İyi Kitap

Ustalık yazının çocuk halinde

Ustalık yazının çocuk halinde

Pelin ÖZER

Edebiyatta 50. yılını dolduran Necati Tosuner, eski kitaplarından çocukların okuyabileceği öyküleri seçerek bir derleme oluşturmuş. Bu öykülerde kambur bir dayı ile altı yaşındaki yeğen hayatın karelerinden geçerken, Tosuner “çocuk edebiyatı” nasıl üretilir sorusu üzerine de düşündürüyor.

Çocukların kendilerine özgü bir dil dünyası vardır, onlardan pek de beklenmeyen (nedense, belki de bu sayede) incelikler yakalarlar konuşurlarken. Şaşırtma ustasıdırlar. Dili eğip büker, kırıp parçalar, duyup dinlediklerini sakince, bir oyuncakla oynar gibi sabırla ve ilgiyle kesip yapıştırırlar. Yeni bir dil yaratmaya kadar vardırırlar işi neredeyse. Farkında olmadan, son derece iddialıdırlar. Tam da oraya, o yeni dile yaklaşmışken karşılarındakileri ele geçirirler. Üstelik bunu marifetlerini göstermek amacıyla değil, başüstü düşmeden nasıl yürüyeceklerini öğrenir gibi kendiliğinden beceriverirler. Onları yakından izleyenler, her sözlerine anlama çabasıyla kulak verenler bu özelliklerini gayet iyi bilir. Ve bunu fark ettikleri andan itibaren onların da dili değişir. Hatırlamaya başlamışlardır muhtemelen. Artık karşılarında “çocuk” yoktur. Sahneden inmeye karar verir, öğreten ve aynı zamanda can sıkan bir “büyük” olmaktan da, sanki karşılarındakiyle aynı yaştaymış gibi yapan, bir bakıma onların dünyasını taklit eden bir “küçük” olmaktan da vazgeçerler.

Sadece bu süreci düşünmek bile çocuk yazarlığının tuzakları, zorlukları, incelikleri üzerine düşünmeye götürüyor insanı. Ne de olsa dil duygularını hayal etmekte zorlandığımız bir okur kitlesi söz konusu. Onların dünyasından içeri girebilmek için her zaman iyi yazar olmak yetmez; o dille jonglör misali oynayan, ele gelmez yumurcakların dil dünyasına çok yakın bir yere çadır kurmak gerekir.

ÇOCUKLUĞUN MUCİZE DİLİ

Necati Tosuner’in eski kitaplarından çocukların okuyabileceği nitelikteki öykülerini derleyerek oluşturduğu Dayım Balon Olmuş da bu açıdan güzel bir örnek; çocuksu olmadan çocukluğun mucize diline yerleşilebileceğini kanıtlıyor.

Bu sene Susmak Nasıl da Yoruyor İnsanı adlı kitabıyla yazarlığında 50. yaşına basan Tosuner’in, yazarlığının ilk yıllarında kaleme aldığı öykülerden oluşan bu küçük kitabında (siz onun cüssesine bakmayın, devlere tezat nasıl da doludur bazen küçük şeyler) kambur bir dayının altı yaşındaki yeğeniyle sohbetleri, gezileri, hayata karışan, hayattan kaçan hâlleri, coşkuları, hüzünleri, neşeleri, düş kırıklıkları, beklentileri, umut ve umutsuzlukları ve daha neler neler arzı endam ediyor. Yazarın, kitabı böylesine önemli bir dönemeçte yayımlamış olması ayrıca anlamlı. Bir bakıma, yaşlılık çocukluğa bağlanıyor, çember tamamlanıyor ve insanın iki yakası bir araya geliyor.

DOĞALLIĞINDAKİ “EDEBİYAT”

Dayım Balon Olmuş’taki sekiz öykünün bizzat çocuklar için yazılmamış olması, onları çocuk okurlar nezdinde de daha da değerli kılıyor olmalı. Ne de olsa büyükler, tam da kendileri gibi olduklarında sözleri ve tavırlarıyla etkileyebiliyorlar çocukları. Yazarlığın çocukluk halinde kalabilmeyi başaran, bunu hedeflemeden başaran yazarların açıklayamadıkları sır da bu olmalı. Necati Tosuner’in bu kitaptaki öykülerinin her hecesinde, işte o pek çoğumuzda kayboluvermiş çocuksu dil ustalığı kendiliğinden sözü ele geçirmiş. Tüm hareketlerdeki, düşüncelerdeki özen de ona yaraşır nitelikte. Devinimlere eşlik eden bir dil, zarif bir dans… Necati Tosuner gibi bir minimal dil ustasına yaraşacak nitelikte tertemiz, neredeyse şeffaf bir düzlem yaratan hecelerden desenler çıkarmak, kısa filmler çekmek, hayatın gürültüsünü susturan müzikler çıkartmak mümkün. Böylesine zengin bir yolculuk davetini reddetmeyi kim aklından geçirebilir ki?

Dayım Balon Olmuş Necati Tosuner Günışığı Kitaplığı, 88 sayfa

Dayım Balon Olmuş Necati Tosuner Günışığı Kitaplığı, 88 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz