İyi Kitap

Ejderhalar neleri becerebilir?..

Ejderhalar neleri becerebilir?..

Arjin SÖZÜBİR

Bir köpekle bir çocuğun dostluğu etrafında bizi maceradan maceraya koşturan GRK serisinin yazarı Josh Lacey’den iki yeni kitap. Edward, tatile çıkan dayısının evcil hayvanına bakmaya söz veriyor. Ne var ki bu evcil hayvan ejderha olunca işler biraz karışıyor.

Ejderha Bakıcısı adlı bir kitabın ilk cümlesi ne olabilir, düşünün bakalım? Mesela şuna ne dersiniz: “Sevgili Morton dayı, hemen bir uçağa atlayıp buraya gelmelisin. Ejderhan, Jemima’yı yedi.” Paragrafın son cümlesine de bakalım: “Artık gitmem gerek. İçerden bir yanık kokusu geliyor. Edward.” Evet, tahmin edebileceğiniz gibi, Edwardlar (küçük kızkardeşi Emily, Edward ve annesinden oluşan 3 kişilik bir aile onlar) dayının ejderhasına bir süreliğine bakmayı kabul etmişler ve kitap bu süreçte yaşananları, Edward’ın dayısına yazdığı mesajlar aracılığıyla aktarıyor.

Fikir vermesi için mesajların konu başlıklarına şöyle bir bakalım: ACİL!!!!!!!, Ejderhan, Delik [buzdolabının üzerindeki], Yine ejderhan, Sabır taşı, Neredesin?!!???, LÜTFEN OKU!!!!. Peki, ekler kısmında neler var, Edward dayısına mesajların ekinde ne gibi fotoğraflar göndermiş olabilir: yakın plan ejderha dışkısı, içine pislenmiş ayakkabılar, delik [buzdolabının üzerindeki], yangını söndüren ben, öfkeden deliye dönen annem, kedi saldırısı. Bunlar bayağı bir şey anlatıyor.

ÇİKOLATAYI DENEDİN Mİ?

Derken, başlığı Çikolata olan bir sürü mesaj geliyor. Çikolata çok önemli. Neden mi? Çünkü Edward dayısından güç bela aldığı bir mesajla sevimli ejderhamızı teskin edebilen yegâne şeyin çikolata olduğunu öğreniyor. Mesaj dediysek, öyle çok uzun bir şey sanmayın: “Çikolatayı denedin mi?” şeklinde kısa bir cümleden oluşuyor mesaj, çekilen onca eziyete karşılık tek bir cümle! Ama önemli değil, çünkü İŞE YARIYOR. Ejderha artık mesela salonun ortasına, halıların üzerine ve ayakkabıların içine pislemiyor (ejderhanın boyutuyla orantılı olarak dışkısının büyüklüğünü ve of elbette kokusunu da tahmin edebilirsiniz).

Alevli soluğuyla perdeleri alevli muza çevirmiyor, komşunun bahçedeki kedisini tütsülemeye kalkmıyor, buzdolabından yemek almak için artık dolabın kapağını kullanıyor ve evin diğer üyeleri için de biraz yiyecek bırakmayı akıl ediyor. Hatta kanepede oturma yasağına bile uymaya başlıyor diyecektim ama bu kadarının abartı olduğunu siz bile tahmin edebilirsiniz. Elbette yaptığı her tür hinlikten sonra nispet yapar gibi (yasak olduğunu bile bile) kanepeye çıkıp oturuyor ve sanki hiçbir şey olmamış gibi gamsız keyif çatıyor. Dünya yıkılsa umurunda değil, öyle bir ejderha işte.

Çikolata meselesi böyle. Edward’ın eve neredeyse sepet sepet taşıdığı çikolata sayesinde (mesela bir oturuşta 12 adet sütlü çikolata, 14 adet bitter çikolata, 6 adet gofret, 1 adet pirinç patlaklı çikolata ve 23 paket çikolatalı draje yiyebiliyor) ejderha hayvanat bahçesini boylamaktan kurtuluyor. Tabii Edward’ın bu konudaki çabalarını da ihmal etmemek lazım. Annesi her dellendiğinde ve yeter artık, hayvanat bahçesini arıyorum, diye çığlığı bastığında (ki kadın hiç haksız sayılmaz) Edward bir şekilde zararın giderilmesine karınca kararınca katkıda bulunarak (bazen dışkıyı temizleyip, halıyı kalacak leke pahasına çamaşır suyuyla silerek, bazen de henüz mevcut olmasa bile, gelecekte biriktireceği harçlığını annesine, mesela yeni perdeler alabilmesi için vermeyi teklif ederek) ejderhayı evde tutmayı başarıyor. Ama daha komiği şu: Zaten hiç kimse ejderhanın varlığına inanmıyor. Atsan atılmaz, satsan satılmaz yani. Neyse ki dayı sonunda çıktığı tatilden geri dönüyor ve hiç de kızkardeşinin sandığı kadar sorumsuz biri olmadığını ispatlıyor. Ejderhanın verdiği zararı karşılıyor ve minik Ziggy’yi (evet, ejderhanın adı Ziggy’miş) alıp evine gidiyor. Ta ki ikinci kitaba kadar.

İkinci kitapta ne mi oluyor? Bu sefer Morton dayı bir meditasyon kampına, evet yalnış duymadınız, bir meditasyon kampına gidiyor. Ee, ejderha da doğal olarak Edwardlara konuk oluyor. Ama ejderhanın herkese bir sürprizi var. Bugüne dek erkek sanılan Ziggy dişi olduğunu ispatlayarak bir yavru dünyaya getiriyor. (Yumurtlamak için nereyi tercih ettiğini tahmin edebilirsiniz: temiz çarşaf dolabını!) Yavrunun yumurtadan çıkmasını takiben ise evin bahçesinde dev gibi bir ejderha peyda oluyor ve tüm çabalara rağmen bir türlü bahçeden çıkmıyor. Ziggy ejderhayı görünce hiç ilgilenmediği gibi minik Arthur’u da önüne katıp içeri giriyor. Anne ise elindeki süpürgeyle ejderhayı kapıdan dışarı püskürtmeyi güç bela başarıyor. Anlıyoruz, bu işin içinde bir bit yeniği var.

EJDERHALAR BOŞANABİLİR Mİ?..

Edward, bahçeden ayrılmamakta inat eden, evin içini de dışını da alevli soluğuyla kömüre dönüştüren bu iri ejderhanın Arthur’un babası olabileceğinden şüphe ediyor ve “Ejderhalar da boşanabiliyor mu?” diyerek can alıcı soruyu soruyor. Hatırlayın ki Edwardlarınki de iki çocuk bir anneden oluşan üç kişilik bir aile. Kitabın öyküsü bu aşamadan sonra anne babası boşanmış çocukların kendilerini “normal” hissedebilecekleri bir bakış açısıyla, bu olayı tüm doğallığı içerisinde ele alıyor. Anne baba çocuktan oluşan aileyi normal, diğer tüm aile biçimlerini eksik gören ve çocuklara da bunu ister istemez hissettiren bakış açısı ne kadar sakatlayıcı ise Lacey’in ilk kitapta babanın varlığından söz etme gereği dahi duymaması ve 2. kitapta yeni doğmuş yavru bir ejderha üzerinden bu gerçeğe gayet hoş bir şekilde yaklaşması, bize ejderhaların gerçekten de ne kadar çok şey becerebileceğini gösteriyor.

Ejderha Bakıcısı Josh Lacey Resimleyen: Garry Parsons Çeviren: Handan Sağlanmak Final Kültür Sanat Yayınları 64 sayfa

Ejderha Bakıcısı Josh Lacey Resimleyen: Garry Parsons Çeviren: Handan Sağlanmak Final Kültür Sanat Yayınları 64 sayfa

Ejderha Bakıcısı Havalanıyor Josh Lacey Resimleyen: Garry Parsons Çeviren: Handan Sağlanmak Final Kültür Sanat Yayınları 78 sayfa

Ejderha Bakıcısı Havalanıyor Josh Lacey Resimleyen: Garry Parsons Çeviren: Handan Sağlanmak Final Kültür Sanat Yayınları 78 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz