İyi Kitap

İki inatçı keçinin değişen kaderi

İki inatçı keçinin değişen kaderi

Pelin ÖZER

Avusturyalı yazar Heinz Janisch’in yazdığı Köprüyü Geçerken – Dev ile Ayının Öyküsü, çok iyi bilinen bir masala bambaşka bir yorum getirerek madalyonun öteki yüzünü gösteriyor. Üstelik minik okurların kulağına kadim öğretilerin tersyüz edilebileceği sırrını fısıldıyor.

Her çağda, her yaşta, kitap kurdu olsun olmasın herkesin bildiği, kulaktan kulağa yerkürenin köşe bucağını tavaf ederek anonimleşmiş, tüm dinleyenlerin içine işlemiş masallar vardır. Bu masallar; karmaşık insanlık hâllerini, içinden çıkılamazmış gibi görünen durumları öylesine etkili biçimde formüle eder, öylesine kapsayıcı ve basit biçimde anlatırlar ki kendisine kulak veren ve hafızasında hiç çaba harcamadan depolayan herkesi belagat konusunda ciddi biçimde eğitirler. Bu zamansız, her daim pırıl pırıl parlayan, artık sevimli bir masal olmanın çok daha ötesine geçmiş mesellerin iyi, sağlam birer hap oldukları, neredeyse pek çok derde deva buldukları da iddia edilebilir. Ama bir yandan da istesek de silemeyiz onları, bir dokunulmazlık hâlesiyle kaplıdırlar.

HEP BİR ÇÖZÜM VARDIR

İşte bunlardan biri de bir köprüde karşılaşan iki inatçı keçi… Hangimiz kaçabiliriz o keçilerden? Kim çıkıp da o keçileri tanımadığını iddia edebilir? Hafızalarda bir uyarı işareti gibi yanıp söner keçilerin sureti. Kabul etmek gerekir ki kâbusa yakın bir çağrışımı vardır. Keçileri kaçırmaya çeyrek kala, belki de hatırlamak elzem olduğunda gelip yerleşirler baş köşeye. Ya da insan, içinden yıkıp dökmek geldiğinde en azından onların hayali sayesinde içinden savurduğu sunturlu bir küfürle sakinleştirmek zorunda kalır zihninin dalgalı sularını. Hep tüyleri diken diken bir hâlde ne yazık ki! O yüksek köprüden aşağıya düşüp de ölebileceği korkusu gelip yoklar pek çok kişinin yüreğini.

Avusturyalı yazar Heinz Janisch’in yazıp Helga Bansch’ın resimlediği Köprüyü Geçerken – Dev ile Ayının Öyküsü çok iyi bilinen bu masala bambaşka bir yorum getirerek hem madalyonun öteki yüzünü gösterip yüreklerimize su serpiyor, hem de çocukların ilk eğitimlerinde onlara kötü sonla bitmeyen öykülerin de var olabileceğini, kemikleşmiş kadim öğretilerin bir anda nasıl tersyüz edilebileceğini göstererek büyük bir sır veriyor. Her zaman bir çözüm vardır. Niyet edildiğinde yapıcı çözümlere ulaşmak kaçınılmazdır. Üstelik bu çözümler yüz güldürür. Kitabın görsel ve yazınsal yetkinliği bir yana, yazarını sadece bu iyiniyetli ve başarıyla sonuçlanmış cüretinden dolayı kutlamak gerekir. Kolay mı her zihne nakşolmuş bir öyküye neredeyse meydan okumak! Böylesine yüksek bir iddiayı sırtlanabilmek, sadece bu bile yeter. Ciddiye alınmayı hak eden bir cürettir bu. Tarihin de baştan yazılabileceğini, her şeyin önünde sonunda bir yorum meselesi olduğunu ortaya koyan böylesi yazarlar dostlar başına, başlar üstüne.

Öyküde iki keçi yerine dev ile ayı başrolde bu sefer. Köprü incecik. Kayalık bir arazide. Neredeyse uçurumu andıran bir yükseklikte. Üstelik derme çatma. Sadece devin hoyrat bir adımıyla bile yerle bir olması an meselesi. Hayvanların en irilerinden ayı elbette yanaşmaz yol vermeye, insanoğlunun en irilerinden dev de ayıdan geri kalmaz elbette. Sonra neler mi olur? İşte bu güzel, yaratıcı, naif ve gülümseten “son” için herkesi okuma lambasının ışığını açık tutmaya davet ediyoruz gönül rahatlığıyla. Sarmaşdolaş bir dans sahnesi hayal edin desek kimse inanmaz ne de olsa!

Köprüyü Geçerken Dev ile Ayının Öyküsü  Heinz Janisch Resimleyen: Helga Bansch  Çeviren: Serhat Yalçın Yapı Kredi Yayınları, 32 sayfa

Köprüyü Geçerken Dev ile Ayının Öyküsü
Heinz Janisch Resimleyen: Helga Bansch
Çeviren: Serhat Yalçın Yapı Kredi Yayınları, 32 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz