Eksik olsun, istemem… – İyi Kitap
İyi Kitap

army bombbts official army bombbangtan bombbts army bomb ver 4bts army bomb ver 3bts army bombbts light stickbts official light stickbts light stick ver 4bts light stick ver 3

Eksik olsun, istemem…

Sevin OKYAY

Domingo Yayınları, genç okurları klasik eserlerle buluşturma amacı taşıyan ve resimleriyle göz dolduran “Hepsi Sana Miras” dizisinden bu sefer Cyrano de Bergerac’ı yayımladı. Unutulmaz eserin yazarı Edmond Rostand yerine öyküyü Stefano Benni anlatıyor.

Cyrano de Bergerac, kimileri kötü olan film uyarlamalarına, eserin hakkını veremeyen çevirilere rağmen bugün de dimdik ayaktaysa, bunu öncelikle karakterine borçlu. Domingo Yayınları’nın dilimize kazandırdığı, klasik eserlerin modern yazarlar tarafından yeniden kaleme alındığı “Hepsi Sana Miras” dizisi için kalem oynatan Stefano Benni, onun hikâyesini anlatırken, işe yazarından başlamış: “Bir yüzyıldan daha uzun bir zaman önce, otuz yaşlarında genç bir adam olan Edmond Rostand, Paris tiyatrolarından birinde, bir kahramanın serüvenlerini sahneye koydu. Kendisinden yaklaşık iki yüzyıl önce gerçekten yaşamış bu kahramanın adı Savinien de Cyrano idi.”

Bizim okuduğumuz çeviride kahramanımız kendini, haddini bilmez Vicomte de Valvert’e böyle tanıtır: “Bendeniz de Savinien Cyrano de Bergerac!” Oyunun yazıldığı bu tarihten yüzyıllar önce, 17. yüzyılda tıpkı Rostand’ın anlattığı gibi gururlu, özü-sözü doğru, kimseye methiyeler düzmeyen, dalkavukluk yapmayan biri olarak yaşamıştı. “Eksik olsun, istemem,” derdi, “İstemem, eksik olsun.” Siz bunu “Hayır, teşekkür ederim,” diye okuyacaksınız ama orijinali da böyle zaten: “No, merci.”

BAŞKA TATLAR

Biz onu Sabri Esat Siyavuşgil sayesinde tanıdık. Cyrano de Bergerac’ı 7+7 hece vezniyle kusursuz şekilde çevirmiş, kahramanın ruhuna nüfuz etmemizi sağlamıştı. Burnu kıpkırmızı, kılıcını çekip dikildiğinde onu komik bulmazdık. İki kuruş parasını etrafa dağıtmasına cömertlik gözüyle baktık (bir şey değişmedi), “Scapin’in Dolapları”nı Molière’e kaptırmasına şaşırmadık. Cyrano, o zamandan beri benim en sevdiğim edebiyat kahramanı, rol modelimdir.

Domingo’nun bu dizisinin ise bambaşka bir amacı var: Çocuklara (belki büyüklere de) klasikleri tanıtmak, sevdirmek. Stefano Benni’nin Cyrano de Bergerac’ı bu yönde, daha önce okuduğum Gılgamış gibi, başarılı bir örnek. Gerçi hain De Guiche’e biraz iltimas geçtiğini ya da onu ciddiye almadığını düşünüyorum ama gerçekten de Rostand’ın oyununu çocuklarla gençlerin anlayacağı, benimseyeceği bir şekilde yazmayı başarmış. Arada öğütler verse de didaktik bir havası yok. Hatta öğütlerinin akılda bile kalabileceğini düşünüyorum, araya sıkıştırmayı başardığı için. Benni bize kitapta onu, kendisini heyecanlandıran her şeye iştah duyan bir “şair-pastacı” olarak tanıtmış. Belki de şair-pastacı Ragueneau’nun ruhunu emanet almıştır.

Aslında bu eleştiriyi genç birinin yazması daha doğru olurmuş belki. Çünkü dedim ya, biz onu Sabri Esat Siyavuşgil çevirisiyle tanıdık. Büyüyünce de Fransızca bilmeyenlerimiz o çeviride kaldı. Ben İngilizcesini okudum ama çok iyi bir çeviri olduğu söylendiği halde, pek yavan buldum. Hep o çeviriyi ararız, anarız, o sözleri bekleriz. Alıntılamaktan kendimizi alamayız.

Özellikle de, kitabı Cyrano’nun, “lekesiz, buruşuksuz” gururunu yanında götürmesiyle bitirmek isterdik. Ancak hemen belirteyim. Farklı amaçlı bu kitapta Can Yücesan Gendey’in çevirisi, okuma zevkine katkıda bulunuyor.

Bambaşka bir devirde, bambaşka bir kültürün içinde olsak da, bildiğimiz türden insanlarla birlikteyiz. Örneğin, yazarının nazik tarifiyle, “Pek çok yakışıklı ve atılgan genç gibi, kur yapma konusunda çekingen” olan Christian; kendini beğenmiş, gücünü kötüye kullanan De Guiche; yoksul şairlere yardım için çırpınan koca yürekli ve göbekli Ragueneau; Cyrano’nun onun gibi cesur olmayan nazik dostu Le Bret; zekâya, romantizme ve sanata tutkun güzel Roxanne…

Sonra savaş meydanında aç acına dövüşüp bitap düşseler de hoş bir kadın görünce esas duruşa geçen şövalyeler.  Hadi, gene Siyavuşgil’e başvuralım: “Bunlar Gaskonya beyleri / Başlarında Castel-Jaloux / Atıcı, atak, serseri / Bunlar Gaskonya beyleri!”

Bir Gaskonya beyi olmak için canımı verirdim, bugün bile düşünebilirim.

Cyrano de Bergerac Anlatan: Stefano Benni Resimleyen: Miguel Tanco Çeviren: Eren Yücesan Cendey Domingo Yayınları, 104 sayfa

Cyrano de Bergerac Anlatan: Stefano Benni Resimleyen: Miguel Tanco Çeviren: Eren Yücesan Cendey Domingo Yayınları, 104 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz