İyi Kitap

Çocukların da hakları var!..

Çocukların da hakları var!..

Elif TÜRKÖLMEZ

Serres’in 2009 yılında yazdığı bu kitap, ülkesi Fransa’da olduğu gibi dünyanın pek çok ülkesinde sevildi. Türkiyeli yetişkin okur için okuması zor, Türkiyeli çocukların okuyup benimseyip sorular sorması bakımındansa nefis olacak.

Başlığı “öylesine” yazmadım. Serres’in Çocuk Olmaya Hakkım Var’ını okurken hep şu fikir döndü kafamda çünkü: Bu dünya aslında, çocuklardan, hayvanlardan, engellilerden, yaşlılardan hiç hoşlanmıyor. Tekerine çomak sokacak engele tahammül edemiyor. Tek derdi maddi anlamda ilerlemek, kopup gitmek… Yardıma, bakıma, ilgiye muhtaç olanı ardında bırakarak… Değer verdiği, daha doğrusu değer verdiğini sandığı tek şey “insan”, “tam insan”, “gerçek insan”, “faydalı insan”. Ama o da laf! O yüzden tüm “çomaklar” adına sormak istedim: Biz insan değil miyiz? Yakılmış kediler, yaralanmış köpekler, kesilen ağaçlar adına filan da hatta… Kafası atmış bir kitle adına yani.

ÇOCUĞUM, HAKLARIM VAR!

Çocuk Olmaya Hakkım Var benim tüm tepemin tasının atmışlığının aksine aslında çok soğukkanlıca soruyor: Temiz su içmeye, oyun oynamaya, arkadaş edinmeye hakkım yok mu? Büyüklerimin beni koruması hakkım değil mi? Siyah ya da beyaz, iriyarı ya da ufak tefek, zengin ya da yoksul, burada ya da başka yerde doğmuş olsam da aynı şekilde saygı görmeye hakkım yok mu? Ülkem, 192 ülkeyle birlikte Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni imzaladığına göre, bütün bunlara hakkım var. Aslında dünyaya getirdiğimiz bir çocuğun karnının doyacağına, şiddete maruz kalmayacağına ya da çalıştırılmayacağına dair söz vermek de abesle iştigal… Çocuk tüm bunları, zaten sadece doğarak hak ediyor. Ama istatistikler acı gerçeği yüzümüze vuruyor. Türkiye’de çocukların yüzde 46’sı yetişkinler tarafından şiddet görüyor. Dünyada on milyondan fazla çocuk işçi var. Afrika’da doğan her beş çocuktan ikisi bir yaşını tamamlayamadan açlıktan ölüyor. Aslında geçelim bu istatistikleri. Hepsi bir kulağımızdan girip ötekinden çıkıyor. İnsan zamanla rakamlara karşı duyarsızlaşıyor. Bakılması gereken yerler evlerimizin içi, sokaklar, okullar… Gerçek hayat yani. Tam yanı başımız.

Serres’in 2009 yılında yazdığı bu kitap, ülkesi Fransa’da olduğu gibi dünyanın pek çok ülkesinde sevildi. Türkiyeli yetişkin okur için okuması zor, Türkiyeli çocukların okuyup benimseyip sorular sorması bakımındansa nefis olacak.

Dünya üzerinde sayıları milyonları bulan aç, savaş, şiddet, taciz, tecavüz mağduru çocukları bulup karınlarını doyurmak, yüzlerini yıkamak, ellerine boya, kitap vermek, ayaklarına pabuç giydirmek gerekiyor, kabul. Ama bunu sadece yardım toplayarak, iyi niyetli kampanyalar düzenleyerek çözmek mümkün değil. Kaynakların büyük bölümü çocuklara, kadınlara ayrılmadıkça da zor.

Serres uzun yıllardır devam ettiği çocuk kitapları yazarlığının yanına bir de çocuk kitapları yayıncılığı kimliğini ekleyerek, çorbaya kendince bir çimdik tuz atmış mesela. Fronty de öyle. Nefis illüstrasyonlar yapmış bu kitap için. “Şiddet”i anlattığı köpekli sayfa mesela…

Dünya, dünya çocuklarının hepsinin Çocuk Olmaya Hakkım Var’ı okuyabildiği gün güzel bir yer olabilir. Kitapta dediği gibi belki 20 yıl sonra, ama olacak…

Çocuk Olmaya Hakkım Var Alain Serres Resimleyen: Aurélia Fronty Çeviren: Füsun Önen Pinard Yapı Kredi Yayınları, 44 sayfa

Çocuk Olmaya Hakkım Var Alain Serres Resimleyen: Aurélia Fronty Çeviren: Füsun Önen Pinard Yapı Kredi Yayınları, 44 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz