İyi Kitap

Ee, şimdi ne yapıyoruz?

Ee, şimdi ne yapıyoruz?

Sevin OKYAY

Aynı Hayatın İçinde, Anne-Laure Bondoux’nun Türkçedeki dördüncü kitabı. Birbirine taban tabana zıt iki kız kardeşin, yaşamın kötü sürprizleri karşısında birbirine bağlanmasının, gerçekten kardeş olmayı başarmasının öyküsü bu.

Fransız Anne-Laure Bondoux’yu daha önce ON8 (Katilin Gözyaşları) ve Can Yayınları’ndan (Linus Hoppe’un İkinci Yaşamı, Genç Linus’un Öfkesi) çıkan kitaplarından tanıyoruz. Hedef aldığı yaş grubunun ilgiyle okuyacağı, onların sorunlarını ele alan ama öğretici olmaktan da uzak, hareketli kitaplar yazıyor. Delidolu Yayınları’ndan çıkan Aynı Hayatın İçinde (La Vie Comme Elle Vient) de böyle bir kitap. Üstelik kahramanlarımız, birbiriyle taban tabana zıt iki kız kardeş.

ANNE BABA ÖLÜYOR…

Patty yirmi yaşında, Mado da 15. Hiç mi hiç benzeşmiyorlar. Patty, parti kızı, hiçbir şeye aldırdığı yok. Televizyon izleyip tırnaklarına oje sürüyor. Kılığı ve fiziğiyle dikkat çekiyor, bir sürü erkek arkadaşı var. Mado ise ailenin zekâ küpü. Okulda başarılı, çalışkan, sorumlu bir küçük kız. Annesiyle babası, Patty’nin eğitim görmesi konusundaki umutları iflas edince Mado ile teselli bulmuşlar. Zaten iki kardeşin de birbiriyle ilgisi, yakınlığı yok.

Mado ablasını şöyle görüyor: “Kulağından sarkan piercing’ler çenesinin her hareketinde çınlıyor. Tik-tak, çın çın… Patty, büyüleyici bir mekanizma. Acaba şu anda ne düşünüyor? Sadece öylesine bir şey olabilir mi?”

Ne var ki bir felaket, ölümcül bir kaza iki kardeşi birbirlerine yaklaştırıyor. Anneleriyle babaları dokuz ay önce, okul tatili dışında bir dönemde, çılgın kalabalıktan uzak tatil yapmak istemiş. Ardèche’teki kır evlerine giderken keskin virajlı küçük bir yolda arabanın frenleri tutmamış. Patty ile Mado, hayatta birbirlerinden başka kimseleri kalmayınca, ister istemez safları sıklaştırıyor. Zaten bir de vesayet meselesi var. Patty, başka bir ailenin yanına verilmesin, sosyal kurumlarda sürünmesin diye kardeşinin vesayetini üstlenmiş. Ama vesayet hâkimi, en ufak bir yoldan sapmada vesayetin koşullarını yeniden gözden geçireceği tehdidini savurmuş bile.

HEP BİR ÇÖZÜM VARDIR

İşler sarpa sarma eğilimi gösterince, ablalık görevi Mado’ya düşüyor. İstese de istemese de. Artık pek lafını etmediği sevgilisi Luigi’yle Amsterdam’a tatile gittiğini iddia eden ablasının hamile olduğu ortaya çıkıyor. Çözüm ne olabilir? Yazlık evde bir tatil. Mado’nun okulu tatile girmiş nasılsa. Patty’nin ise çocuğu doğuracağı anlaşılıyor. Amsterdam’da, kürtaj için geç kaldığını söylemişler.

Bu dar boğazda idareyi mecburen Mado ele alıyor. Neyse ki komşu evde anneleriyle birlikte iki tane yakışıklı Hollandalı delikanlı kalıyor. İnsanın aklını sorunlardan uzaklaştırmak için birebir.

Aynı Hayatın İçinde, birbirine hiç benzemeyen iki insanın, birlikte yaşamayı öğrenmesini anlatıyor. Birbirlerinin özelliklerini birazcık benimseyerek. Aşk, olay, dram ve skandal açısından da fevkalade zengin. Ama bunların hepsine iki kızın, özellikle Mado’nun gelişmesini sağlayan etkenler olarak bakabiliriz.

Bondoux, farklı ama inanılır iki karakter yaratmış. Kızların maceraları, eğitici olmamakla birlikte (yazarımız, didaktik olmamayı seçmiş, çok şükür) kulağa küpe olacak cinsten. Ayrıca da komik. Okur ister istemez taraf tutma durumuna giriyor. Ama doğrusu ben en çok, havai Patty ile ciddi Mado’dan birini değil de, sorumsuz olduğunu sandığımız, oysa genç yaşına rağmen (22) olgunluk gösteren eski sevgili, bebeğin babası Luigi’yi sevdim. Yazarın hitap ettiği kitleyi etkileyecek, eğlendirecek, biraz da kulağa küpe olacak bir kitap.

Aynı Hayatın İçinde Anne-Laure Bondoux Çeviren: Sibil Çekmen Delidolu Yayınları, 208 sayfa

Aynı Hayatın İçinde Anne-Laure Bondoux Çeviren: Sibil Çekmen Delidolu Yayınları, 208 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz