İyi Kitap

Nükleer tehlike kapımızı çalarken…

Nükleer tehlike  kapımızı çalarken…

Musost CANBEK

Doğayı korumaya yönelik eylemlere destek veren, atom enerjisi kullanımı ve Neo Nazi eğilimlerine karşı tavır alan, barış ve doğa temalı seksen yedi kitaba imza atan Gudrun Pausewang’dan nükleer tehlikeye karşı ihtar edici bir edebi manifesto: Son Çocuklar.

Bazı kitaplar vardır. Ne zaman okuduğunuzu asla unutmazsınız. Sizi adeta bir uykudan sarsarak uyandırmış, gerçeğin çölüne düşürmüş ama elinize sağlam bir pusula tutuşturmayı da ihmal etmemiştir. O kitaplar sayesinde insanlığı, sorgulamaya, bir vicdan ayaklanmasına ve eleştirel bilincin acilen yeniden oluşması gerekliliğine çağıran bir kutup yıldızı, zifiri karanlıkta, daha önce hiç olmadığı kadar parlamaya başlar.

Gudrun Pausewang’ın Son Çocuklar’ı bu açıdan sadece bir gençlik romanı olarak değerlendirilemez. Radyoaktif kapitalizm olanca canavarlığıyla, ısrarla kurmaya ve dünyamızı dinamitlemeye devam ettiği nükleer santralleriyle, fütursuzca gerçekleştirdiği sayısız nükleer denemeleriyle sadece Hiroşima ve Nagazaki’yi değil, Çernobil faciasını da insanlığa çoktan unutturdu sanki. 2011’de Fukuşima’da ne olduğunu ya da Fukuşima’da olan bitenlerle ilgili en son haberi ne zaman aldığınızı hatırlıyor musunuz?

Pausewang’ın 1983’de yayımlanan bu gençlik romanı güncelliğini, anlam ve önemini muhafaza etmekte ve işlediği konunun hayatiliği nedeniyle Almanya’da adeta bir ders kitabı ciddiyetiyle öğrencilere okutulmakta ve işlenmektedir.

“Araba durur durmaz gökte, ağaç dalları arasında beyaz ve korkunç bir şekilde göz alan bir ışık fark ettik. Devasa bir kaynak aletinin ışığı gibiydi. Hiç sönmek bilmeyen bir şimşek gibi… Ben yalnızca kısacık bir an baktım. Yine de uzun bir süre körleşmiş gibi kalakaldım.”

Roland atom bombasının patladığı ânı bu şekilde anlatıyor. O andan itibaren insanlık sadece bir Ortaçağ’a değil, radyoaktif zehirlenmenin kelimenin gerçek anlamıyla hayatı yok olmanın kıyısına savurduğu bir Taş devrine sürükleniyor.

Ardından, Roland buruk bir şekilde kutladıkları doğum gününü anlatırken şunları söylüyor: “Annem, doğum günümü unutmadı. Ama vakti yoktu. Yalnızca bana sarılıp alnıma bir öpücük kondurdu. ‘Hayatta kalmanı diliyorum’ dedi.”

BOMBA PATLAYINCA

Yaralanan ve doğrudan radyasyona maruz kalan binlerce insan için hastanelerin yapabileceği şeyler son derece azdır. Kısa sürede temel ihtiyaç maddeleri ve ilaçlar tükenir. Bunca imkânsızlık içinde hastalara bakmaya çalışan doktor ve hemşireler çaresizlikten kıvranıp dururlar. Kitlesel ölümler başladığında insanlığın eli kolu bağlanmıştır: “Şimdi artık son hastalarla yalnız kalmıştık; yaşlı Lisa ile ben. Hastanede bakıma muhtaç fazla insan kalmamıştı. Yanıklarından, radyoaktiviteden ya da tifodan ölmemiş olanlar, açlıktan ölmüşlerdi.”

Bomba Günü’nden sonra yaşananların çarpıcılığı şu satırlarda bambaşka bir boyut kazanmaktadır: ”Bombadan sonraki birinci yaz ve onu takip eden kışta insanlar ot ve ağaç kabuğu yediler, kök topladılar ve tırtıllarla böcekleri attılar midelerine. Yenebilecek bir şeyler bulmak umuduyla memleketi bucak bucak dolaştılar. Son kediler, son köpekler de yendi. Fareler bile yendi.”

YAŞADIĞIN İÇİN ŞANSLISIN

Pausewang, nükleer tehlikeye karşı acilen aktif politik bir tavır sergilemenin gereğine bıkmadan usanmadan vurgu yapan bir aydın olarak kalemini kılıç gibi kullanıyor. “Yaşadığım müddetçe ikaz etmeye devam edeceğim,” diyerek bir yazar sorumluluğuyla, her biri gençlik edebiyatının başyapıtı sayılabilecek eserlerine yenilerini ekleyerek, adeta dramatik bir gaflet uykusunda olan insanlığı uyandırmak için didinip duruyor.

Bu çarpıcı gençlik romanının hakikaten de tüm dünyada bir ders kitabı ciddiyetiyle okutulması ve bunun bir tür okuma seferberliği eşliğinde yapılması gerekmektedir. Nükleer tehlikenin boyutlarından habersiz olan yeni kuşakları, gençliği bilinçlendirmek herkes için son derece elzem ve acil bir vazifedir.

Son Çocuklar  Gudrun Pausewang Çeviren: Murat Aksoy Çizmeli Kedi Yayınları, 184 sayfa

Son Çocuklar
Gudrun Pausewang Çeviren: Murat Aksoy Çizmeli Kedi Yayınları, 184 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ne Nasıl Yapılıyor – Her Gün Kullandığımız Şeylerin Öyküsü

Ne Nasıl Yapılıyor – Her Gün Kullandığımız Şeylerin Öyküsü, günlük olarak kullandığımız eşyaların öyküsünden hareketle sürdürülebilir olmayan kaynaklar hakkında farkındalık yaratmayı hedefleyen bir rehber kitap. Kalın karton sayfalar üzerine basılmış dokuz bölümde, fabrikaların ve çiftçiliğin tarihinden yediğimiz şeylerin nereden geldiğine, çikolata, kumaş, kâğıt, plastik, cep telefonu gibi her gün kullandığımız şeylerin yapım sürecinden geri dönüşüme ve sürdürülebilir kaynak kullanımının önemine birçok konu anlatılıyor. Kitap açılır kapanır kulakçıklarla dolu 3 boyutlu sayfalarla ve çekince hareket eden kısımlarla gayet eğlenceli bir tarzda hazırlanmış. Kapağı açılan bir beslenme çantası, dalları meyvelerle dolu, dokunabileceğiniz bir kakao ağacı, sayfaların arasından fırlayan bir kambur balina sayfalar içinde size eşlik ediyor.

İyi Kitap (58. Sayı) Christiane Dorion Resimleyen: Beverley Young  Çeviren: Mercan Yurdakuler Uluengin Redhouse Kidz Yayınları, 18 sayfa

İyi Kitap (58. Sayı) Christiane Dorion Resimleyen: Beverley Young
Çeviren: Mercan Yurdakuler Uluengin Redhouse Kidz Yayınları, 18 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

22 Adımda Doğa Eğitimi

22 Adımda Doğa Eğitimi, daha çok eğitimcilerin ilgisini çekebilecek, farklı ve üzerinde durulması gereken bir kitap. Kitap, ilköğretim çağındaki çocukların uygulamalı doğa eğitimine büyük katkısı olabilecek bir çalışmanın ürünü. Kuramsal olanın uygulamaya geçirilmesini sağlayan bir projenin nasıl başladığını ve yürütüldüğünü, yöntemlerini ve sonuçlarını ayrıntılı olarak tanımladığı için mevcut yayınlar içinde ayrıcalıklı bir yeri var. Çocuklarla benzer çalışmalar yürütmeyi planlayan eğitimcilere yardımcı olabilecek bu kaynak, Türkiye, ABD, Romanya ve Bulgaristan’daki 4-8. sınıf öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilmiş olan, küresel ölçekli olması hedeflenmiş, uluslararası bir projeyi (Eşsiz ve Evrensel Projesi) tanıtıyor.

İyi Kitap (5. Sayı) M. Erdoğan - N. Erentay ODTÜ Yayıncılık, 174 sayfa

İyi Kitap (5. Sayı) M. Erdoğan – N. Erentay ODTÜ Yayıncılık, 174 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bilgi Hazinesi – Doğa

1001 Çiçek Kitaplar’ın “Bilgi Hazinesi” serisinden çıkan Doğa adlı kitabı tam boy resimli sayfalarla okurlarına vahşi doğayı tanıtmayı amaçlıyor. Savanlardan yer altında yaşayanlara, kutuplara ve tropikal ormanlara kadar dünyamızda olan her türlü yaşama alanını kapsayan kitap, okura gerçek hayatta göremeyeceği bir sürü hayvanla tanışma şansı veriyor. Uzun boylu zürafaların dünyasından, kendini tehdit altında hissettiği zaman şişen kirpi balığına, yemek bulamadığı zaman kuyruğundaki yağları kullanan gila canavarına geniş bir evreni kapsayan bu bilgi hazinesi, “Besin Döngüsü”, “Balıkçıl Kuşlar”, “Yaprak Yiyenler”, “Gece Avcıları”, “Süzülenler ve Korsanlar” gibi çeşitli alt başlıklarla insanı doğal dünyaya bir adım daha yaklaştırıyor.

İyi Kitap (58. Sayı) Nicholas Harris  Çeviren: Ceren Aral  1001 Çiçek Kitaplar, 32 sayfa

İyi Kitap (58. Sayı) Nicholas Harris
Çeviren: Ceren Aral
1001 Çiçek Kitaplar, 32 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çocuğumla Doğadayız

Nice gizemiyle doğa çocuklar için en iyi öğretmendir. Eğitimci ve danışman Nuran Kansu’nun hazırladığı Çocuğumla Doğadayız adlı kitap, dört mevsim doğada yapılabilecek yaratıcı etkinliklerle sizi açık havaya, doğa ananın kucağına çağırıyor. “Çocuğumun Zekâ Alanlarını Geliştiriyorum” alt başlığını taşıyan kitap; dört ayrı mevsimin güzelliklerini ve sürprizlerini yaşama şansına sahip olduğumuz bu coğrafyada, mevsime göre çocuklarla ne gibi etkinlikler yapılabileceği konusunda ebeveynlere yol gösteriyor. Kansu kitabında, çocuğun küçük yaşlarda ilgisini doğaya yöneltmeye yardımcı olan, doğa sevgisini aşılayan, zihinsel, duygusal ve bedensel gelişimini destekleyen, uygulaması bir hayli kolay etkinlikler sunuyor. Üstelik bu etkinlikler hem çocukları hem de anne babaları eğlendirmeye yarayacak cinsten.

İyi Kitap (41. Sayı) Nuran Kansu  Elma Yayınevi, 88 sayfa

İyi Kitap (41. Sayı) Nuran Kansu
Elma Yayınevi, 88 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlk Ansiklopedim Larousse Gezegenimiz

İlk Ansiklopedim Larousse – Gezegenimiz, yeryüzünün geçmişini, bugününü, nereye doğru gittiğini bütüncül bir yaklaşımla ele alan bir kaynak. Büyük Patlama’dan başlayıp güneş sisteminin oluşumunu, yeryüzü şekillerinin ortaya çıkışını, yaşamın başlangıcını ve evrimi, yeryüzünün yapısını, iklim kuşaklarını birbirine bağlayarak anlatıyor. Gerçekten de konuyla ilgili ilk ansiklopedi gibi kabul edilebilir. Çok zengin bir içeriği, her alt başlığı iki sayfada toparlayan asgari yazı ve çok başarılı bir görsel destekle sunuyor.

İyi Kitap (5. Sayı) Kolektif Çeviren: Y. Işıl Türkşen Mandolin Yayınları, 156 sayfa

İyi Kitap (5. Sayı) Kolektif Çeviren: Y. Işıl Türkşen Mandolin Yayınları, 156 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çocuklar İçin Her Yönüyle Çevre Kitabı

Dokuz farklı bölüme ayrılmış olan bu kitap, önce atmosfer, kıtaların oluşumu ve dünyadaki sulardan bahsediyor ve bu kısa ön bilgiden sonra yeryüzündeki yaşam alanlarına ve buralarda aslında yaşaması gerekirken artık yaşayamayan hayvanlara geçiyor. Sonra da bizim çevre üstündeki etkilerimizden bahsediyor: soyunu tükettiğimiz hayvanlar, geri dönüşüm, organik atıkları kompostlamak vb. Bu bölümden sonra karşımıza “Alternatifler Grubu” çıkıyor. Yani güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi ve organik tarım. Burada bizi birkaç çevreci de bekliyor. Ayrıca kitapta kendi volkanını yapmaktan çölleşmenin sonuçlarını görebileceğin deneylere, labirentten şifre çözmeye kadar farklı bulmacalara değişik etkinlikler de var. Çocuklar İçin Her Yönüyle Çevre Kitabı, alabilecekleri küçük önlemlerle genç okurları çevreci olmaya, dünyayı korumaya teşvik ediyor.

İyi Kitap (46. Sayı) Sheri Amsel  Çeviren: Can Sevinç Arkadaş Yayınları, 144 sayfa

İyi Kitap (46. Sayı) Sheri Amsel
Çeviren: Can Sevinç Arkadaş Yayınları, 144 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Benim Çevre Kitabım

Benim Çevre Kitabım, TEMA Vakfı’nın desteğiyle yayımlanmış, okul öncesi dönemdeki ve ilköğretim döneminin ilk yıllarındaki çocuğa toprak, su ve hava ile ilgili temel bilgileri aktarmada yardımcı olabilecek bir kitap. Kitapta, bu temel kavramların ansiklopedik bilgi şeklinde verilmesinden kaçınmak için farklı bir yöntem izlenmiş. Ailesiyle birlikte ormana giden Doğa adlı küçük bir kızın gün boyunca ormanda yaşadıkları, hayvanlarla kurduğu dostluk anlatılarak, kavramlar öykü kurgusunda, diyalogların içine yerleştirilmiş. Dolayısıyla küçük Doğa, humuslu toprağın ne olduğunu bir solucandan, erozyonu Güleç Meşe’den öğreniyor; suyun vazgeçilmezliğini ise Yosun Teyze’den dinliyor.

İyi Kitap (5. Sayı) Ayşe Başçı  Resimleyen: Can Baytak  Kelime Yayınları, 84 sayfa

İyi Kitap (5. Sayı) Ayşe Başçı
Resimleyen: Can Baytak
Kelime Yayınları, 84 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Cömert Ağaç

Bir çocuk ile ağacın ömür boyu süren dostluğunu anlatan bir klasik Cömert Ağaç. Dostluk, karşılıksız sevgi, fedakârlık gibi temaların yanı sıra insan-doğa ilişkisini de merkezine alıyor. İçinde oldukça az yazı barındıran bu naif öykü her yaştan çocuğa farklı anlam katmanları sunacak bir derinliğe sahip. Öykü, bakış açısına göre, üzerinde konuşulmaya müsait düğüm noktaları sunuyor. Okurlarını doğayla insan arasındaki ilişkiye ya da sevginin her türüne dair düşünmeye davet ediyor.

Shel Silverstein  Çeviren: Sevim Öztürk Bulut & Özel Sezin Okulu, 56 sayfa

Shel Silverstein
Çeviren: Sevim Öztürk Bulut & Özel Sezin Okulu, 56 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ayı Olmayan Ayı

Frank Tashlin 1946’da yazıp resimlemiş Ayı Olmayan Ayı’yı. Yaşadığı yerin, yani ormanın yok edilip fabrikaya dönüştürülmesi üzerine bir ayının ayı olarak kalma mücadelesini anlatmış. Ayı Olmayan Ayı, insanın doğadan koparak, giderek de ona karşı kurduğu uygarlığın içinde ne kadar mutlu ve “doğal” olduğunu sorgulayan naif bir öykü anlatıyor; insan olmanın, yaşamanın ve çalışmanın anlamı, insanın “doğal” varlığının ne olduğu gibi felsefi sorulara yalın bir dille yanıt veriyor.

İyi Kitap (41. Sayı) Frank Tashlin  Çeviren: Şiirsel Taş Hayykitap, 64 sayfa

İyi Kitap (41. Sayı) Frank Tashlin
Çeviren: Şiirsel Taş Hayykitap, 64 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Poşetto

Ceren Kurt’un Poşetto adlı kitabı, bir naylon torbanın garip yolculuğu üzerinden “geri dönüşüm” denen temayı ele alıyor. Ceren Kurt’un naylon poşeti oldukça sevimli. Rahatsız edici imgelere yüz vermeden, ferah, yaratıcı bir görsel tasarımla ve tatlı tatlı anlatılan hikâyesiyle mesajına doğru ilerliyor. Üstelik bu tip hikâyelerde çoğunlukla ilk birkaç cümlede şıp diye anladığımız mesajı ve kolay tahmin edilen sonu akla getirmeyen bir kurgu ustalığıyla yapıyor bunu. Böylece bildik ancak tekrarının gerekli olduğu bir hikâye; kurgusuyla, tavrıyla, yumuşak bakış açısıyla ve sık rastlanmayan, kolaja dayalı görsel tasarımıyla farklılaşıyor. Ceren Kurt’un dilsel başarısında ise en büyük payı yalın, kolay anlaşılır, akıcı anlatımı alıyor.

İyi Kitap (43. Sayı)  Ceren Kurt  Resimleyen: Ayşe Akıllıoğlu  Elma Çocuk, 40 sayfa

İyi Kitap (43. Sayı)
Ceren Kurt
Resimleyen: Ayşe Akıllıoğlu
Elma Çocuk, 40 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Börtü Böcek Güncesi

Şiirsel Taş Börtü Böcek Güncesi’nde küresel ısınma, nesli tükenen hayvanlar, doğa ve insan sağlığı gibi hayati konuları esprili ve sahici bir dille ele alıyor. Romanın kahramanı Çekirge, bir böcekbilimci ve yazar olmaya karar verince alır eline defteri kalemi, başlar yazmaya Börtü Böcek Güncesi’ni. Neler anlatır neler… Dişi sinekler, karıncalar ve salyangozlarla ilgili bilimsel araştırmalarını, mutfağı ele geçiren karıncaları, boyunu ölçtürmemekte direnen solucanları, kedilerin yemeğine dadanan salyangozları… Çekirge bir yandan böceklerle ilgili gözlemlerini bir yandan da anne babasıyla, onu sürekli kızdıran küçük kardeşiyle, arkadaşlarıyla yaşadıklarını anlatırken, kaygılarını da ele verir: Hayvanların neslinin tükenmesinden korkar, küresel ısınmanın yaratacağı yıkımın farkında olmayanları eleştirir.

İyi Kitap (26. Sayı) Şiirsel Taş  Resimleyen: Gökçe Akgül  Hayykitap, 160 sayfa

İyi Kitap (26. Sayı) Şiirsel Taş
Resimleyen: Gökçe Akgül
Hayykitap, 160 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Karbon Günlükleri 2015

Karbon Günlükleri 2015, Dünya’daki ekolojik sistemin bozulmasıyla insanların karşı karşıya kaldığı felaketleri, Laura adındaki lise öğrencisinin kaleminden anlatıyor. 2015 yılında, dünya üzerindeki karbon salınımı tehlikeli boyutlara ulaşınca, Britanya vatandaşlarına karbon kısıtlamasını getiren ilk ülke olur. Bunun insanların hayat tarzında yarattığı değişiklikler bir yana mesele bununla sınırlı kalmaz. Kuraklık, sel gibi çevre felaketleri birbirini takip edince tüm toplumsal yapı kökünden sarsılır. Mülkiyet hırsının, kâr tutkusunun ve sonsuzca tüketme arzusunun, gezegeni ve üzerindeki canlıları ne hâle koyduğunu gözümüze sokan bir roman.

İyi Kitap (24. Sayı)  Saci Lloyd  Çeviren: Nazan Özcan  Tudem Yayınları, 376 sayfa

İyi Kitap (24. Sayı)
Saci Lloyd
Çeviren: Nazan Özcan
Tudem Yayınları, 376 sayfa

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz