstemeyerek girdiği bölümden, bir meslek aşığı olarak çıktı. Dünya Gazetesi’nde editörlük ve muhabirlik yaparak başladığı meslek yaşamını, TRT’de çeşitli kültür sanat programlarında sürdü. Son olarak Sputnik Haber Ajansı’nda görev aldı ve hem akıl hem ruh sağlığı için daha çok yol almadan gazetecilik yapma hayalini rafa kaldırdı. Şimdi Milliyet Kitap, Milliyet Sanat, Agos Kirk ve İyi Kitap gibi yayınlarda edebiyat yazıları yazıyor, röportajlar yapıyor, diğer yandan blog yazarlığı meselesini çözmeye çalışıyor. Aklını başında tutabilmek için ise çocuk kitaplarına sığınıyor. Uzun yürüyüşlere, bisiklete, pikniğe tutkun; denize, güneşe, toprağa, meyveye ve toplara pek düşkün bir oğlana meftun.

Yorum yaz