İyi Kitap

Çiçekler kötülüğün bulaşmasını engellerse…

Çiçekler kötülüğün bulaşmasını engellerse…

Şiirsel TAŞ

Maurice Druon, yaşayan en büyük Fransız yazarlardan biri. Yazdığı birbirinden güzel roman arasında çocuklar için yazdığı bir tek romanı var: Yeşil Parmaklı Tistu. Hazin ama bir o kadar ışıltılı bir öyküsü var Tistu’nun… Umut, empati, acı, direnmek ve insan olmak üzerine…

Yeryüzü etrafa saçılmış tohumlarla dolu. Kimi biraz su, biraz toprak, kendine göre bir iklim bulduğunda yeşeren; kimi kıyıda köşede kalıp sessizce uyumaya devam eden, kabuğunun çatlamasını, ilk filizini sürmeyi bekleyen sayısız tohum. Fikirler gibi… Henüz yazılmamış kitaplar gibi… Tohumlar, fikirler ve kitaplar durduk yerde, hiçlikten yeşermez. Tohuma doğanın eli değer, fikir ya da kitapsa insanın elinde/zihninde yeşerir, ilgiyle ve emekle.

Küçük Prens ile gülü, çocuk edebiyatında bir çocuk ile bir çiçeğin simgesel ilişkisinin en tanınmış örneği olsa gerek. Oysa çocuk edebiyatında bir başka Fransız yazarın, Maurice Druon’un yarattığı ama Küçük Prens kadar tanınmayan, bir güle sevdalanmak yerine dokunduğu her tohumu yeşerten bir karakter var: Yeşil Parmaklı Tistu.

HAYAT OKULU

Gazeteci-yazar Druon’un yazdığı yegâne çocuk kitabının ana karakteri Tistu, sakin ve uysal görüntüsünün altında aslında gerçek bir düzen bozucu, gözü pek bir pasif direnişçi. Fakat kim olduğunu, neler yapabildiğini, dahası ne yapmak istediğini anlaması için önce başka hayatlara değmesi gerekir, çünkü varsıllık içinde, kaygısız, tasasız geçen erken çocukluk döneminde Tistu hâliyle, tüm hayatların kendi hayatının bir benzeri olduğunu sanır.

Derken okul çağı gelir. Ancak Tistu okul denen yeni ortama bir türlü uyum sağlayamaz, derste ya uyur ya kendi âlemine dalar. Maurice Druon’un kitabın önsözünde yazdığı gibi, büyüklerin dünyayı ona yerleşik düşüncelerle anlatmasını kabullenemez. Sonuçta örgün eğitim sisteminin dışında kalır. Ama bu eğitim görmeyeceği anlamına gelmez elbette. Beybaba’nın harikulade bir fikri vardır: hayat okulu. Ne öğrenirse görerek, yaşayarak öğrenecektir Tistu. Hayat okulundaki ilk dersini bahçıvan Bay Posbıyık’tan alır. Tistu’nun “yeşil parmaklı” olduğunu, yani dokunduğu tohumları dakikalar içinde uyandırıp, topraktan hayat fışkırmasını sağlayan özel bir gücü olduğunu keşfeder bahçıvan ve bu gücü bir sır olarak saklamasını tembihler.

Düzen bozucuların cezasını çektiği cezaevine, yoksulluğun kol gezdiği gecekondulara, hastaların deva beklediği hastaneye, hayvan tutsaklığının meşru yüzü olan hayvanat bahçesine gider Tistu. Bu dersler sırasında o güne dek varlığından haberdar bile olmadığı hayatlarla temas eder, gerçek acıyı henüz bizzat yaşamasa da acı çekenlerin ve türlü çeşit acının var olduğunu bilir artık. Hiçbir acıyı görmezden gelmez, anlamaya ve kendince ne yapabiliyorsa yapmaya çalışır. Özetle, tanık olduğu acıların üstüne biraz toprak serpip yeşil parmaklarıyla dokunur.

Zamanla çiçeklerin kötülüğün bulaşmasını engellediğini anlar Tistu ve savaşın yerkürede yetişen berbat bir ısırganotu olduğunu idrak eder. Ne var ki Beybaba savaş için top imal eden fabrikanın sahibidir ve sürdükleri varsıl yaşantıyı besleyen pınar da fabrikanın ta kendisidir. Yine da yapacak bir şeyler var diye düşünür Tistu ve kolları sıvar.

Yeşil Parmaklı Tistu çocukluğun ve büyümenin doğası üzerine bir kitap. Druon, çocuk-erişkin terazisinde, büyümenin getirdiği kaybın kazanca ağır bastığını vurgulayarak tavrını en baştan koyuyor: “Her çocuk, herkesin iyiliği doğrultusunda harekete geçmek için sabırsızlanır; bunun için de büyümek mucizesinin gerçekleşmesini bekler. Büyüdüğünde ise genellikle yapmak istediğini unutmuş ya da ondan vazgeçmiş olur. Böylece hiçbir şey olmaz. Mucizesi filan olmayan bir yetişkin daha vardır, hepsi bu.”

Yeryüzü etrafa saçılmış tohumlarla dolu. Birilerinin gelip de dokunmasını, umursamasını, ilgilenmesini bekleyen. O birileri yeterince büyümeden, parmaklarındaki yeşili yitirmeden. Sanki Druon tam da bu yüzden, olur da parmakları kararır endişesiyle Tistu’ya kıyamamış, mucizesi olmayan bir yetişkine dönüşmesine seyirci kalmak yerine onu sonsuzluğa salıvermeyi tercih etmiş.

Sahi, Küçük Prens de büyüyememişti, değil mi?

Yeşil Parmaklı Tistu Maurice Druon  Çeviren: Esra Özdoğan Can Çocuk Yayınları, 250 sayfa

Yeşil Parmaklı Tistu Maurice Druon
Çeviren: Esra Özdoğan Can Çocuk Yayınları, 250 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz