İyi Kitap

Gözlerim kapansa da yıldızların altında

Gözlerim kapansa da yıldızların altında

Elif TÜRKÖLMEZ

ABD’li yazar John Green’in bol ödüllü, çok satan romanı Aynı Yıldızın Altında, kanser hastası iki gencin aşk hikâyesini anlatıyor. Uyaralım: Okurken cebinizde bir mendil bulundurmanızda fayda var.

Geçen yaz bütün kitapçı vitrinleri masmaviydi. Kışın biraz değişti tabii ama “çok satanlar”da en az iki raf hâlâ öyle masmavi. Sebebi malum: O basitcecik ama vurucu tasarımlı, sert kapaklı kitap, Aynı Yıldızın Altında.

Bu arada kitabı okurken aklınıza gelen o, “Kesin filmi çekilir,” düşüncesinde haklı çıktığınızı söyleyeyim. Josh Boone yönetmenliğinde çekilen film önümüzdeki yaz vizyonda olacak. Bu da demek oluyor ki bu yaz da her yer mavi her yer Aynı Yıldızın Altında.

Şikâyetçi de değiliz, yanlış olmasın. Güzel kitap. Sadece zaman zaman insana pek de “aynı yıldızın altında olmadığımızı” hatırlatıyor. Onları sonra söyleyeceğim. Şimdi biraz konusundan bahsedeyim.

Bu aslında bir aşk öyküsü. Ama asıl öykünün altında katmerlenen hikâyeler onu sadece bir aşk öyküsü olmaktan çıkarıyor. 16 yaşındaki Hazel kanser hastası. Üç yıldır zaman zaman ilerleyen, zaman zaman da duraklayan, her gün bir avuç ilaç içmesine, her yere yanında götürmek zorunda olduğu büyükçe bir oksijen tankıyla birlikte yaşamasına ve sık sık hastanede yatmasına neden olan bir tiroid kanseri türüyle mücadele ediyor. Mücadele ediyor da demeyelim aslında. Küçük yaşına rağmen hastalıkla ilişkisi epey olgunca. Oluruna bırakmış her şeyi. İsyan etmiyor, ağlamıyor. Çok zeki, komik, entelektüel yanı gelişmiş bir genç kız. Okula da devam ediyor. Terapi grubuna da katılıyor. Gerçi Kanserli Çocuklar İçin Destek Grubu adlı terapi grubuna ailesini kırmamak için gidiyor ama zaten Hazel’ın hayattaki en önemli amaçlarından biri, hastalığı yüzünden yorgun ve mutsuz düşen ailesini biraz olsun mutlu etmek.

HER ŞEYE RAĞMEN

Terapi grubunun bir güzelliği de Hazel’ın diğer yarısını, yani Augustus’u bulmasını sağlaması. Augustus 17 yaşında yakışıklı bir çocuk. İlik kanseri atlatmış, bir bacağı protez. Ancak Hazel’a göre durumu daha iyi. En azından öyle görünüyor çünkü her yere taşıması gereken bir oksijen tüpüyle birlikte yaşamıyor. Pantolonunun paçasını kıvırmazsa kimse “gerçek bir bacağının” olmadığını anlamıyor. O da Hazel gibi zeki ve komik. Belki de onları birbirine yaklaştıran bu. Bir de Hazel’ın en büyük takıntısı olan Peter Van Houten’in Görkemli Izdırap adlı kitabı.

Kitap Hazel için öyle büyük bir takıntı ki defalarca okumuş. Sonunu çok merak ettiği öyküyle ilgili olarak yazara sayısız mektup göndermiş ama hiçbir cevap alamamış. Augustus da onunla birlikte bu kitabın büyüsüne kapılıyor. Birbirleriyle kitaptan alıntılar yaparak konuşuyor, sadece ikisinin anladığı bir dille iletişim kuruyorlar. Augustus’un ailesi de Hazel’ın ailesi de gençlerin durumundan memnun. Çünkü ikisi birbirine iyi geliyor.

Ancak bir gün iki genç karşılarına geçip, Görkemli Izdırap’ın yazarı Peter Van Houten’le tanışmak için Amsterdam’a gitmek istediklerini söylediklerinde, aileler durumun biraz “korkutucu” olduğunu anlıyor. Hazel ve Gus’ın uzun yola çıkması çok riskli. Üstelik tedavi masrafları yüzünden ekonomik güçlükler yaşayan Hazel’ın ailesinin böyle bir seyahati karşılayabilecek bütçesi de yok. Başlangıçta imkânsız gibi görünse de gençler kanserli çocuklar için çalışan bir vakfın sağladığı imkânla Amsterdam’a gitmeyi başarıyor.

Ancak bu macera pek de iyi sonuçlanmıyor. Yazar Van Houten hayallerindeki gibi biri değil. Çocuklar kendilerine hikâyenin sonunu anlatacak sıcakkanlı bir adam beklerken alkolik ve huysuz bir ihtiyarla karşılaşmanın burukluğuyla Amerika’ya geri dönüyor. Ancak Gus yılmıyor, âşık olduğu kızı mutlu edebilmek için hikâyenin sonunu kendisi yazmaya başlıyor.

Buradan sonra olanları söylemeyeyim. Eğer bu meşhur kitabı hâlâ okumayan varsa kitabın buruk sonunu öğrenmesin. Ama şunu söyleyeyim sadece: Başından tahmin edemeyeceğiniz, ters köşe bir bitiş… Azcık da yazara kızacağınız zalim bir son…

Aynı yıldızın altında olmadığımız meselesi ise şu: Çok zor, çok ağır bir hastalık olan kanser ve tedavisi bu kitapta biraz hafife alınmış. Yoksul ülkelerde çok zor şartlarda tedavi edilen bir hastalık kanser. İlaçlar çok pahalı ve çoğu kez bulunamıyor. Ama Amerika’da ya da en azından kitapta durum pek öyle değil sanırım. Yine de tatlı diyaloglar ve güzel anektodlarla dolu bir aşk hikâyesi okumak isteyenler için iyi bir alternatif.

Aynı Yıldızın Altında John Green Çeviren: Çiçek Eriş Pegasus Yayınları, 320 sayfa

Aynı Yıldızın Altında John Green Çeviren: Çiçek Eriş Pegasus Yayınları, 320 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz