İyi Kitap

Başka bir kurabiye mümkün!

Başka bir kurabiye mümkün!

Nazan ÖZCAN

Pelin Güneş’in Fincan Teyzenin Kurabiyeleri adlı son kitabı, hayattaki mutluluk ve heyecan veren şeylerin sadece parayla olmadığını, gözümüze sokmadan anlatıyor. Fırından yeni çıkmış kurabiye, Finlandiya’daki kutup ışıkları ya da karşılık beklemeden ihtiyacı olana yapılan yardım, bunlar mutluluk değil midir?

Yeğenim küçümenken, bir taso fırtınasıdır almış gidiyordu. Yetişkinler olarak, yani anne ve teyze, taso’nun cazibesini gram anlamıyorduk. Ama nasıl beceriyorsa, bizimki pek anlıyordu. Tabii o taso denilen zımbırtının tek bir türü yoktu. Şu şununla arkadaş, bu bununla birleşince yıkıcı kuvvet, o onunla bir araya gelince dünyayı kurtarır, bu bununla eşleşince evren devrilir filan… Yüzlerce taso ve yüzlerce kombinasyon. İşin kötüsü, bu taso zımbırtıları cips paketlerinden çıkıyordu! İşte bizim büyük trajedimiz! Dört yaşındaki oğlana nasıl anlatırsın ki o cipslerin korkunç şeyler olduğunu? O taso istiyordu!

Göbeciğimizi çatlattık, kafamızı patlattık, dilimizi şişirdik ve sonunda cips denen meretin sağlığına zararlı olduğunu anlatabildik. Tamam, biraz tehdit ve ceza da var işin içinde, yüksek izninizle! Ha, vazgeçti sanıyorsunuz değil mi cipsleri almaktan! Çok beklersiniz: Cips paketleri alınıyor, içindeki taso bulunuyor ve cips paketi ya çöpe gidiyor ya da yanındaki çocukların midesine! Ne yani, bizimki yemiyor, başkaları yiyor diye sevindiğimizi mi sanıyorsunuz? Çok hainsiniz, valla sevinmedik, onları da uyardık, ama değişen bir şey olmadı. Ha, bir de içimizden değil, bayağı bayağı dışımızdan, bu cipsleri ve o sapkın taso çılgınlığını ortalığa çıkaranlara sinkaflar ettik de ettik.

Aile hikâyemizi anlatmak için yazmadık bunca şeyi. Pelin Güneş’in Fincan Teyzenin Kurabiyeleri adlı kitabının başkahramanı Ali’nin babası, işte bizim utanmazca küfürler ettiğimiz adamın ta kendisi. Yani bir cips şirketinin pazarlama müdürü! Taso’cu seniii! Ama elbette başkahramanımız, Ali ve yakın arkadaşları Doruk ile Efe. Bir de Necmi amcayla Fincan teyze. Tatlı ve sevimli olanlar yani.

Bizim Ali, Efe ve Doruk, şu anda binlerce çocuğun da tıkılı olduğu insan silolarında yaşayan üç çocuk. İnsan silosu dediğimiz yerler, “akıllı evler”in filan olduğu “nezih” siteler. Bizimkilerin üst orta sınıf ana babaları da çocuklarını hapishane yerine yüksek korumalı “site”de tutuyorlar. Pardon, ana babalar, haksızlık mı ettik! Siz de tıpkı Ali’nin ana babası gibi, her gün binlerce toplantıya giriyor, satış rakamlarını yükseltip terfi almak için didiniyor, çok para kazanmanın yollarını tırmalıyor, kredi kartı pazarlıyor ve bunları hep “çocuklarınız”ın iyiliği için yapıyorsunuz, di mi? He heee! İşte Ali’nin anası kredi kartı pazarlarken, babası cipslere, “satışları fırlatacak” müthiş bir promosyon bulma derdinde. Buluyor da! Cipslerden çıkan “yıldız” sayesinde 20 çocuğa dizi oyuncusu olma garantisi! Ve tabii ki, ana babaların kolay para ya da şöhret budalalığı yüzünden satışlar patlıyor, memlekette kıyametler kopuyor!

KURABİYE KOKUSU

Ama Ali ve arkadaşlarının hayatının renklenmesi, bununla olmuyor. Yüksek güvenlikli sitede şans eseri tanıştıkları Necmi amcayla Fincan teyze, tıpkı çocukları olduğu gibi okuru da neşelendiriyor, kendilerini sevdiriyor. Çocuklar yaşlı ve tatlı çiftin evine girip çıktıkça, okur olarak biz de çocukluk günlerimizden kalan anılarla mutlu oluyoruz. Okuldan sonra  varılan evin mutfağından yükselen mis gibi kurabiye kokusunu hatırladınız mı? Veya anneanne ya da dedenizin, gözlükleri temizleyip, “Ooo sen mi geldin kuzum,” demesini? Annenizin soğuk bir kış günü ılık bir bardak sütle içinizi ısıtmasını? Ne harikaydı! Ama Necmi amcayla Fincan teyzenin bir özelliği daha var. Her ikisi de yıllardır bir yardımlaşma ağına üye, bu ağ ve ağdaki takas sistemi vesilesiyle hem Türkiye’nin hem de dünyanın her yerine ulaşabiliyorlar. En önemlisi, ulaştıkları herkesle arkadaşlıklarını unutmuyorlar.

Çocuklar ilk başta biraz “çatlak yaşlılar”ın işi diye baksalar da, para ve tüketim pompalaması olmadan da yaşamanın pekâlâ insanı mutlu edebileceğini keşfediyorlar. Necmi amca ve Fincan teyze sayesinde, Finlandiya’daki kutup ışıklarını, Noel Baba’nın köyünü, Machael’i görmek, kamp yapmak, igloda kalmak için illa da cips tüketmek gerekmiyor. Yardımlaşma, dostluk, takasın değeri, doğanın güzelliği, macera, heyecan, gerçek çocukluk, mutluluk, neşe; Fincan teyzenin sağlıklı ve yerel malzemelerle yapılmış kurabiyeleri içinde işte!

Fincan Teyzenin Kurabiyeleri Pelin Güneş Resimleyen: Canan Barış Tudem Yayınları, 152 sayfa

Fincan Teyzenin Kurabiyeleri Pelin Güneş Resimleyen: Canan Barış Tudem Yayınları, 152 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz