İyi Kitap

Her macerada daha yukarıdan düşmek…

Her macerada daha yukarıdan düşmek…

Emel ALTAY

Scott Westerfeld’in Çirkinler, Güzeller, Özeller ve Ekstralar adlı dört kitaptan oluşan distopik serisi, belirsiz bir gelecekte, estetik beğenilerin insanların yaşamı üzerinde kontrol kurma aracı olduğu, çok net tabakalara ayrılmış bir toplumu anlatıyor.

“Süper havalı bir macerada kendinizi capcanlı hissetmek ultra mükemmel bir deneyim olmaz mı?” Scott Westerfeld’in dünyayı “güzel” kılma savaşı veren tarafların savaşını anlattığı distopik serisinin ilk iki cildi Çirkinler ve Güzeller’i, “güzel dilinde” yukarıdaki cümlelerle anlatmak mümkün. Ama biz yazarın izinden gidelim ve yazımızda maceranın esas kızı Tally’nin gözünden bakalım. Tally’nin, yani bir çirkinin. Güzel ve çirkin tanımlarını biraz irkiltici bir şekilde kullandığımın farkındayım ama Çirkinler ve Güzeller’in distopik evreninde bu iki kavram dünya tarihinde olmadığı kadar başa bela.

Zamanı belirsiz bir gelecekteki bu dünyada, güzellik ve çirkinlik kavramları çok kesin çizgilerle ayrılmış. İnsanlar çirkin doğar, 16 yaşına kadar çirkin olarak yaşamalarına izin verilir ve 16 yaşına bastıkları gün bir ton estetik ameliyatla birlikte nefes kesecek kadar güzelleşirler. Her çirkin, 16 yaşına girmeyi iple çeker ve zamanını yeni yüzüyle ilgili hayallere dalarak, eh bazen de çirkince oyunlar oynayarak geçirir. Geleceğe Dönüş filmindeki uçan kaykayı anımsatan uçan tahtalar ile yeni güzellerin yaşadığı bölgeye yasadışı gezintiler yapar ya da Paslıların yıkıntıları arasında dolaşır… Paslılar?.. Yazarın “Paslılar” diye adlandırdığı uygarlık dönemi, bizim yaşadığımız ve bizden sonra gelecek birkaç yüzyıla denk düşüyor sanırım. Teknolojiyi kötüye kullanmışlar, doğayı katletmişler ve sonları da tapındıkları arabalarına koydukları benzinlerle gelmiş. Fazlasıyla tanıdık, değil mi?

Sonrasında yeni bir uygarlık kuruluyor, baştan aşağı yüksek teknolojiyle donatılmış, üst düzey güvenlik önlemlerinin olduğu, kaosun kesinlikle hoş karşılanmadığı, otoriteye karşı çıkmak gibi bir düşüncenin ameliyatla müdahaleye uğramış o güzel beyinlerden geçmesinin mümkün olmadığı, “top model” görünümündeki insanların dev gökdelenlerin teraslarında sürekli partiledikleri bir dolce vita. Tally de Çirkinköy’deki evinin penceresinden güzellerin göğe saçılan kahkahalarını ve parti ışıklarını izlerken bir an evvel onlar gibi olmayı diliyor. 16 yaşına basmasına sadece 3 ay var… Hikâyemiz bu noktadan başlıyor ve Tally ile birlikte bizi de öyle yerlere sürüklüyor ki bazı sayfalarda kendinizi uçan tahtada zar zor dengenizi korurken paslı yıkıntıları üzerinde deli gibi uçarken yakalıyorsunuz. Aman dikkat, altınızda metal olmazsa uçan tahtanızın yere çakılacağını ve denge bileklerinizin sizi kurtarmaya yetmeyeceğini unutmayın. Tabii atlama yeleklerinizi giydiyseniz o başka…

Yazar Westerfeld; sürekli hayati seçimler yapmak zorunda kalan karakterleriyle, merak unsurunu canlı tutan olay örgüsüyle ve uçan tahta, denge bileklikleri gibi icatlarla süslediği evrenle oldukça başarılı bir distopya sunuyor bizlere. Sadece başkarakter Tally’yi, onun başına ne geldiğini ya da seçiminin ne olacağını izlemiyoruz; ilerleyen, büyüyen, değişen yan karakterlerin yolculuğu da bizleri en az Tally kadar meraklandırıyor.

“GÜZEL” DEĞİL, KENDİN OLMAK

Serinin ilk kitabı olan Çirkinler, bir güzellik vaadiyle başlıyor. Tally güzel olacak, güzel olunca tıpkı diğer güzeller gibi Yeni-Güzel Şehri᾿nde sabahlara kadar eğlenecek, hayat adeta onun için verilmiş büyük bir parti olacak. Sadece 3 ay sonra çocukluk aşkı Peris’e kavuşacak, yine birlikte olacaklar. Hayaller güzel, Tally hayallerine ulaşmakta sabırsız… Sabırsız çirkinimiz, kendini tutamayıp atıldığı bir macerada Shay ile tanışıyor. Bu tanışma iki kızın hayatını bir daha geri dönüşü olmayacak şekilde değiştiriyor. Shay de Tallly gibi bir çirkin, tesadüfe bakın ki onun da güzel olmasına tamı tamına 3 ay var, Tally ile aynı gün doğmuşlar çünkü. Ama bir sorun var; Shay güzelleşmek istemiyor. Doğal olmak istiyor, gerçek olmak istiyor, nasıl göründüğüne, ne olmak istediğine ve nasıl yaşayacağına kendisi karar vermek istiyor. Tıpkı Dumanlılar gibi. Dumanlılar, her distopik hikâyenin beklenen kahramanları. Asiler, isyankârlar, otorite için yok edilmesi gereken belalar… “Başka herkese benzememiz gerekmiyor Tally. Başka herkes gibi davranmamız gerekmiyor. Bir seçeneğimiz var. Dilediğimiz gibi büyüyebiliriz.” Shay, Tally’ye Dumanlılar’a katılma fikrini bu sözlerle açıklıyor.

Çirkinler, Shay’in boş beyinli bir güzel olmanın dışında çirkin suratlı bir Dumanlı olmak gibi bir seçenekleri olduğunu söylemesiyle ateşlenen bir havai fişek gibi, havada birbirinin içinde patlayan dairelerle okurun ilgisini üzerinde tutmayı biliyor. Gökyüzünde çakan son ışık gösterisi, serinin diğer kitabına hemen geçmek için yeterince akıl çelici…

“ÇİRKİN” VE ÖZGÜR

Serinin ikinci kitabı Güzeller, Çirkinler’in kaldığı noktadan devam ediyor. Tally, artık büyük kararını vermiş ve uygulamaya koymuş. Ama Westerfeld’in distopyası içerisinde karakterler kararlarını verip arkalarına yaslanamıyorlar. Her kararın ardından yeni bedeller ve o bedelleri öderken ortaya çıkan yeni kararlar, durması imkânsız bir çark yaratıyor. Bu noktada çarkın, yani çemberin döndürülmesi gerek. Tally de bunu yapıyor, neye dönüşmüş olsa da, bundan sonra daha neye dönüşecekse de fark etmez; ilk sayfalarda tanıştığımız küçük, çirkin kız özgür bir birey olmanın önemini herkesten iyi biliyor. “Belki de bizi değiştirmek için iyi sebepleri vardır Tally,” diyor Peris. Tally’nin cevabında, yazarın sunduğu ana fikir gizli: “Ben seçme hakkına sahip olmadığım sürece, onları sebeplerinin hiç bir anlamı yok Peris.”

SEÇME HAKKI

Güzeller, tıpkı Çirkinler gibi diğer macerayı merak ettirerek sonlanıyor. İlk iki kitabı okuyanlar serinin 3. kitabı Özeller ile 4. kitabı Ekstralar’da bizleri nelerin beklediğini az çok tahmin edebilirler ama hangi olayların karakterlerimizi o noktalara getireceğini okumadan bilemezler. Çirkinköy, Yeni-Güzel Şehri ya da Dumanlılar’ın kampı fark etmez, bu distopyada yaşamak, Tally’nin de dediği gibi, her defasında biraz daha yukarıdan düşülen tehlikeli bir maceraya benziyor.

Çirkinler  Scott Westerfeld Çeviren: Niran Elçi Delidolu Yayınları, 400 sayfa

Çirkinler
Scott Westerfeld Çeviren: Niran Elçi Delidolu Yayınları, 400 sayfa

Güzeller  Scott Westerfeld Çeviren: Niran Elçi Delidolu Yayınları, 344 sayfa

Güzeller
Scott Westerfeld Çeviren: Niran Elçi Delidolu Yayınları, 344 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz