İyi Kitap

Çöplük nerede?

Betül DÜNDER

Tüm eserlerinde yaşama farklı bir açıdan bakmanın, okurlarına da bu farklı açıdan baktırabilmenin peşinde olan Andy Mulligan’ın üçüncü kitabı Çöplük çıktı. Bir çöplüğün içinde, çöplerle hayatta kalmaya çalışan çocukların katman katman açılan öyküsü bu.

“İnsana yapılacak en büyük kötülük onu bir umudun içine hapsetmektir,” diyordu Fransız filozof J. F. Lyotard. Onun bu cümlesini metne bir başlangıç olarak alabilir miyim diye bir zaman düşündüm. Dünyanın şekli belliyken, birileri sürekli üretir birileri sürekli tüketirken, birileri çöp yaratır birileri çöpleri karıştırırken… Hangisi sizce umudun içinde kalakalmıştır, neyi inatla umut etmektedir? Ve kimlerdir bu umut tacirleri? Lyotard, Postmodern Durum (1979) adını taşıyan eserinde yeni bir düşünce/yaşam kipinden söz ediyor. Buna karşı yapılan itirazların yeri bu metin değil elbette. Yine de Andy Mulligan’ın kitaplarını -Yaşam Tehlikelidir ve Okula Dönüş de dâhil- okuyan çocuk/genç okurun, birbirine benzemez dünyalar duygusunu ete kemiğe büründürmek için bu okuma pratiklerinden de geçeceğini hayal etmemizin bir mahsuru yoktur sanırım.

ATIK DİYARI BEHELA

Andy Mulligan Çöplük’ü kurgularken, sıklıkla karşılaşmadığımız bir matematik kullanmış. İlk olarak, kurgunun hareketliliği ve anlatıcıların aynı zamanda olay kahramanları olarak farklı bölümlerde söz almaları özel bir durum yaratıyor. Tek anlatıcılı ya da birinci tekil ağızdan yazılmış metinlere alışık olan okurları daha fazla heyecanlandırabilir bu hâliyle kitap. Kaldı ki Mulligan kitabın bütününde hissettirdiği benzemez dünyaların varlığını ortaya koyarken tarafını da belli etmekten çekinmemiş. Üç sıkı delikanlı olan Raphael, Gardo ve Sıçan’ın anlatıcı rolünü üstlenerek farklı açılardan olayları değerlendirmesinin ardında biz; farklı bakış açılarını göstermenin, bir olayın gerçekliğini sorgularken tekillikten uzak durmanın da gizli  nasihatini alırız.

Behala’dan üç çocuk… 13-14 yaşlarındalar ama hayatın çocuk olmalarına müsaade etmediği çocuklardan onlar. Bir atık diyarı olan Behela’da, yani hikâyeye kendinizi kaptırıp haritada aramaya başlayacağınız yerde, sadece karın doyurmak ve ertesi güne hasta uyanmamak adına çöp yığınlarından çöp toplayarak yaşıyorlar(!); o sınırın dışına çıktıklarında tehlike olarak düşünülmeleri ve yok edilmeleri an meselesi. Çöp dağının üstünde kancaları ellerinde… Yoksulların çöplerinden çıka çıka hep aynı b.k çıkıyor işte. Stuppa! Ama zenginlerin yaşadığı bölgeden gelen spesiyal çöplerden bilin bakalım en çok ne çıkıyor? Plastik hayatların çöplerinin de bolca plastikle dolu olması şaşırtmasa gerek bizi.

ÇÖP ÇOCUKLAR

Sınıf çatışmasını merkeze alarak yazıyor eserini Mulligan. Düzenin küçük insanları öğütüp çöplüğe bir dışkı olarak nasıl bıraktığını, bir insan için başlangıç noktasının ne denli önemli olduğunu bir kez daha tüm açıklığıyla gösteriyor. Kitabın son cümlesine kadar bir yandan okurken bir yandan da çöp kamyonlarının ışığının gözlerinize battığını, çöp dağlarının çıplak ayaklarınızın altından kaydığını, polis sirenleriyle birlikte belanın çok yakınınızda olduğunu siz de duyumsuyorsunuz.

Ancak sadece çöp yığınları değil ayaklar altından kayan. Tüketilmiş bir hayat. Nesnelerin dünyası. Yoksulların ve zenginlerin nesnesi. Zenginlerin dünyasında nesneleşen görevliler. Zampata’nın emir kulu olan bir polis teşkilatı. Halktan çaldığı paraları ondan geri alan bir adamın hikâyesine karışan çöp çocukların hikâyesi…

Ekolojik olarak bitmiş/bitirilmiş bir toprağın da hikâyesi aynı zamanda. Ne kadar çok tüketim, o kadar çok çöp. O kadar çöpü nereye dökeceğiz? Derelere, denizlere, ormanlara… Sistem; her yeri çöpleştirmek için üstüne üstüne gelirken, sana benzemeyenler seni yok etmek için elinden geleni yaparken, kendine yeni çöpler bularak yoluna devam etmeye çalışacak. Ama hayır! Bu kitaptaki çocuklar buna izin vermedikleri gibi sen de vermeyeceksin. Hani karakolun penceresinden sarkıtılan Raphael’in daha önce burada öldürülenler için de direnmesi gibi. (Bir tiyatro oyununu anmanın tam yeri geldi bu vesileyle, okumadan geçme derim: Dario Fo’nun Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü… Hani şu kahramanı karakolun penceresinden aşağı atılan…)

Kitabın farklı bölümlerinde, Yuhanna İncili’nde İsa’nın çarmıha gerilme bölümünde geçen bir cümleyi duyacaksın. “Tamamlandı!” Bence kitabı bitirdiğinde neyin tamamlandığını anlamış olacaksın elbet. Ama en önemlisi, Mulligan’ın da hedeflediği gibi yeni bir farkındalıkla başka bir zamana başlayacaksın. İlk soru’n: Çöplük nerede ?!

Çöplük  Andy Mulligan Çevirmen: Arif Cem Ünver  Tudem Yayınları, 216 sayfa

Çöplük
Andy Mulligan Çevirmen: Arif Cem Ünver
Tudem Yayınları, 216 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz